Toplam 350.000 m² alana sahip olan sitede 350 adet iş yeri bulunmaktadır.Auf dem insgesamt 45.000 Quadratmeter großen Areal sollen ca. 350 neue Wohnungen entstehen.
İki coğrafi alana ayrılır: Dağlık bölgeler ve ovalar.Elle compte deux parties: les Monts (Forel) et le vignoble.
Aziz Peter Meydanındaki gösteri için gelen kalabalık halk disiplinli ve örgütlü bir şekilde alana girdi.La foule qui s'était rassemblée à St Peter's Field était arrivée en groupe disciplinés et organisés.
Daha sonra Theodosius'un hayatta kaldığına dair söylentiler ortaya çıkıp, çok uzak ve geniş bir alana yayıldı.Par la suite, des rumeurs de survie au sujet de Théodose émergent et se propagent rapidement et profondément.
Hayatta kalan Kızıl Ordu askerleri 26 Mayıs'ta kabaca 15 kilometrekarelik bir alana sıkışmak zorunda kaldılar.Le 26 mai, les soldats de l'Armée rouge survivants furent refoulés dans une zone surpeuplée d'environ 15 km2.
Stanford Üniversitesi 32 kilometrekarelik bir alana kurulmuştur.L'université Stanford s'étend sur 32 km2.
Mars’ın yüzeyi Dünya’dan görünüşle, farklı albedo’su olan iki tür alana ayrılır.Vue de la Terre, la surface de Mars se divise en deux zones possédant des albédos différents.
Kutsal alana buradan inilir.Fuyez de cette enceinte sacrée.
Ormanlık bir alana kurulmuştur.Elle est lourdement fortifiée et un palais est érigé.
Bunlardan birisi etkisiz hale getirildi ve diğeri de açık alana düştü.L'un resta paralysé, l'autre devint aveugle.
Dağlık bir alana sahiptir.Les montagnes recouvrent une vaste superficie.
Külleri Cleveland’daki Lakeview Mezarlığı’ndaki küçük bir alana serpildi.Ses cendres ont été dispersées au cimetière de Lakeview à Cleveland.
Köy büyük bir yeşil alana sahiptir.La commune est dotée d'un important espace vert.
Bunun üzerine Alman birlikleri daha dar bir alana çekildiler.D'autres troupes allemandes les attendaient à l'intérieur.
2.440 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermektedir.D'autre part 2 400 hectares sont utilisés sur domaine privé.
Baraj 2.741 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermektedir.1 742 hectares sont déjà propriété de l’État.
Otlar bir alana yığılmak yerine parçalanarak, dağılırlar.La viande se dessèche plutôt que de pourrir.
Baraj 14.716 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermektedir.Le bâtiment dispose de 74 916 sièges orange qui entourent le terrain.
Bitki örtüsü kısa otlar ve meşe ağaçlarıyla kaplı alana denk gelmektedir.Le sous-étage est localement assez ouvert avec de petits arbres et arbustes.
Ardından Cena barikatlarında zıplamış ve arka alana koşmuştu.Cena a ensuite sauté la barricade et a couru dans les coulisses pour se préparer.
Yönetim binaları geniş alana yayılır.Les immeubles gagnent en largeur.
Bunun daha sonra matematikçilerin birçok alana uyarlayacağı önemli bir yaklaşım oldu kanıtlanmıştır.Depuis, ce théorème a connu de nombreuses démonstrations faisant appel à divers domaines des mathématiques.
Aldığı dersler içinde en çok tarihi seven Tağrıberdi, bu alana yöneldi.Ce furent les seules heures d’apprentissage formelles qu’il ait reçues.
400 küsur hektar alana yayılmıştır.400 hectares de terrain leur sont loués.
Köy dağınık bir alana yayılıdır.Le village se caractérise par un habitat dispersé.
Zürih kenti 91.88 km²lik bir alana yayılmıştır, bunun 4.1 km²sini Zürih gölü oluşturur.La municipalité de Zurich occupe une surface de 87,88 km2, dont 4,1 km2 sont occupés par le lac de Zurich.
Bu alana fazladan mühimmat yerleştirildi.Un dépôt de munitions y fut également installé.
Venedik Avrupa'nın en geniş araba girişinin yasak olduğu alana sahiptir.La Pologne est le pays d'Europe où circulent le plus de voitures GPL.
En küçük alana sahiptir ve en büyük şehir olan başkent Asmara buradadır.C'est la plus petite région du pays, où se trouve sa capitale, Asmara.
Bununla birlikte nüfus alana eşitsiz dağılmıştır.La population est inégalement répartie.
Bahçe yaklaşık olarak 10 hektarlık alana kurulmuştur.Le château est entouré d'un parc de 10 hectares.
