Ana içeriğe geç
Sözlük

alaka ile cümle

alaka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunlar çok önemli yetenekler ve sadece kodlama ile alakalı değiller.Now those are important skills that aren't just relevant for coding.
Ama alakasız da değil.But it's not irrelevant.
Aslında, bunun özdeşleşmekle, sadece bir insan varlığı olarak kendini özdeşleştirmeyle alakası var.This is to do with the idea and the identity you have as only being a human being.
Yani dışarısını daha pozitif yapıyoruz Bu özellikle içeriyle alakalıdırSo we're making the outside more positive, especially relative to the inside.
Miktarın avantajı, günümüzün dünyasının karmaşıklığıyla alakalı.The advantage of volume, first, just has to do with the complexity of the world nowadays.
Bir alaka göremiyorum.I don't see the connection.
Ama IQ ve duygusal empati, başkaları gibi hissetmek arasında hiç alaka yoktur.But there is zero correlation between IQ and emotional empathy, feeling with the other person.
Aynı gün içerisinde polis birbiriyle alakasız görünen iki kişiyi tutukladı.On the same day, police have made two at first unrelated arrests.
Böyle bir şeyle uzaktan yakından alakası olmasını istemiyormuş.She didn't want any of that.
Belki fizik bağlamında kullanmıyorsunuz ama tamamen alakasız da değil.But maybe just not in the physics context, although they're not completely unrelated.
Evet yapabilirsiniz ancak bu ayrıca sizin cilt tipinizle de alakalı.You could workout after a wax but it also depends on the type of skin that you have.
Bu ekonominin ne kadar çok değiştiği ile alakalı.What it's about is that the economy has changed a lot.
Ve finans okurken de önem verdiğim şeylerden bir tanesi finans ile alakalı yerlerde çalışmaktı.And one of the major things I cared about was to work in finance related jobs while studying.
Sanırım depresyonla alakalı her şeyi anlattım.I think I covered everything related to depression.
Yok ya, alakası yok, alenen saçmalık, hala aynı fikirdeyim.Oh wait, my mistake, that's absolute bullshit.
Ve çoğu zaman insanların yaptığımı düşündüğü şey bu, ama aslında alakası bile yok.Often that's what people think I do, and it's the furthest thing from it.
Ve nedeni de, değer bilmekle ve katkıda bulunmakla alakalı olması.The reason is, it's about appreciation and contribution. You can only feel so much by yourself.
Bu arada, gözleriyle alakalı neler oluyor dersiniz?The eyes are on the screen there.
Bana göre, Baxter'le alakalı en ilginç ayrıntı, kullanıcı arayüzü.But I think the most interesting thing about Baxter is the user interface.
Ekranın sol tarafında sağ kolla alakalı simgeler görebilirsiniz.You can see some icons on the left of the screen there for what was about its right arm.
Düşme ve bunla alakalı diğer problemleri biliyorum. Bu konu benim araştırma konumun bir parçası.I'm smart about falls and fall-related injuries -- it's an area of research that I work on.
Yani temel olarak bu araştırma eksikliği ile alakalı.So it's about the lack of research, basically.
Anneanneme bunu nasıl yaptığını, duaların gücüyle mi alakalı olduğunu sordum.I asked her how she did this. Was it the power of praying?
Bu işinle alakalı mı?Is that relevant to your work?
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.And then we're going to ask them to rate a bunch of things including ticklishness.
Ama aynı zamanda hastalıklar ve rehabilatasyonla alakalıdır.But it's also relevant for disease and rehabilitation.
Bu şartlarla alakalı.It's about context.
Geçenlerde, internette bilgisayar işlemleriyle alakalı bir makale gördüm.I saw an article the other day. It was about problems with computer processing over the Internet.
Bunun herhangi bir şeyle alakası var mı?What's that got to do with anything?
İnancın bununla bir alakası yokBelief has nothing to do with it.
Yoksulluğun ikinci sebebi, harcamayla alakalı.The second reason is it has to do with spending.
Bu gravitasyonel dalgalar ile alakalı.It involves gravitational waves.
Bu bana sizinle alakalı daha sağlam bir bilgi verir.That would tell me something more substantial about you.
Kanser ile ilgili şeylerden birisi de yaşlanmayla alakası.So, the thing about cancer is that it's a disease of the aged.
"Evet, Worldchanging.com nedir, bu resimlerle ne alakasi var?""Well, what's Worldchanging.com, with these images, have to do?"
Tüm bu işaretler yalnızca resimlerle alakalıdır, ancak web sayfaları ile hiçbir alakası yoktur.And all these signals are only relevant to images, but are not relevant to web pages.
Bu işi 25 senedir yapmıyordum, geri dönüp güneş pilleriyle alakalı neler olmuş bir baktım.let me go back and look at what's been happening with solar cells.
Bunlar alakasız makineler, değil mi?These are unrelated machines, right?
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.This is Vancouver's propaganda about how green a city they are.
Joe üzerinde çalıştığı cihazla alakalı büyük endişeler içerisindeydi.And Joe was very worried about the device that he was working on.
Enflasyonla bir alakası yok.It's got nothing to do with inflation.
Özelleştirmeyle alakası yok.It's got nothing to do with privatization.
Şimdi, bunların enerjiyle ne alakası var?Now, what does this have to do with energy?
Neyle alakalı?About what?
Ama genelde bu durum çok güçlü sosyal dengesizliklerle alakalı.But usually that is linked to very strong social disparities.
Yolda 20 dolar kaybettiysem bununla ne alakası var?What does the loss of 20 dollars along the way have to do?
Sergilediği duruşu idare edişiyle ve kaderini kontrol edişiyle alakalı bir dönüm noktası.A turnaround in terms of how it manages its image, and how it takes control of its own destiny.
Olimpiyatlarla alakalı olarak--Linking up with the Olympics --
Ve anahtar şu: bu güçle alakalı.And that's the key: it's about power.
Aslında çoculara programlama öğretimi tümüyle alakasız.But teaching kids programming per se is utterly irrelevant.
Tamamen alakasız (Kahkakalar) ve bir şey almadım.It's absolutely irrelevant, (Laughter) and I get nothing for it.
Karikatürlerle pek alakası yoktu.She didn't mind the cartoons too much.
Taşıdığımız bu gen, sosyallikle alakalı bir gen.It's a social gene running through us.
Şuradaki grafik ile alakallı yapısal parametreleri aramıyorum.I'm not looking for structural parameters that relate to the graph over here.
Bunun orada doğmamla alakası yok tabiki.It has nothing to do with the fact that I was born there, of course.
Tabi bu ayrıca vücudunuzun neresine agda yaptıgınızla da alakalıdır.It also depends on where on the body are you getting waxed.
Aborijinlerin kültürüyle alakalı en çok neden endişe ediyorsunuz?Aborijinlerin kültürüyle alakalı en çok neden endişe ediyorsunuz?
Ancak alakalı bir konuydu çünkü Savaşı tırmandırdı.But it was relevant because it really escalated the War.
Ben bir ekonomistim ama bu ekonomiyle alakalı bir soru değil, bu ahlaki bir soru:I mean, I'm an economist, but this is ultimately not an economic question, it's a moral question:
Şimdi, sağlık davranışlarıyla tasarrufları nasıl alakalandırabiliriz?Now how can we think about health behaviors to think about savings?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod