Dediğine göre halüsinasyonları alakasızdı yaptığı veya hissettiği hiçbirşeyle ilgili değildi.Afirmou que as alucinações não estavam relacionadas com nada que pensasse, sentisse ou fizesse.
Dediğine göre halüsinasyonları alakasızdı yaptığı veya hissettiği hiçbirşeyle ilgili değildi.Azt mondta a hallucinációk függetlenek voltak mindattól amit éppen gondolt, csinált vagy érzett.
Dediğine göre halüsinasyonları alakasızdı yaptığı veya hissettiği hiçbirşeyle ilgili değildi.Disse che le allucinazioni non erano legate a niente di ciò che stava pensando o sentendo o facendo.
Dediğine göre halüsinasyonları alakasızdı yaptığı veya hissettiği hiçbirşeyle ilgili değildi.Elle me dit que ses hallucinations n'avaient aucun lien avec ce qu'elle pensait ou ressentait ou faisait.
Dediğine göre halüsinasyonları alakasızdı yaptığı veya hissettiği hiçbirşeyle ilgili değildi.Hallusinaatiot eivät liittyneet mihinkään, mitä hän juuri ajatteli, tunsi tai teki.
Dediğine göre halüsinasyonları alakasızdı yaptığı veya hissettiği hiçbirşeyle ilgili değildi.Hon sa att hallucinationerna inte var kopplade till något hon tänkte, kände eller gjorde.
Dediğine göre halüsinasyonları alakasızdı yaptığı veya hissettiği hiçbirşeyle ilgili değildi.Hun sagde, at hallucinationerne var uden relation til noget som helst hun tænkte eller følte eller gjorde.
Dediğine göre halüsinasyonları alakasızdı yaptığı veya hissettiği hiçbirşeyle ilgili değildi.그녀는 환각이 그녀가 느끼는 감정이나 하는 행동과는 상관이 없다고 했습니다.
Dediğine göre halüsinasyonları alakasızdı yaptığı veya hissettiği hiçbirşeyle ilgili değildi.Powiedziała, że omamy nie miały związku z niczym, o czym akurat myślała, co czuła i co robiła.
Dediğine göre halüsinasyonları alakasızdı yaptığı veya hissettiği hiçbirşeyle ilgili değildi.Sie sagte, dass die Halluzinationen überhaupt nichts damit zu tun hatten, was sie dachte, fühlte oder tat.
Dediğine göre halüsinasyonları alakasızdı yaptığı veya hissettiği hiçbirşeyle ilgili değildi.Spunea că halucinaţiile nu aveau legătură cu nimic din ceea ce ea gândea sau simţea sau făcea.
Dediğine göre halüsinasyonları alakasızdı yaptığı veya hissettiği hiçbirşeyle ilgili değildi.Ze zei dat de hallucinaties niet gerelateerd waren aan iets was ze dacht of voelde of deed.
Dediğine göre halüsinasyonları alakasızdı yaptığı veya hissettiği hiçbirşeyle ilgili değildi.Έλεγε ότι οι ψευδαισθήσεις δεν σχετίζονταν με ό,τι σκεφτόταν, αισθανόταν ή έκανε.
Dediğine göre halüsinasyonları alakasızdı yaptığı veya hissettiği hiçbirşeyle ilgili değildi.Тя каза, че халюцинациите не били свързани с каквото и да било, за което мисли, което усеща или прави.
Dediğine göre halüsinasyonları alakasızdı yaptığı veya hissettiği hiçbirşeyle ilgili değildi.قالت أن تلك التهيؤات كانت غير مرتبطة بأيٍ مما تفكر فيه أو تشعر به أو تفعله.
