Aynı gün içerisinde polis birbiriyle alakasız görünen iki kişiyi tutukladı.Policja aresztowała dwie osoby tego samego dnia w początkowo niezwiązanych sprawach.
Aynı gün içerisinde polis birbiriyle alakasız görünen iki kişiyi tutukladı.Ve stejný den policie udělala dvě nejprve nesouvisející zadržení.
Aynı gün içerisinde polis birbiriyle alakasız görünen iki kişiyi tutukladı.באותו היום, המשטרה ביצעה שני מעצרים בלתי תלויים.
Aynı gün içerisinde polis birbiriyle alakasız görünen iki kişiyi tutukladı.في ذات يوم، قامت الشرطة باعتقال رجلين، كلا منهما على حدا
Aynı zamanda çevre ve saygı ile alakalı.A környezetről, valamint a tiszteletről is szól.
Aynı zamanda çevre ve saygı ile alakalı.Chodzi również o środowisko i szacunek.
Aynı zamanda çevre ve saygı ile alakalı.De-asemenea, despre mediu și respect.
Aynı zamanda çevre ve saygı ile alakalı.Đó cũng là vì môi trường và phương diện.
Aynı zamanda çevre ve saygı ile alakalı.Es geht auch um Umwelt und Respekt.
Aynı zamanda çevre ve saygı ile alakalı.Il s'agit également de l'environnement et du respect.
Aynı zamanda çevre ve saygı ile alakalı.Je to takisto o prostredí a rešpekte.
Aynı zamanda çevre ve saygı ile alakalı.마찬가지로 환경의 문제이자 존중의 문제입니다.
Aynı zamanda çevre ve saygı ile alakalı.Si tratta anche di ambiente e di rispetto.
Aynı zamanda çevre ve saygı ile alakalı.Tiene que ver con el entorno y el respeto.
Aynı zamanda çevre ve saygı ile alakalı.Trata-se também de ambiente e respeito.
Aynı zamanda çevre ve saygı ile alakalı.Αλλά και το περιβάλλον και ο σεβασμός.
Aynı zamanda çevre ve saygı ile alakalı.А также в окружающей среде и в уважении.
Aynı zamanda çevre ve saygı ile alakalı.А ще про середовище і повагу.
Aynı zamanda çevre ve saygı ile alakalı.זה קשור לסביבה, ולכבוד.
Aynı zamanda çevre ve saygı ile alakalı.و أيضا مسألة بيئة و احترام.
Aynı zamanda çevre ve saygı ile alakalı.私達はこんな窓口を撤去し
Ayrıca mecazi alakaları kurma becerilerini de yitiriyorlar.하지만 또한 은유적인 연결 능력도 잃게 되죠.
Ayrıca mecazi alakaları kurma becerilerini de yitiriyorlar.Lisäksi he menettävät kykynsä ajatella metaforisesti.
Ayrıca mecazi alakaları kurma becerilerini de yitiriyorlar.Sie verlieren außerdem das Verständnis für Metaphern.
Ayrıca mecazi alakaları kurma becerilerini de yitiriyorlar.Zij herkennen ook geen metaforen meer.
Ayrıca mecazi alakaları kurma becerilerini de yitiriyorlar.וגם היכולת המטפאורית.
Ayrıca mecazi alakaları kurma becerilerini de yitiriyorlar.ولكنهم أيضا يفقدون القدرة على الانخراط في المجاز (الاستعارة).
Ayrıca mecazi alakaları kurma becerilerini de yitiriyorlar.その人に「光るもの全てが金ではない」
Ayrıca yaşam ihtimalinin suyla yakından alakalı olduğuna inanıyoruz.Também pensamos que a possibilidade de haver vida está fortemente ligada a ter água líquida.
Ayrıca yaşam ihtimalinin suyla yakından alakalı olduğuna inanıyoruz.También creemos que las posibilidades de tener vida está altamente conectada con el agua líquida.
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.Elle m'a dit, "Il ne s'agit pas de la burka."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.I powiedziała mi " To nie ma nic wspólnego z burką."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.그리고 그녀는 "이건 부르카에 대한것이 아니야" 라고 말했어요.
