alan ile cümle
alan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu sabah çöpü alan kişi Tom'du.Tom was the one who took out the garbage this morning.
Yeşil alanlar kentin gerçek akciğerleridir.The green areas are the real lungs of the city.
Aile arazisinin geniş alanını çocuklar arasında eşit olarak böleceğiz.We will divide the large area of family land equally between our children.
Bu alanda kalmamız güvenli değil.It isn't safe for us to remain in this area.
Bu alan buğday dolu.This field is full of wheat.
Bu alandaki adaların çoğu iskan edilmiş.Most of the islands in this area are inhabited.
Sınırlı alanımız var.We have limited space.
Büyük, zaman alan görevleri parçalara ayırıyorum.I break large, time-consuming tasks into chunks.
Colonia ülkenin güney-batısında yer alan bir Uruguaylı bölgedir.Colonia is a Uruguayan department situated in the south-west of the country.
Tom için bir bilet alan kişi benim.I'm the one who bought a ticket for Tom.
Uzun vadede fayda sağlayabilecek alanlara yatırım yapılmamıştı.The money was not invested in areas where it could bring benefit over the long term.
Benim uzmanlık alanım karşılaştırmalı dindir.My major is comparative religion.
Şu anda, bu alanda etkin silahlı çatışma yok.Currently in this area there are no active hostilities.
Tom ekonomi alanında ihtisas yaptı.Tom majored in economics.
Tom elektronik alanında ihtisas yaptı.Tom majored in electronics.
Tom ormancılık alanında ihtisas yaptı.Tom majored in forestry.
Buraya gelirken inşaat alanının önünden geçtim.I walked past the construction site on my way here.
Bıçağımı alan kişi sen misin?Are you the one who took my knife?
Tom çocuk psikolojisi alanında ihtisas yaptı.Tom majored in child psychology.
Tom Mary'yi yolcu etmek için hava alanına gitti.Tom went to the airport to see Mary off.
İzlanda yaklaşık 103.000 kilometrekarelik bir alana sahiptir.Iceland has an area of about 103,000 square kilometres.
Ne yönde ya da hangi alanlarda değişim gerekli?In what direction or fields is change necessary?
Benim dolap alanı tükeniyor.I'm running out of closet space.
Dün hava alanında ona rastladım.I ran into him yesterday at the airport.
Bu alanda birçok deneyler yapılmıştır.Many experiments have been carried out in this field.
O kendi alanında seçkindir.He's outstanding in his field.
Tom'u karşılamak için hava alanına gitmek zorundayım.I have to go to the airport to meet Tom.
Philae'nin iniş alanına Agilkia adı verildi.Philae's landing site was named Agilkia.
Herkesin bir ilgi alanı vardır.Everyone has an area of interest.
Kentsel alanlardaki gaz salınımı ciddi kirliliğe neden oluyor.Gas emissions cause serious pollution in urban areas.
O, ahlaki bir gri alandır.It's a moral gray area.
Tom, alanında bir uzmandır.Tom is an authority in his field.
Tom bu alanda bir uzman.Tom is an expert in this field.
Tom bu alanı avucunun içi gibi biliyor.Tom knows this area like the back of his hand.
Bu alan basınç altındadır.This area is pressurized.
Bu alan basınçlıdır.This area is pressurized.
Bu alan tazyiklidir.This area is pressurized.
Bu alan basınçlandırılmıştır.This area is pressurized.
Alanında bir uzmansın.You're an expert in the field.
Aslında bu alanın bir haritasına sahibim.I actually do have a map of this area.
Bu alanda, bitkilerin yüzde yetmişi arılar tarafından tozlaştırılır.In this area, seventy percent of the plants are pollinated by bees.
Bu alan, bir futbol sahası kadar büyük.This area is as big as a football pitch.
İngiltere'de birçok farklı alanları ziyaret ettim.I visited a lot of different areas in England.
Bu alanda çok trafiğimiz var.We have a lot of traffic in this area.
Kış havası bu alanda son derece serttir.Winter weather is extremely hard in this area.
Onunla hava alanında tanıştım.I met him at the airport.
Onları işe alan kişi ben değildim.I wasn't the one who hired them.
Onu işe alan kişi ben değildim.I wasn't the one who hired him.
Sanırım Tom'dan haber alana kadar karar vermemeliyiz.I think we shouldn't make a decision until we hear from Tom.
Tom fizik alanında uzmanlaşıyor.Tom is majoring in physics.
Tom alandaki bütün otellerin listesini elde etti.Tom obtained the list of all the hotels in the area.
Tom müzik eğitimi alanında ihtisas yaptı.Tom majored in music education.
Dan banliyö alanını devriye için atandı.Dan was assigned to patrol a suburban area.
Mühendislik ve bilgisayar alanında erkekler kızlara göre daha ilgili.Boys are more interested in engineering and computing than girls.
Kızlar akademik alanda oğlanlardan daha hırslıdır.Girls are more ambitious academically than boys.
Alan Shepard bir uzay gemisini kullanan ilk Amerikalıydı.Alan Shepard was the first American to pilot a spacecraft.
Avcılık, sualtı dalış, balıkçılık ve keşfetme onun ilgi alanları arasındadır.Hunting, underwater diving, fishing and exploring are among his interests.
Alan Shepard uzaya giren ilk Amerikalıydı.Alan Shepard was the first American to enter space.
Güneş lekeleri güneş manyetik alanının çok güçlü olduğu Güneş bölgeleridir.Sunspots are regions of the Sun where the solar magnetic field is very strong.
Korunan alanlarda avcılık yasaktır.In protected areas hunting is prohibited.