Dediğine göre halüsinasyonları alakasızdı yaptığı veya hissettiği hiçbirşeyle ilgili değildi.行動と無関係だというのに やって来ては消えていくようです
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,A zis, vrând evident să se distanțeze de droguri, dar a zis:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Eles disseram, obviamente tentando dissociar a empresa das drogas:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,그들이 말하기를, 회사는 마약과는 별개가 되도록 분명히 노력해야 하지만,
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Natürlich versuchen sie, sich von Drogen zu distanzieren, sagten aber:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Oczywiście chciał się odciąć od narkotyków, ale powiedział:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Ovviamente, l'azienda ha cercato di dissociarsi dalle droghe ma ha detto:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Samozřejmě se snažil distancovat od drog, ale řekl:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Ze wilden zich duidelijk niet met drugs associëren:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Він пробував відмежувати Проктер енд Ґембл від наркотиків, але сказав:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Он пытался отгородиться от ситуации с наркотиками, но всё же сказал:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,הוא אמר, ברור שהם ניסו לנתק את עצמם מהסמים,
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,فقد قال، نائيا بالشركة عن المخدرات على ما يبدو
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,こう言ったのです 「ひとつ気づいたことがある
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.A adaptabilidade à mudança tem tudo a ver com vulnerabilidade.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.Adaptabilitatea la schimbare e toată legată de vulnerabilitate.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.Anpassning till förändring handlar bara om sårbarhet.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.Anpassung an Veränderung ist ganz Verletzlichkeit.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.At være omstillingsparat handler kun om sårbarhed.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.A változáshoz való alkalmazkodás szintén totál sebezhetővé tesz.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.Essere capaci di adattarsi al cambiamento, è questa la vulnerabilità.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.변화에 대한 융통성은 모두 취약성에 관한 것입니다.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.Kunnen omgaan met verandering gaat helemaal over kwetsbaarheid.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.Kyky sopeutua muutoksiin on silkkaa haavoittuvaisuutta.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.La adaptabilidad a los cambios tiene que ver con la vulnerabilidad.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.L'adaptabilité au changement est uniquement une question de vulnérabilité.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.Prilagajanje spremembam je močno povezano z ranljivostjo.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.Prispôsobenie sa zmene je celé o zraniteľnosti.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.Thích ứng với sự thay đổi là tất cả về sự dễ bị tổn thương.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.V přizpůsobivosti ke změně jde hlavně o zranitelnost.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.Zdolność adaptacji jest związana z wrażliwością.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.Η προσαρμοστικότητα στην αλλαγή έχει να κάνει με την ευπάθεια.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.Приспособимостта към промяната е нищо друго освен уязвимост.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.Приспособляемость к изменениям напрямую связана с уязвимостью.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.Пристосування до змін наповнене вразливістю.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.כושר ההסתגלות לשינוי קשורה כולה לפגיעות.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı.التأقلم مع التغيير هي في صميمها انكشاف.
Değişime adapte olabilmek tamamen incinebilirlikle alakalı."無防備"になれるということです 去年分かった 2つ目—
Demek istediğim, bunun teknoloji, eğlence ve dizaynla ne alakası olabilir ki?Ik bedoel, wat heeft dit te maken met technologie, entertainment en design?
Demek istediğim, bunun teknoloji, eğlence ve dizaynla ne alakası olabilir ki?Je veux dire, qu'est ce que cela a à voir avec la technologie, le divertissement et le design?
Demek istediğim, bunun teknoloji, eğlence ve dizaynla ne alakası olabilir ki?Maksud saya, apa hubungan hal ini dengan teknologi, hiburan, dan desain?
Demek istediğim, bunun teknoloji, eğlence ve dizaynla ne alakası olabilir ki?Quiero decir ¿qué tiene que ver ésto con la tecnología, el entretenimiento y el diseño?
Demek istediğim, bunun teknoloji, eğlence ve dizaynla ne alakası olabilir ki?다시 말해서 지금 이것이 기술, 오락, 디자인(TED)과 무슨 관계입니까?
Demek istediğim, bunun teknoloji, eğlence ve dizaynla ne alakası olabilir ki?TED (テクノロジー エンターテインメント デザイン)と どう繋がるのか わからないからです iPodとか携帯電話とかパソコンならテクノロジーだと思いますけど
Demek istediğim, bunun teknoloji, eğlence ve dizaynla ne alakası olabilir ki?Totiž, co má tohle společného s technologií, zábavou a designem?