alan ile cümle
alan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu alana yakın plaj var mı?Is the beach near this area?
Taksi ne zaman hava alanına gidecek?At what time will the taxi go to the airport?
O bu alanda öncüdür.He is a pioneer in this field.
Ev halkı, aynı yaşam alanını ve parayı paylaşan bir gruptur.A household is a group that shares the same living space and finances.
Bu çok zaman alan bir görevdir.This is a very time-consuming task.
Mısır, ABD'de en çok mali destek alan tarım ürünüdür.Corn is the most highly subsidized crop in America.
Alan bir şair.Alan is a poet.
Ne ödünç alan, ne de ödünç veren ol.Neither a borrower nor a lender be.
Vazoyu güneş ışığı alan bir yere koy.Bring the vase somewhere where there is sunlight.
Liman bölgesi güzel bir alandır.The waterfront is a beautiful area.
Cüzdanını alan adamı tarif edebilir misin?Can you describe the man who took your wallet?
Bir doktor tıp alanında uzmandır.A doctor is an expert in medicine.
Tom'un çalışma alanı hukuktur.Tom's field of study is law.
Yeşil bir alan güzel bir alandır.A green field is a beautiful field.
Bir çim alan oldukça güzel olabilirA field of grass can be quite beautiful.
Okyanusun büyük alanları kirletildi.Large areas of the ocean are polluted.
Hiç kırsal alanda yaşadın mı?Have you ever lived in a rural area?
Alana ve Nila geçen gün diskoya gittiler.Alana and Nila went clubbing the other day.
O, bu alanda bir öncüydü.He was a pioneer in this field.
Hitler Doğu Avrupa'da yaşam alanı istedi.Hitler called for lebensraum in Eastern Europe.
Bu benim yetki alanım değil.That's not in my bailiwick.
Vera, uyuşturucu alan onun eski en iyi arkadaşlarından bağını kesmek zorunda kaldı.Vera had to disassociate herself from her former best friends, who got into drugs.
Onlar çocuklarının oynaması için daha fazla alana sahip olmayı severlerdi.They liked having more space for their children to play.
Birçok alanda başarılıydı.He was successful in several areas.
O, Amerika'nın vahşi alanlarını korumaya inanıyordu.He believed in protecting America's wilderness areas.
İngiliz birlikleri o alanı zorla işgal ediyorlar.British troops held that area.
Kış bu alanda son derece soğuktu.Winter in this area was extremely cold.
Altın alanlarında çok sayıda doktor yoktu.There were not many doctors in the gold fields.
Pek çok alanda, az yiyecek vardı ve halk açtı.In many areas, there was little food and the people were hungry.
O bir tarım alanı idi.It was an agricultural area.
Birçok yollar ve alanlar sular altında kaldı.Many roads and fields were flooded.
Almanya savaş alanında kazanıyordu.Germany was winning on the battlefield.
Oturanların alana girmesine izin verilmedi.Inhabitants were not permitted to enter the area.
Harekât alanındaki mevcut askerler görevden alınmayacak.Soldiers currently in theatre will not be made redundant.
Her zaman seni işe alan insanlardan daha zeki ol.Always be smarter than people who hire you.
Bu benim uzmanlık alanımın dışında.That's outside my area of expertise.
Máire birincilik ödülü alan adamla evlendi.Máire married the man who got first prize.
Tarım, bölgenin en verimli alanlarında gelişmiştir.Agriculture is developed in the most fertile lands of the region.
Bizim yapay adamız, henüz çok iyi ormanlık alan değil.Our artificial island isn't very well forested yet.
Senin gözde kayak alanın nedir?What's your favorite ski area?
Bu alanda yaşıyorum.I live in this area.
Bu alanda yaşayan insanlar su yokluğu nedeniyle ölüyor.People living in this area are dying because of the lack of water.
Yeni bir alan adına nasıl kaydolacağımı anlayamıyorum.I can't figure out how to register a new domain name.
Ben bu alanda bir ev inşa etmeyi asla düşünmezdim.I would never consider building a house in this area.
O benim yetki alanımın içinde değil.That is outside my purview.
Amerika göç alan bir kıtadır.America is a continent of immigration.
Tom'un niçin kırsal alanda yaşamayı tercih ettiğini düşünüyorsun?Why do you think Tom prefers living in the country?
Tom psikoloji alanında uzmanlaşmıştır.Tom majored in psychology.
Tom finans alanında bir uzman olduğunu iddia etti.Tom claimed to be an expert in finance.
Bu alanın dışında yürümeyin.Do not walk outside this area.
Tom bazen kamusal alanda burnunu karıştırır.Tom sometimes picks his nose in public.
Tom kütüphanenin önündeki boş alanlardan birine parketti.Tom parked in one of the empty spaces in front of the library.
Tom bütün kamp alanını kendine ayırdı.Tom had the whole campsite to himself.
Güvenlik görevlisi Tom'a bu alanda resim çekemeyeceğini söyledi.The security guard told Tom that he couldn't take pictures in this area.
Odanın alanı iki buçuk metre karedir.The room's area is two and half square meters.
Birçok kütüphane, kablosuz yerel alan ağını da sağlar.Many libraries also provide wireless local area network.
Ekvador, Güney Amerika'nın kuzeybatı kesiminde yer alan bir ülkedir.Ecuador is a country situated in the northwest part of South America.
Meksika, Kuzey Amerika'da yer alan bir ülkedir.Mexico is a country located in North America.
Aslında, internetin sayısız, çeşitli kullanım alanları vardır.In fact, there are countless, varied uses for the Internet.
Kentsel alanlarda toplu taşıma sadece özel ulaşımdan daha hızlıdır.Public transportation is only faster than private transportation in urban areas.