Bana göre, Baxter'le alakalı en ilginç ayrıntı, kullanıcı arayüzü.Najciekawszy jest interfejs użytkownika.
Bana göre, Baxter'le alakalı en ilginç ayrıntı, kullanıcı arayüzü.Nhưng tôi nghĩ rằng những điều thú vị nhất về Baxter là giao diện người dùng.
Bana göre, Baxter'le alakalı en ilginç ayrıntı, kullanıcı arayüzü.Pero creo que lo más interesante de Baxter es la interfaz de usuario.
Bana göre, Baxter'le alakalı en ilginç ayrıntı, kullanıcı arayüzü.Tapi saya pikir hal yang paling menarik tentang Baxter adalah antarmuka pengguna.
Bana göre, Baxter'le alakalı en ilginç ayrıntı, kullanıcı arayüzü.Αλλά πιστεύω ότι το πιο ενδιαφέρον σημείο του Μπάξτερ είναι το περιβάλλον εργασίας του χρήστη.
Bana göre, Baxter'le alakalı en ilginç ayrıntı, kullanıcı arayüzü.А найцікавіше - це користувацький інтерфейс Бакстера.
Bana göre, Baxter'le alakalı en ilginç ayrıntı, kullanıcı arayüzü.Но мне кажется, что самое интересное в Бакстере — пользовательский интерфейс.
Bana göre, Baxter'le alakalı en ilginç ayrıntı, kullanıcı arayüzü.Но смятам, че най-интересното относно Бакстър е потребителският му интерфейс.
Bana göre, Baxter'le alakalı en ilginç ayrıntı, kullanıcı arayüzü.אבל אני חושב שהדבר הכי מעניין בבקסטר הוא ממשק המשתמש.
Bana göre, Baxter'le alakalı en ilginç ayrıntı, kullanıcı arayüzü.وأظن أن الشيء المثير في باكستر هو الواجهة البينية للمستخدم
Bana göre, Baxter'le alakalı en ilginç ayrıntı, kullanıcı arayüzü.クリスが バクスターの反対側の手をつかみます
Bazılarının yüksek bir ahlak sahibi olması diğerlerinin olmaması ile alakalı değil.Ça n'est pas que certains aient une grande conscience et d'autres n'en aient pas.
Bazılarının yüksek bir ahlak sahibi olması diğerlerinin olmaması ile alakalı değil.Es geht darum, dass einige ein gutes Gewissen haben und einige andere kein Gewissen haben.
Bazılarının yüksek bir ahlak sahibi olması diğerlerinin olmaması ile alakalı değil.Het gaat niet om genen. Het gaat niet om iemand met een beter geweten en anderen zonder geweten.
Bazılarının yüksek bir ahlak sahibi olması diğerlerinin olmaması ile alakalı değil.양심이 있는 사람도 없는 사람도 마찬가지입니다.
Bazılarının yüksek bir ahlak sahibi olması diğerlerinin olmaması ile alakalı değil.Não se trata de alguns terem uma elevada consciência e outros não terem consciência.
Bazılarının yüksek bir ahlak sahibi olması diğerlerinin olmaması ile alakalı değil.Nem arról szól, hogy valaki lelkiismeretesebb, míg más kevésbé lelkiismeretes.
Bazılarının yüksek bir ahlak sahibi olması diğerlerinin olmaması ile alakalı değil.Nie chodzi o jakieś istoty z niezwykle wrażliwym sumieniem i innych nie posiadających sumienia.
Bazılarının yüksek bir ahlak sahibi olması diğerlerinin olmaması ile alakalı değil.Nie je tom, že niekto má a niekto nemá svedomie.
Bazılarının yüksek bir ahlak sahibi olması diğerlerinin olmaması ile alakalı değil.Non si tratta di alcuni che hanno una buona coscienza e altri che non ce l'hanno.
Bazılarının yüksek bir ahlak sahibi olması diğerlerinin olmaması ile alakalı değil.No se trata de que unos tengan una alta conciencia y de que otros no tengan conciencia.
Bazılarının yüksek bir ahlak sahibi olması diğerlerinin olmaması ile alakalı değil.Nu-i vorba de-o conștiință înaltă pe care unii o au, alții nu.
Bazılarının yüksek bir ahlak sahibi olması diğerlerinin olmaması ile alakalı değil.Δεν πρόκειται για πιο ευσυνείδητους και λιγότερο ευσυνείδητους ανθρώπους.
Bazılarının yüksek bir ahlak sahibi olması diğerlerinin olmaması ile alakalı değil.Проблема не в том, что у одних есть совесть, а у других совести нет.
Bazılarının yüksek bir ahlak sahibi olması diğerlerinin olmaması ile alakalı değil.Справа не в тому, що хтось має високі моральні норми, а інші не мають совісті.
Bazılarının yüksek bir ahlak sahibi olması diğerlerinin olmaması ile alakalı değil.זה לא קשור לכל שלחלק יש מצפון ולאחרים אין.
Bazılarının yüksek bir ahlak sahibi olması diğerlerinin olmaması ile alakalı değil.و ليست مسألة أن البعض لديه ضمير واع و بعض الناس ليس لديهم ضمير
Bazılarının yüksek bir ahlak sahibi olması diğerlerinin olmaması ile alakalı değil.その人が高潔かどうかも 関係ありません 体制や組織 環境と尊厳の問題なのです
Belki biraz şey ama... Ona biraz saç çizelim. Bunların hepsi alakasız ama bu bizim modelimiz.Môžno má trochu ... nakreslime mu nejaké vlasy.