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.Me dijo, "El asunto no es la burka."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.Mi-a zis : "Nu este vorba despre burka."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.Mi disse, "Non si tratta del burka."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.Ő azt mondta nekem: "Nem a burkáról van szó."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.Sie sagte zu mir, "Es geht nicht um die Burka."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.Ze zei tegen mij: "Het gaat niet over de boerka."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.Μου είπε, "Δεν έχει να κάνει με τη μπούρκα."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi."Не става вапрос за бурка".
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.Она сказала мне: "Дело не в парандже."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.היא אמרה לי, "העניין אינו עם הבורקה (לבוש צניעות מסורתי)".
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.وقالت " المشكلة ليست في البرقع."
Bana "Bunun çarşafla alakası yok" dedi.彼女は出会った中で最も決意の固い
Bana dedi ki bu sahte evraklar medya ile alakalı ve yapmak zorunda olduğu en yararsız şeydi.E mi ha detto che quei documenti falsi erano i più "mediatici", e i meno utili che ha fatto in tutta la vita.
Bana dedi ki bu sahte evraklar medya ile alakalı ve yapmak zorunda olduğu en yararsız şeydi.아버지는 말하기를 그 서류는 가장 언론매체에 영향을 준 것이긴 하지만 자기가 만든 것 중 큰 용도는 없었다고 하시더군요.
Bana dedi ki bu sahte evraklar medya ile alakalı ve yapmak zorunda olduğu en yararsız şeydi.Mi-a spus că acele acte false au fost cele mai mediatizate și mai inutile acte pe care le-a făcut vreodată.
Bana dedi ki bu sahte evraklar medya ile alakalı ve yapmak zorunda olduğu en yararsız şeydi.Svěřil se mi, že to byly nejvíce zprofanované a nejméně užitečné doklady, které za svůj život vyrobil.
Bana dedi ki bu sahte evraklar medya ile alakalı ve yapmak zorunda olduğu en yararsız şeydi.הוא אמר לי שהמסמכים המזוייפים האלה היו הכי רלוונטיים למדיה אך הלא שימושיות ביותר שהיה עליו להכין בכל חייו.
Bana dedi ki bu sahte evraklar medya ile alakalı ve yapmak zorunda olduğu en yararsız şeydi.واخبرني ان هذه الوثائق كانت لأغراض إعلامية وكانت تلك الاقل فائدة من تلكم التي قام بها
Bana dedi ki bu sahte evraklar medya ile alakalı ve yapmak zorunda olduğu en yararsız şeydi.人生で作ってきた中で 最も役に立たないものだったと言っていました それでも父は承諾したので
Bana göre, Baxter'le alakalı en ilginç ayrıntı, kullanıcı arayüzü.Aber das Interessanteste an Baxter ist seine Benutzeroberfläche.
Bana göre, Baxter'le alakalı en ilginç ayrıntı, kullanıcı arayüzü.Cel mai interesant lucru la Baxter cred că e interfața cu utilizatorul.
Bana göre, Baxter'le alakalı en ilginç ayrıntı, kullanıcı arayüzü.De gebruikersinterface van Baxter is heel interessant.
Bana göre, Baxter'le alakalı en ilginç ayrıntı, kullanıcı arayüzü.Emelett szerintem a legérdekesebb dolog Baxterben a felhasználói felület.
Bana göre, Baxter'le alakalı en ilginç ayrıntı, kullanıcı arayüzü.그러나 벡스터에서 가장 흥미로운 점은 사용자 인터페이스입니다
Bana göre, Baxter'le alakalı en ilginç ayrıntı, kullanıcı arayüzü.Ma credo che la cosa più interessante di Baxter sia l'interfaccia utente.
Bana göre, Baxter'le alakalı en ilginç ayrıntı, kullanıcı arayüzü.Mais je pense que ce qui est le plus intéressant avec Baxter c'est l'interface utilisateur.
Bana göre, Baxter'le alakalı en ilginç ayrıntı, kullanıcı arayüzü.Myslím si, že nejzajímavější věc na Baxterovi je uživatelské rozhraní.