alan ile cümle
alan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Her alanda çiftlik evleri vardı.There were farmhouses all over the area.
Dan alanının dışına taşındı.Dan moved out of the area.
İkici sırada yer alan kimdi?Who was in second place?
Tom üniversitede mühendislik alanında ihtisas yaptı.Tom majored in engineering in college.
Mary açık alandan korkar.Mary is agoraphobic.
Kız kardeşimi hava alanına götürür müsün?Can you take my sister to the airport?
Tom'u hava alanına götürür müsün?Can you take Tom to the airport?
Babamı hava alanına götürür müsün?Can you take my dad to the airport?
Vardiya alan üç güvenlik görevlimiz var.We have three security guards who take shifts.
Hedef görüş alanında.The target is in sight.
O matematik alanında yüksek lisans derecesine sahiptir.He has a master's degree in mathematics.
Konfor alanından çıkman gerekiyor.You need to get out of your comfort zone.
Otobüs bileti, çanta, çocuk oyun alanı bileşik isimlere örnektir.Bus ticket, handbag, and children's playground are examples of compound nouns.
O gerçekten kendi alanında bir uzman.He's really an expert in his field.
Bu alanda fotoğraf çekmek yasaktır.Photography of this area is prohibited.
İnşaat alanı: baretler gerekli.Construction area: hard hats required.
Bu alanda üç tane kamp yeri var.There are three campgrounds in this area.
Çadırımız kamp alanındaki tek çadırdı.Our tent was the only one in the camping area.
Çöller benim uzmanlık alanımdır.Desserts are my specialty.
Depolama alanım var.I have storage space.
Ben bu alanı seviyorum.I love this area.
Bu alanı biliyorum.I know this area.
Tom sol alanda oynadı.Tom played left field.
Bu, yoğun ormanlık bir alandır.This is a heavily wooded area.
Onlar onu alanen söylemeye korkuyorlar.They are afraid to say it publicly.
Piknik alanına kara yolu ile kolayca ulaşılabilir.The picnic area is easily accessible by road.
Mars'ta Manyetik alanlar, onun güney yarımküresinde mantar gibi türemiştir.Magnetic fields on Mars sprout like mushrooms in its southern hemisphere.
Alan pornodan hoşlanır.Alan likes porn.
Eğer bazı yeni oyun alanı ekipmanı alabilirsek güzel olur.It would be nice if we could get some new playground equipment.
Alan oldukça temiz görünüyordu.The area looked pretty clean.
Fırtınadan sonra şehrin bazı kısımları afet alanı gibiydi.Parts of the city looked like a disaster zone following the storm.
Bir ICANN alan bir DNS sunucusuna bir IP adresi belirtir.An ICANN domain signifies an IP address to a DNS server.
Bu alan halka açık değil.This area isn't open to the public.
Alanlar yoğun karla kaplıydı.The fields were covered by heavy snow.
Kamusal alanda sigara içme.Do not smoke in public places.
Burada yeşil bir alan vardı; şimdi o bir süpermarket.Here stood a green field; now it is a supermarket.
Kıyı bölgeleri nehirlerin kıyısı boyunca yer alan arazinin dar arazi şeritleridir.Riparian zones are narrow strips of land located along the banks of rivers.
O, Alan'ın karısı.She is Alan's wife.
Tom alanı tanıyor.Tom knows the area.
Tepelik arazide yer alan katedral uzun bir mesafeden görülebilir.Situated on hilly terrain, the cathedral can be seen from a long distance.
Bu alan halka yasak bölge.This area is off limits to the public.
Hangi alanda uzmansın?In what area are you experts?
Uzmanlık alanınız nedir?What is your area of expertise?
Ne kadar depolama alanı gerekli?How much storage space is needed?
Pirinç bu alanda ekilir.Rice is planted in this field.
Arpa bu alanda ekilir.Barley is planted in this field.
Bu alanda ne ekilecek?What will be planted in this field?
Pirinç bu alanda dikilecek.Rice will be planted in this field.
Arpa, bu alanda dikilecek.Barley will be planted in this field.
O alan korkusundan muzdarip.He suffers from agoraphobia.
Bir alçak basınç alanı rüzgar ve yağmur alternatifi ile İskandinavya'nın tümünü kapsar.A low pressure area covers all of Scandinavia with alternating wind and rain.
Biz bol depolama alanı olan bir mutfak istiyoruz.We would like a kitchen with plenty of storage area.
Hepimiz aptalız, ama farklı alanlarda.We are all stupid, but in different fields.
Lütfen uygun bir cevap seç ve onu boş alana yaz.Please choose a suitable answer and write it in the blank space.
O, metropol alanında işine odaklandı.He focused his business on the metropolitan area.
Ben sigara içilmeyen alanlarda sigara içen insanlardan nefret ederim.I hate people who smoke in non-smoking areas.
Biz küçük bir tepe üzerindeki bir yeşil alanda piknik yaptık.We had a picnic in a green field on a small hill.
Rio de Janeiro, tehlikeli alanların dışında kaldığınız sürece tamamen güvenlidir.Rio de Janeiro is perfectly safe as long as you stay out of the dangerous areas.
Juno Jüpiter'in yer çekiminin ve manyetik alanlarının haritasını yapacak.Juno will map Jupiter's gravitational and magnetic fields.
Bu alana sınırsız erişime sahip olacaksın.You will have unrestricted access to this area.