Ve nedeni de, değer bilmekle ve katkıda bulunmakla alakalı olması.و السبب في ذلك أنه مرتبط بالتقدير و قدر المساهمة. والمشاعر الغنية التي يمكنك التعرض لها.
Ve nedeni de, değer bilmekle ve katkıda bulunmakla alakalı olması.貢献することだからです 自分で感じ取るしかありません ある現実の疑問に答えるための 面白い実験の機会が
Ve o dönemde, sokaklarda 800'den fazla insan uyuşturucuyla alakalı olaylardan öldü.800명 이상의 사람들이 거리에서 살해당했습니다. 마약 관련 범죄로 인해서였죠.
Ve o dönemde, sokaklarda 800'den fazla insan uyuşturucuyla alakalı olaylardan öldü.800人以上が殺されました しかし10年前には 民主主義への期待が
Ve o dönemde, sokaklarda 800'den fazla insan uyuşturucuyla alakalı olaylardan öldü.lebih dari 800 orang terbunuh di jalanan dalam kekerasan yang berhubungan dengan obat terlarang.
Ve o dönemde, sokaklarda 800'den fazla insan uyuşturucuyla alakalı olaylardan öldü.Mégis 800 embert öltek meg az utcákon a kábítószer miatti zavargásokban.
Ve o dönemde, sokaklarda 800'den fazla insan uyuşturucuyla alakalı olaylardan öldü.Peste 800 de oameni au murit pe străzi în violențe legate de traficul de droguri.
Ve o dönemde, sokaklarda 800'den fazla insan uyuşturucuyla alakalı olaylardan öldü.Plus de 800 personnes furent tuées dans les rues pour des problèmes de violence liés à la drogue.
Ve o dönemde, sokaklarda 800'den fazla insan uyuşturucuyla alakalı olaylardan öldü.מעל ל-800 אנשים נרצחו ברחובות באלימות על רקע סמים.
Ve o dönemde, sokaklarda 800'den fazla insan uyuşturucuyla alakalı olaylardan öldü.قتل أكثر من 800 شخص في الشوارع بأعمال شغب بسبب المخدرات
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Iar ei încercau -- ştiau că e implicat creierul în bolile neurologice și psihiatrice.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.그리고 그들은 뇌가 신경계, 정신계 질환에 관여한다는 것을 알고 있었어요.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Och de försökte... de visste att hjärnan var inblandad i neurologiska och psykiatriska sjukdomar.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Og de prøvede at -- de vidste at hjernen var involveret i neurologiske og psykiatriske lidelser.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Snažili se o to -- věděli, že mozek může za neurologické a psychické nemoci.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Tudták, hogy az agynak köze van a neurológiai és pszichiátriai betegségekhez.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Und sie wussten, dass das Gehirn mit neurologischen und psychischen Krankheiten zu tun hatte.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Và họ đã thử nghiệm, họ đã hiểu ra não bộ có liên quan tới bệnh thần kinh và tâm thần.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Wiedzieli, że w mózgu można znaleźć przyczyny neurologicznych i psychiatrycznych zaburzeń.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Y ellos sabían que el cerebro tenía relación con las enfermedades neurológicas y psiquiátricas.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Ze wisten dat de hersenen te maken hadden met neurologische en psychiatrische ziektes.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.И те са се опитвали да -- те са знаели, че мозъкът има връзка с неврологичните и психиатрични болести.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Они пытались — они знали, что мозг причастен к неврологическим и психиатрическим заболеваниям.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.הם ידעו שהמוח קשור במחלות עצבים ומחלות נפש.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.و كانوا يحاولون أن-- لقد عرفوا أن الدماغ له علاقة في الأمراض العصبية و النفسية
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.関係があることを知っていました 正確には把握していませんでしたが
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.Aber das ist das Problem von Utopien, sie sind utopisch.
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.A problém s utopickými myšlenkami je právě ten, že jsou utopické.
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.Dan itulah masalah pendapat-pendapat tentang Utopia ini, bahwa semuanya tentang Utopia.
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.E é esse o problema com estas ideias utópicas, é que são utópicas.
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.En dat is het probleem met deze Utopische ideeën, namelijk dat ze Utopisch zijn.
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.Ése es el problema de la ideas utópicas, que son utópicas.
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.És ez a baj az utópisztikus ötletekkel, hogy utópisztikusak.
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.Et c'est là le problème avec ces idées utopiques, le fait qu'elles soient utopiques.
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.I to jest właśnie problem z utopijnymi ideami, że są po prostu utopijne.
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.그 자체가 바로 유토피아라는 점이 이런 유토피아적 비전의 문제점이죠.
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.Netop dét er problemet med de utopiske ideer: de er utopiske.
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.Perché è questo il problema di queste idee utopiche: che sono utopistiche.
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.Şi asta este problema cu aceste idei utopice, că sunt utopice.
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.Và vấn đề là ý tưởng này là không thực hiện được, bởi chúng là "Không tưởng".
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.Και αυτό είναι το πρόβλημα με αυτές τις ουτοπικές ιδέες, είναι ουτοπικές.
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.В это - проблема всех этих утопических идей, то, что они утопичны.
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.І проблема цих утопічних ідей в тому, що вони утопічні.
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.Това е проблемът с тези утопични идеи, че са утопични.
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.מחוברות זו לזו במסילת רכבת. ושוב, אפשר לומר שאוכל
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.و المشكلة المتعلقة بأفكار المدينة الفاضلة أنها مثالية.
Ve problem, ütopik olan bu ütopik fikirler ile alakalıdır.ユートピアは 夢想的存在なのです ユートピア とはトーマス モアが ある意図をもって使った言葉です
Vermeer'in kendisiyle alakalı da çok az şey biliyoruz.A víme jen velmi málo o Vermeerovi samotném.
Vermeer'in kendisiyle alakalı da çok az şey biliyoruz.베르메르에 대해서도 알려진게 조금 밖에 없어요.
Vermeer'in kendisiyle alakalı da çok az şey biliyoruz.Știm foarte puţin despre Vermeer însuşi.
Vermeer'in kendisiyle alakalı da çok az şey biliyoruz.We weten weinig over Vermeer zelf.
Vermeer'in kendisiyle alakalı da çok az şey biliyoruz.וידוע לנו מעט מאד על ורמיר עצמו.
Vermeer'in kendisiyle alakalı da çok az şey biliyoruz.وأننا نعرف الشيء القليل عن فيرمير نفسه
Vermeer'in kendisiyle alakalı da çok az şey biliyoruz.そこで私は思ったのです 「やったね!」と
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.Apoi îi vom ruga să evalueze o serie de lucruri, inclusiv gradul de gâdilare.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.A potem poprosimy ich o ocenę kilku rzeczy, łącznie z łaskotkami.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.A po tom člověku pak chceme, aby vyhodnotil řadu věcí, mezi nimiž je lechtivost.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.Aztán egy csomó kérdést fogunk feltenni nekik, köztük a csikisségre vonatkozót.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.Dan vragen we om een hoop dingen te waarderen, inbegrepen hoeveel het kietelt.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.Depois pedimos-lhes para avaliarem uma série de coisas, incluindo as cócegas