Belki biraz şey ama... Ona biraz saç çizelim. Bunların hepsi alakasız ama bu bizim modelimiz.Poate că are puţin-- să-i desenăm nişte păr. ...
Belki biraz şey ama... Ona biraz saç çizelim. Bunların hepsi alakasız ama bu bizim modelimiz.Tal vez tiene un poco de--vamos a darle algunos cabellos. ~Pausa~
Belki biraz şey ama... Ona biraz saç çizelim. Bunların hepsi alakasız ama bu bizim modelimiz.Домалюємо йому волосся.
Belki biraz şey ama... Ona biraz saç çizelim. Bunların hepsi alakasız ama bu bizim modelimiz.ربما لديه بعض من ... لنرسم بعض الشعر
Belki fizik bağlamında kullanmıyorsunuz ama tamamen alakasız da değil.Aber vielleicht noch nicht im Zusammenhang mit Physik, Obwohl sie nicht ganz ohne Zusammenhang sind.
Belki fizik bağlamında kullanmıyorsunuz ama tamamen alakasız da değil.Ale možná ne v kontextu fyziky, ačkoliv spolu do jisté míry souvisí.
Belki fizik bağlamında kullanmıyorsunuz ama tamamen alakasız da değil.Ale možno nie práve vo fyzikálnom kotexte, hoci majú niečo spoločné.
Belki fizik bağlamında kullanmıyorsunuz ama tamamen alakasız da değil.Ale pewnie nie jest jasne co oznaczają w fizyce, chociaż nie są zupełnie inne niż w mowie potocznej.
Belki fizik bağlamında kullanmıyorsunuz ama tamamen alakasız da değil.하지만 아마 물리학적인 뜻으론 모르실 수 있겠네요 완전히 다른 건 아니지만요
Belki fizik bağlamında kullanmıyorsunuz ama tamamen alakasız da değil.Але, можливо, просто не в контекстах фізики, хоча вони не зовсім непов'язані.
Belki fizik bağlamında kullanmıyorsunuz ama tamamen alakasız da değil.אך לא בהקשר הפיזיקלי שלהן, למרות שיש קשר כלשהו בין ההיבטים.
Belki fizik bağlamında kullanmıyorsunuz ama tamamen alakasız da değil.これらは完璧に関連していないというわけでもないのです。 そう「仕事」ですが、「仕事」が何なのかわかるでしょう。
Belki fizik bağlamında kullanmıyorsunuz ama tamamen alakasız da değil.但是可能你们不知道他们在物理学中的概念,当然了 生活中和物理学中他们的概念也是有一定联系的
Belki sıkıcı geliyordur. Alakasız geliyordur.학교가 지루하거나 무용지물이라 생각할 수도 있습니다.
Belki sıkıcı geliyordur. Alakasız geliyordur.Mereka mungkin menganggap sekolah membosankan, atau tidak relevan.
Belki sıkıcı geliyordur. Alakasız geliyordur.Poate școala i se pare plictisitoare, i se pare inutilă.
Belki sıkıcı geliyordur. Alakasız geliyordur.Possono trovarla noiosa o poco importante.
Belki sıkıcı geliyordur. Alakasız geliyordur.Ze vinden het misschien saai of niet relevant.
Belki sıkıcı geliyordur. Alakasız geliyordur.Ίσως να το βρίσκει βαρετό ή άσχετο.
Belki sıkıcı geliyordur. Alakasız geliyordur.אולי זה נראה לו משעמם, לא-רלוונטי.
Belki sıkıcı geliyordur. Alakasız geliyordur.قد يجدونها مملة. وقد يجدونها غير ذات صلة.
Belki sıkıcı geliyordur. Alakasız geliyordur.学校の外の人生の方が
Ben bir ekonomistim ama bu ekonomiyle alakalı bir soru değil, bu ahlaki bir soru:Ik ben econoom, maar dit is niet een economische vraag, maar een morele.
Ben bir ekonomistim ama bu ekonomiyle alakalı bir soru değil, bu ahlaki bir soru:Insomma, sono un economista, ma alla fine questa non è una questione economica, è una questione morale:
Ben bir ekonomistim ama bu ekonomiyle alakalı bir soru değil, bu ahlaki bir soru:말인 즉슨, 저는 경제학자입니다. 하지만 이건 절대 경제적 문제가 아니라 윤리적 문제입니다.
Ben bir ekonomistim ama bu ekonomiyle alakalı bir soru değil, bu ahlaki bir soru:Sunt economist, dar nu e în esență o întrebare economică, ci una morală:
Ben bir ekonomistim ama bu ekonomiyle alakalı bir soru değil, bu ahlaki bir soru:Θέλω να πω, είμαι οικονομολόγος, αλλά αυτό τελικά δεν είναι ένα οικονομικό ερώτημα, είναι ένα ηθικό ζήτημα:
Ben bir ekonomistim ama bu ekonomiyle alakalı bir soru değil, bu ahlaki bir soru:Аз съм икономист, но този въпрос не е икономически, той е морален.
Ben bir ekonomistim ama bu ekonomiyle alakalı bir soru değil, bu ahlaki bir soru:Я економіст, але це, зрештою не економічне питання, це питання моралі:
Ben bir ekonomistim ama bu ekonomiyle alakalı bir soru değil, bu ahlaki bir soru:Я экономист, но в конечном счёте это вопрос не экономики, а морали.
Ben bir ekonomistim ama bu ekonomiyle alakalı bir soru değil, bu ahlaki bir soru:אני מתכוון, אני כלכלן, אבל מדובר בסופו של דבר לא שאלה כלכלית, זו שאלה מוסרית: