Ben bir ekonomistim ama bu ekonomiyle alakalı bir soru değil, bu ahlaki bir soru:Θέλω να πω, είμαι οικονομολόγος, αλλά αυτό τελικά δεν είναι ένα οικονομικό ερώτημα, είναι ένα ηθικό ζήτημα:
Ben bir ekonomistim ama bu ekonomiyle alakalı bir soru değil, bu ahlaki bir soru:Аз съм икономист, но този въпрос не е икономически, той е морален.
Ben bir ekonomistim ama bu ekonomiyle alakalı bir soru değil, bu ahlaki bir soru:Я економіст, але це, зрештою не економічне питання, це питання моралі:
Ben bir ekonomistim ama bu ekonomiyle alakalı bir soru değil, bu ahlaki bir soru:Я экономист, но в конечном счёте это вопрос не экономики, а морали.
Ben bir ekonomistim ama bu ekonomiyle alakalı bir soru değil, bu ahlaki bir soru:אני מתכוון, אני כלכלן, אבל מדובר בסופו של דבר לא שאלה כלכלית, זו שאלה מוסרית:
Ben bir ekonomistim ama bu ekonomiyle alakalı bir soru değil, bu ahlaki bir soru:أعني، أنا خبير اقتصادي، ولكن في نهاية المطاف هذه ليست مسألة اقتصادية أو مسألة أخلاقية ..
Ben bir ekonomistim ama bu ekonomiyle alakalı bir soru değil, bu ahlaki bir soru:経済学の問題ではなく モラルの問題なのです 私達はアメリカ人として また社会としてー
Bence mimari fikir birliği ile alakalı.A arquitetura tem a ver com consenso.
Bence mimari fikir birliği ile alakalı.Cred că arhitectura se referă la consens.
Bence mimari fikir birliği ile alakalı.In der Architektur geht es um Einigkeit.
Bence mimari fikir birliği ile alakalı.Je pense que l'architecture est une histoire de consensus. et de ce vilain mot: "compromis".
Bence mimari fikir birliği ile alakalı.건축은 합의에 관한 것입니다.
Bence mimari fikir birliği ile alakalı.L'architettura ha a che fare col consenso.
Bence mimari fikir birliği ile alakalı.Szerintem az építészet a megegyezésről szól.
Bence mimari fikir birliği ile alakalı.Tôi nghĩ kiến trúc là về sự nhất trí.
Bence mimari fikir birliği ile alakalı.W architekturze chodzi o zgodę.
Bence mimari fikir birliği ile alakalı.Yo creo que la arquitectura se trata de consenso.
Bence mimari fikir birliği ile alakalı.В архитектуре важен консенсус и компромисс.
Bence mimari fikir birliği ile alakalı.Мисля, че архитектурата е свързана с консенсус.
Bence mimari fikir birliği ile alakalı.לדעתי בארכיטקטורה חשוב הקונצנזוס.
Bence mimari fikir birliği ile alakalı.أعتقد أن فن العمارة هو عن إجماع في الآراء
Bence mimari fikir birliği ile alakalı.そして汚れた言葉「妥協」のことです 妥協は悪くありません
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Für mich geht es um das Bemerken. Es geht um das Sehen jenseits des ersten Eindrucks.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.제게 있어선, 미술이란 인식하는 겁니다. 첫 인상 너머의 무엇인가를 보려 하는 거죠. 제게 있어선, 미술이란 인식하는 겁니다. 첫 인상 너머의 무엇인가를 보려 하는 거죠.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Podľa mňa ide hlavne o všímavosť. Pokúsiť sa vidieť veci ďalej za prvý dojem.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Semua tentang perhatian menurut saya. Untuk lebih melihat setelah kesan pertama.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Voor mij gaat het om opmerken Je moet proberen verder te kijken dan je neus lang is.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Według mnie chodzi o zauważanie, o spoglądanie poza to co jest widoczne na powierzchni.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Πιστεύω πως αυτό που χρειάζεται είναι να παρατηρείς τα πάντα. Να κοιτάζεις πίσω από την πρώτη εντύπωση.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.Найважливіше для мене - помічати. Бачити щось більше після першого враження.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.בשבילי זה הכל עניין של תשומת לב. זה הכל עניין של נסיון לראות מעבר לרושם הראשוני.
Bence tamamen fark edebilmekle, ilk izlenimin ötesinde bir şeyi algılayabilmekle alakalı.انها كل شيء ملاحظ، بالنسبة لي. انها كل شيء عن محاولة لرؤية ما وراء الانطباع الأول.
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var. Bakın bunaAvem chimia despre maglavaisuri și schimbări de culoare.
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var. Bakın bunaMamy całą gałąź nauki o maziach i zmianach koloru.
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var. Bakın bunaПредставьте, что у нас есть область науки, в которой речь идёт о слизи и изменении цвета.
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.Donc nous avons ce domaine scientifique qui concerne les gelées, et les changements de couleurs.
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.Então nós temos uma área da ciência que mexe com lodo, e mudanças de cor.
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.Er is een domein in de wetenschap waar alles draait om slijm en kleuromslagen.
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.Es gibt ein Wissenschaftsfeld, in dem sich alles um Schleim und Farbwechsel dreht.
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.Hisz itt van nekünk ez a gumiszerűség, na meg a színváltók.
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.Jadi kita memiliki bidang ilmu yang semuanya tentang lendir, dan perubahan warna.
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.이런 교묘한 이야기와 같은 과학 분야도 있는데 말이에요.
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.Máme vedecký odbor, ktorý je celý o slize, a farebných zmenách.
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.Perciò abbiamo questa branca della scienza tutta sul fango e i cambiamenti di colore.
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.Så vi har det här vetenskapliga fältet, som handlar om slem och färgskiftningar.
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.Takže máme sice odvětví vědy, které se zabývá slizem a změnami barev.
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.Tenemos este rama de la ciencia donde todo es acerca de baba y cambios de colores.
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.V naravoslovju je polje, pri katerem se ukvarjamo s sluzjo in spremembe v barvah.
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.Έτσι, έχουμε αυτό το πεδίο της επιστήμης που είναι όλα σχετικά με την γλίτσα, και τις αλλαγές χρωμάτων.
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.Але ж ми маємо область науки про слиз і зміни кольорів.
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.И така имаме науки, които са пълни със смeняща цвета си слуз.
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.אז יש לנו התחום הזה במדע שעוסק כולו בריר
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.لذا لدينا مجال في العلوم يتحدث عن المواد اللزجة،
Bilimin sümüksü balçık, renk değişimleri ile alakalı bir bir alanı var.色の変化に関するものもあります 見てください
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varAr trebui să găsim şi gena pentru tulburarea bipolară; există o relaţie.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varChúng tôi phải tìm ra gen liên quan đến chứng tâm thần bi-polar; tôi đã tìm ra một mối liên hệ.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varDebemos ser capaces de encontrar el gen para el trastorno bipolar; hay una relación.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varDevemos ser capazes de encontrar o gene para a bipolaridade; existe uma relação.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varDobbiamo riuscire a trovare il gene per il disturbo bipolare: c'è una relazione.
Bipolarlıkla alakalı bir geni bulabilmemiz gerekiyor; arada bir bağlantı varKami harus bisa menemukan gen untuk bipolar; ada hubungannya.