alan ile cümle
alan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Olimpiyat Oyunlarında yer alan sadece iki Asya dövüş sanatları, Taekwondo ve judo'dur.Taekwondo and judo are the only two Asian martial arts included in the Olympic Games.
Değişiklik olsun diye kırsal alana gidelim mi?Shall we go to the countryside for a change?
Tom eski masamı satın alan kişi değildi.Tom wasn't the one who bought my old desk.
Tom bana kapalı alan korkusu olduğunu söyledi.Tom told me that he was claustrophobic.
Sami inşaat alanına gitti.Sami went to the construction site.
Tom oynamak için oyun alanına gitti.Tom went to the playground to play.
Sami ve Leyla'nın benzer ilgi alanları vardı.Sami and Layla had similar interests.
Sami, Rocky Dağları'nda yer alan küçük bir toplulukta yaşıyordu.Sami lived in a small community nestled in the Rocky Mountains.
Ben onu yapmaktan keyif alan tek kişiyim.I'm the only one who enjoys doing that.
Oynayacak hiç yeşil alan yok.There are no green spaces to play in.
Sami tahnitçilik alanında bir uzmandır.Sami is an expert in the field of taxidermy.
Park alanını bulmak Tom'un çok zamanını aldı.It took Tom a lot of time to find a parking space.
Tom, Mary'ye kızmıştı çünkü onun park alanındaydı.Tom was angry with Mary because she was in his parking space.
Tom'u işe alan kişi sensin.You're the one who hired Tom.
Aracınızın park edilmez bir alana park edildiğinin farkında mısınız?Are you aware that your car is parked in a no-parking zone?
Tom'u işe alan kişi sensin, değil mi?You're the one who hired Tom, aren't you?
Tom bir dinlenme alanında durdu.Tom stopped at a rest area.
Türkiye özellikle de enerji alanında dışa bağımlı.Turkey relies heavily on imports, especially for energy.
Moda uzmanlık alanım değil.Fashion isn't my specialty.
Tom hep A alan bir öğrenci, değil mi?Tom is a straight-A student, isn't he?
Tom genelde hep C alan bir öğrencidir.Tom is a solid C student.
Felsefe ilginç bir çalışma alanıdır.Philosophy is an interesting field of study.
Kabiliye kuzeydoğu Cezayir'de yer alan dağlık bir bölgedir.Kabylie is a mountainous region situated in northeastern Algeria.
Tom, alanında önde gelen bir uzmandır.Tom is a leading expert in his field.
Erechtheion, Atina Akropolisi içinde yer alan bir tapınaktır.The Erechtheion is a temple located inside the Acropolis of Athens.
İlgi alanı politikadan İslam tarihine kaymıştı.His new favorite topic changed from politics to Islamic history.
Tanrı'nın yasası rüşvet alanları lanetler.God's law curses the bribe-takers.
Kamusal alanda başörtüsünü yasakladılar.They banned the wearing of the hijab in public buildings.
Mühendislik alanında yüksek lisans yapmaya çalışıyor.He is working toward a master's degree in engineering.
Eğitim gördüğü alan hukuk.His field of study is law.
Doğum gününde hiç hediye alanı olmaz.He never gets anything for his birthday.
Alanın ne?What is your field?
Tarih pek ilgi alanım değil.History is not really my field of interest.
Sahil güvenlik yetkilileri alev alan yattan on yedi kişiyi kurtardıklarını söyledi.Coast guard officials said they rescued 17 people from the burning yacht.
Bir gözlük alana ikincisi bedava.Buy one pair of glasses, get the second pair for free
Bunu alan Tom muydu?Was Tom the one who bought this?
Tom'un yazdığı kitabı fazla alan olmadı.Not many people bought the book that Tom wrote.
Mağazanın tatlı bir Fransız müziği çalmakta olan kafe alanındayız.We’re in the coffee shop area of the store, with mellow French music playing.
Go karşılıklı mücadele ve alan hakimiyetine dayalı bir oyundur.Go is a game of dispute and conquest of territory.
İki alana bir ücretsiz.Buy two, get one free.
Asgari ücret alanlar vergi ödüyor mu?Do minimum wage earners pay taxes?
Bir çift ayakkabı alana ikinci çift bedava.Buy one pair of shoes and get another pair for free.
İntikamımı alana dek durmayacağımı biliyorsun.You know that I won't stop until I get my revenge.
Buraya yakın bir kamp alanı var mı?Is there a campsite near here?
William hafif ormanlık bir alanda yaşıyordu.William lived in a lightly wooded area.
Kahvemi alana kadar benimle konuşma.Don't talk to me until I've had my coffee.
Felix, polis arabasının onu takip edemediği bir alana rastladı.Felix ran into a field where the police car couldn't follow him.
Karl yatağın altında nefes alan bir şey gördü.Karl saw something breathing under the bed.
Buz pateni sahası çok ormanlık bir alandadır.The rink is in a very foresty area.
Malmö Redhawks'un ve diğer şirketlerin bu alanlarda ofisleri vardır.Malmö Redhawks and other companies have offices in these areas.
Ancak "War", Alan Wake'e özel olarak yazılmadı."War", however, was not written specifically for Alan Wake.
Üçüncü ICP, yardım etkinliği alanındaki son gelişmeleri de dikkate almaktadır.The third ICP also takes into consideration recent developments in the field of aid effectiveness.
"Hayat Mucizelere Gebe dizisinde rol alan Damla Colbay: Bana kalsa doğurmazdım"."Hayat Mucizelere Gebe dizisinde rol alan Damla Colbay: Bana kalsa doğurmazdım".
P271 Sadece dışarıda veya iyi havalandırılan bir alanda kullanın.P271: Use only outdoors or in a well-ventilated area.
B. Howard ilk olarak finans alanında çalıştığını söylüyor.B. Howard said he first considered working in finance.
Sadece Brunei ve Doğu Timor, Dünya Mirası alanlarına sahip değildir.Only Brunei and East Timor lack World Heritage Sites.
Bu proteinler ve bunlar gibi diğerleri optogenetik alanında yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.These proteins and others like them are increasingly widely used in the field of optogenetics.
İlk defa 1 Ocak'ta yayınlandı (Kamu Alanı Günü (Public Domain Day)), 2010.It was first published on January 1 (Public Domain Day), 2010.
Hava alanının sahibi LLP "Altair Air" dır.The owner of the airport is LLP "Altair Air".
Bu politika, Grosswirtschaftsraum ("daha büyük ekonomik alan") politikası olarak biliniyordu.This policy became known as the Grosswirtschaftsraum ("greater economic area") policy.