Bu işi 25 senedir yapmıyordum, geri dönüp güneş pilleriyle alakalı neler olmuş bir baktım.כבר 25 שנה שאני עושה זאת, הבה נחזור לאחור ונבדוק מה קרה עם תאים סולריים.
Bu işi 25 senedir yapmıyordum, geri dönüp güneş pilleriyle alakalı neler olmuş bir baktım.لقد مضى 25 عام منذ أن عملت في هذا المجال لأعود وأتأمل في ما حدث للخلايا الشمسية
Bu işi 25 senedir yapmıyordum, geri dönüp güneş pilleriyle alakalı neler olmuş bir baktım.太陽電池にどんな進歩があったか 振り返って見ようと思います 値段は 1ワット10ドルから4か5ドルに減り
Bu işinle alakalı mı?Cái đó có liên quan tới tác phẩm của anh không?
Bu işinle alakalı mı?Cela influence-t-il votre oeuvre?
Bu işinle alakalı mı?Contează asta în opera ta?
Bu işinle alakalı mı?Czy to ma się jakoś do Twojej pracy?
Bu işinle alakalı mı?E' tutto questo in qualche modo rilevante nel tuo lavoro?
Bu işinle alakalı mı?Ez releváns a munkádban?
Bu işinle alakalı mı?Is dat relevant voor je werk?
Bu işinle alakalı mı?Ist das für ihre Arbeit relevant?
Bu işinle alakalı mı?Isto é relevante para o teu trabalho?
Bu işinle alakalı mı?이런 것들이 당신 작업과 어떻게 관련이 있나요?
Bu işinle alakalı mı?¿Tiene esto algo que ver con tu trabajo?
Bu işinle alakalı mı?Έχει σχέση αυτό με τη δουλειά σου;
Bu işinle alakalı mı?Разве это не относится к Вашей работе?
Bu işinle alakalı mı?Това съществено ли е за работата ти?
Bu işinle alakalı mı?האם זה רלוונטי לעבודה שלך?
Bu işinle alakalı mı?هو ذا صلة بعملك؟
Bu işinle alakalı mı?(シャノン) やってみると
Bu konuyla alakalı olarak ... ...daha önceden tanımadığımız ,... ...이런 것에 관해서 걱정을 계속 했습니다 우리는 우정공사 총재에게 갔습니다.
Bu konuyla alakalı olarak ... ...daha önceden tanımadığımız ,... ...Nous avons été si préoccupés par cela, que nous avons été voir le chef des postes des Etats Unis,
Bu konuyla alakalı olarak ... ...daha önceden tanımadığımız ,... ...או להיות על הכבישים מול אוטובוסים ורכבים.
Bu konuyla alakalı olarak ... ...daha önceden tanımadığımız ,... ...كنا شديدي الاهتمام بذلك، ذهبنا إلى أكبر مسؤول عن البريد في الولايات المتحدة،
Bu konuyla alakalı olarak ... ...daha önceden tanımadığımız ,... ...米国の郵政長官のところに行きました これを最初に公開した 外部の人の一人です
Buna benzer çok fazla mektup alıyorum ve söyleyebileceğim tek şey, depresyonun genlerle alakası yoktur.Dostávám mnoho takových dopisů takže jediné, co mohu říci je, že za ni nemohou geny.
Buna benzer çok fazla mektup alıyorum ve söyleyebileceğim tek şey, depresyonun genlerle alakası yoktur.Recebo uma série de cartas como essa por isso a única coisa que posso dizer é que não é devido à genética.
Buna benzer çok fazla mektup alıyorum ve söyleyebileceğim tek şey, depresyonun genlerle alakası yoktur.يأتيني العديد من تلك الرسائل لذا الشىء الوحيد الذى يمكنني ان اقوله هو أن هذا ليس وراثياً.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.Aceasta este propaganda din Vancouver despre ce oraş verde au ei.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.C'est la publicité de Vancouver pour dire comme leur ville est verte.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.Das ist die Stadtwerbung von Vancover. Sie zeigt, wie grün die Stadt ist.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.Đây là cơ quan truyền giáo của Vancouver về như thế nào là một thành phố xanh.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.Det här är Vancouvers propaganda om hur grön deras stad är.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.Dit is Vancouvers propaganda over een hoe groene stad ze zijn.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.Esta é propaganda de Vancouver sobre quão verde é a cidade.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.Esta es la propaganda de Vancouver sobre lo verde que es como ciudad.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.Ez itt Vancouver propagandaanyaga, hogy milyen zöld a város.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.Inilah propaganda Vancouver tentang betapa ramah lingkungannya mereka.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.이 것은 밴쿠버가 얼마나 친환경적인지를 알리는 프로파간다입니다.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.Oto kampania reklamowa propagująca zielone miasta w Vancouver.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.Questa è la campagna di Vancouver su quanto sia verde la città.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.Toto je Vancouverská propaganda o tom, aké zelené ich mesto je.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.Toto je Vancouverská propaganda o tom, jak je jejich město zelené.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.Αυτή είναι η εκστρατεία του Βανκούβερ για το πόσο πράσινη πόλη είναι.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.Това е пропаганда във Ванкувър за това колко е зелен града.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.Це реклама Ванкувера як екологічного міста.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.Это социальная реклама Ванкувера, как зеленого и экологичного города.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.זה הקמפיין של ונקובר על כמה העיר ירוקה.
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.هذا إعلان لمدينة فانكوفر .. يوضح عن طريقهم نحو المدن الخضراء
Bu nasıl çevreci şehir olduklarıyla alakalı Vancouver"ın propagandası.とても多くの人が緑に囲まれたこの都市の
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Bây giờ nó không phải là một trang phục tôn giáo, hay một tuyên bố tôn giáo.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Ce n'est ni un vêtement religieux, ni une déclaration religieuse.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Dit is geen religieus kledingstuk, noch is het een religieus statement.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Es ist keine religiöse Kleidung, und keine religiöse Aussage.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Esto no es un hábito religioso ni una creencia religiosa.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Ini bukanlah pakaian keagamaan, atau juga bentuk penegasan keagamaan.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Isto não é um traje religioso, nem é uma afirmação religiosa.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.제가 입고 있는 옷은 종교적인 의복도 아니고 어떤 종교적인 의미로 입은것도 아니지요.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Nem egy vallási öltözet, nem is vallásos állásfoglalás.
Bu ne dini bir giysi ne de bunu söylemek dinle alakalı.Nie jest to ubiór religijny ani oświadczenie wiary.