80 hektarlık bir alana kurulmuştur.Elle est située sur un site de 80 hectares.
Bir çift ayakkabı alana ikinci çift bedava.Paga el primer par de zapatos y llévate el segundo gratis.
Bununla birlikte nüfus alana eşitsiz dağılmıştır.La población se encuentra desigualmente distribuida.
Schwarzburg-Sondershausen, 1905 yılında 862 km² alana ve 85.000 nüfusa sahipti.Schwarzburgo-Sondershausen poseía una superficie de 862 km² y una población de 85.000 habitantes (1905).
Bu, Huo Yuanjia'nın ününü daha geniş bir alana yaydı.Narra la vida de Huo Yuanjia de una manera muy novelesca.
Park, 71 hektarlık bir alana sahip olup tüm parkın yarısından fazlasını kaplayan bir göl bulunmaktadır.Contiene un lago que cubre más de la mitad de todo el parque.
Antik Roma çok fazla doğal kaynağa ve insan kaynağına sahip fevkalade geniş bir alana hükmediyordu.La República de Roma dominaba una vasta extensión de tierra con enormes recursos naturales y humanos.
Başkenti Keren'dir ve 23 000 km²'lik alana sahiptir.Su capital es Keren y tiene un área de unos 23.000 km².
Göztepe'nin doğduğu yere, aynı alana tekrardan inşaa edilmiştir.Junto a ella se ha acondicionado un lugar de descanso.
Göller 59.3 km² alana yayılırlar ( ya da %15.5'lik alan).Los lagos cubren 59,30 kilómetros cuadrados (o 15,5%) del territorio del parque.
Maalesef ticari alana tüm ülkelerde yasaklanan çocuk pornografisi de girmektedir.La pornografía infantil está prohibida en todos los países.
1818 yılında Fransız-Kanadalı öncülerden Solomon Juneau bu alana yerleşmiştir.En 1818, el francés Solomon Juneau se estableció en el área.
Her kabartma 12 m2'lik bir alana sahiptir.Cada uno de ellos tiene una potencia de 12 MW.
Bu işlemi genellikle iki işçi bir gün içerisinde bir hektar alana uygulayabilir.Esta operación requiere generalmente de dos personas por hectárea y por día.
1880'de 3.222 km² lik bir alana sahipti.En 1880, el delta tenía una superficie de 3.222 km².
Şişme sırasında enerji gravitasyonel alandan (ya da geometriden) inflaton alana doğru geçiş gösterir.Durante la inflación la energía circula desde el campo gravitatorio al campo del inflatón.
2010'da alana çeşitli eklemeler yapılmıştır.En el 2010 se añaden otros puestos leído.
Bu önbellekler 98 µm2 alana sahip 6 SRAM hücresinden meydana gelir.Las cachés están construidas con celdas SRAM de seis transistores que tienen un área de 98 µm2.
İki ülke arasındaki savaşlar nükleer alana da yansımış ve iki ülke arasında nükleer mücadele başlamıştır.Es además el primer conflicto entre estas dos naciones después de que éstas desarrollaran armas nucleares.
Oysa gerçek ne dar bir alana sıkıştırılmıştır, ne de tarafgirdir.Seiyū: Hitomi Harada Autómata de Raishin Akabane.
Kolağası (yüzbaşı) rütbesini alana kadar burada kaldı.Llegó a alcanzar el rango de capitán.
Bugün ticari mal borsalarında ticaretin devamı ağırlıklı olarak arka alana bağlıdır.En la actualidad se mantiene totalmente operativa a nivel de tráfico de mercancías.
ABD bayrağı son halini alana kadar 26 kez değiştirilmiştir.La bandera de los Estados Unidos ha sido modificada en 26 ocasiones.
Bina 100,000 m² alana kurulu olup 3000 araç kapasiteli kapalı otoparka sahiptir.Sus amplias instalaciones cuentan con parqueadero para 3000 vehículos.
Toplam 100.000 m2 alana sahiptir.Tiene una superficie de 100.000 m2.
Noktalar bölgesel elektrik alana yanıt olarak dipol momentler oluşturur.Los puntos adquieren momentos dipolares en respuesta al campo eléctrico local.
Bu parçacıklar manyetik alana girdiklerinde senkrotron ışıması yaparlar.Cuando estas partículas pasan a través de campos magnéticos emiten radiación sincrotrónica.
Mehdi'nin hareketi kısa zamanda geniş bir alana yayıldı.La ciudad de Massy se ha desarrollado en muy poco tiempo.
Hitap ettiği kitleye göre ve dağıtımının yapıldığı alana göre yerel, ulusal ya da uluslararası gazete, olarak.Depende de sí se va a publicar en un periódico tanto local o nacional.