Hepsi, eğer katılırlarsa, 10 dolar alacaklardı.Ze krijgen allemaal tien dollar als ze opdagen.
Hepsi, eğer katılırlarsa, 10 dolar alacaklardı.Αν παρουσιαστούν παίρνουν όλοι 10 δολάρια.
Hepsi, eğer katılırlarsa, 10 dolar alacaklardı.Они получают по 10 долларов за согласие прийти.
Hepsi, eğer katılırlarsa, 10 dolar alacaklardı.Те всички получаваха по $10 за участие.
Hepsi, eğer katılırlarsa, 10 dolar alacaklardı.Усі вони отримують по 10 доларів за участь в експеременті.
Hepsi, eğer katılırlarsa, 10 dolar alacaklardı.כולם מקבלים 10 דולר אם הם באים.
Hepsi, eğer katılırlarsa, 10 dolar alacaklardı.وقمنا بإعطاء 10 دولارات لكل شخص جاد
Hepsi, eğer katılırlarsa, 10 dolar alacaklardı.まずは十分な説明を行い 決して騙しません
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.A keď potom prišli tí prví, domnievali sa, že dostanú viacej, ale aj oni dostali po denáre.
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.Cînd au venit cei dintîi, socoteau că vor primi mai mult; dar au primit şi ei tot cîte un leu de fiecare.
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.Ja kun ensimmäiset tulivat, luulivat he saavansa enemmän; mutta hekin saivat kukin denarin.
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.Jövén azután az elsõk, azt gondolják vala, hogy õk többet kapnak: de õk is tíz-tíz pénzt võnek fejenként.
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.먼저 온 자들이 와서 더 받을 줄 알았더니 저희도 한 데나리온씩 받은지라
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.Ko pa pridejo prvi, mislijo, da bodo prejeli več; a tudi oni prejmo po denarju.
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.Les premiers vinrent ensuite, croyant recevoir davantage; mais ils reçurent aussi chacun un denier.
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.Men da de første kom, mente de, at de skulde få mere; og også de fik hver en Denar.
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.Men da de første kom, tenkte de at de skulde få mere; men de fikk hver sin penning de også.
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.När sedan de första kommo, trodde de att de skulle få mer, men också var och en av dem fick samma dagspenning.
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.Přišedše pak první, domnívali se, že by více měli vzíti; ale vzali i oni jeden každý po penízi.
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.Przyszedłszy też i pierwsi, mniemali, że więcej wezmą; ale wzięli i oni, każdy z nich, po groszu.
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.Rồi tới phiên những người đầu đến , tưởng lãnh được nhiều hơn ; song họ cũng lãnh mỗi người một đơ - ni - ê .
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.Rồi tới phiên những người đầu đến, tưởng lãnh được nhiều hơn; song họ cũng lãnh mỗi người một đơ-ni-ê.
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.Y cuando vinieron, los primeros pensaron que recibirían más; pero ellos también recibieron un denario cada uno
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.Ελθοντες δε οι πρωτοι, ενομισαν οτι θελουσι λαβει πλειοτερα, ελαβον ομως και αυτοι ανα εν δηναριον.
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.А като дойдоха първите, мислеха си, че ще получат повече от един пеняз но и те получиха по един пеняз.
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.Прийшовши ж перші, думали, що більше візьмуть; та взяли й вони по денарию.
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.Пришедшие же первыми думали, что они получат больше, но получили и они по динарию;
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.ובבא הראשונים דמו בנפשם כי יקחו יותר ויקחו גם הם איש איש דינר אחד׃
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.فلما جاء الاولون ظنوا انهم يأخذون اكثر. فاخذوا هم ايضا دينارا دينارا
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.及 至 那 先 雇 的 來 了 、 他 們 以 為 必 要 多 得 . 誰 知 也 是 各 得 一 錢
İlk başlayanlar gelince daha çok alacaklarını sandılar, ama onlara da birer dinar verildi.及至 那先雇 的 來 了 、 他 們以為 必要 多得 . 誰知 也 是 各 得 一 錢
Kişiler borçlandıkları bu parayı yastık altı etmeyecekler, bu parayle gidip bir şeyler satın alacaklar. .Lidé si nepůjčují, aby dávali peníze pod polštář, ale půjčují si, aby investovali nebo peníze utratili.
Kişiler borçlandıkları bu parayı yastık altı etmeyecekler, bu parayle gidip bir şeyler satın alacaklar. .何らかの方法で投資するか、消費します。 そして総需要を右にシフトします。
Kredi alacaklarımızdan ilki 50'ye, ikincisi de 50'ye indi. .그리고 대출이 50으로 감소하고 다른 하나의 대출도 50이 되지요.
Kredi alacaklarımızdan ilki 50'ye, ikincisi de 50'ye indi. .A potom se ten první úvěr zmenší jen na 50 a druhý úvěr se zmenší na 50.
Kredi alacaklarımızdan ilki 50'ye, ikincisi de 50'ye indi. .Puis un premier prêt réduit à 50 seulement et un second prêt aussi réduit à 50.
Kredi alacaklarımızdan ilki 50'ye, ikincisi de 50'ye indi. .И затем сжимается что первый кредит до 50 только и затем второй кредит уменьшается до 50.
Kredi alacaklarımızdan ilki 50'ye, ikincisi de 50'ye indi. .もう一個のローンも50枚分に減りました。 じゃあ、私の資産は全部でいくらでしょう?
Lothar Meggendorfer'in ruhundan ilham alacaklardı.VHS와 DVD로 바꾸었습니다.
Lothar Meggendorfer'in ruhundan ilham alacaklardı.על קסטות וידאו וכל DVD.
Lothar Meggendorfer'in ruhundan ilham alacaklardı.على VHS وعلى DVD.
Lothar Meggendorfer'in ruhundan ilham alacaklardı.このメッゲンドルファー熱の薬は無いようでした
Louisianayı satmazsam, ya İngiltere yada Amerika bir şekilde alacaklar benden.Jeśli nie sprzedam Luizjany, to albo Wielka Brytania, albo
Louisianayı satmazsam, ya İngiltere yada Amerika bir şekilde alacaklar benden.내가 만약 루이지애나를 팔지 않는다면 그레이트 브리튼 아니면
Mekanik hayvanlar enerjilerini yiyeceklerden değil rüzgardan alacaklar.A mechanikus szörnyetegek az energiájukat nem ételből, hanem a szélből nyerik.
Mekanik hayvanlar enerjilerini yiyeceklerden değil rüzgardan alacaklar.Bestiile mecanice nu-și vor lua energia din hrană, ci din vânt.
Mekanik hayvanlar enerjilerini yiyeceklerden değil rüzgardan alacaklar.De mechanische beesten zullen hun energie niet uit voedsel halen, maar uit de wind.
Mekanik hayvanlar enerjilerini yiyeceklerden değil rüzgardan alacaklar.Die mechanischen Tiere beziehen ihre Energie nicht aus Nahrung, sondern vom Wind.
Mekanik hayvanlar enerjilerini yiyeceklerden değil rüzgardan alacaklar.Estes animais mecânicos não obterão energia da comida, mas do vento.
Mekanik hayvanlar enerjilerini yiyeceklerden değil rüzgardan alacaklar.Gli "animali" meccanici non prenderanno l'energia dal cibo, ma dal vento.
Mekanik hayvanlar enerjilerini yiyeceklerden değil rüzgardan alacaklar.Hewan-hewan mekanik ini tidak akan mendapatkan energi mereka dari makanan, melainkan dari angin.
Mekanik hayvanlar enerjilerini yiyeceklerden değil rüzgardan alacaklar.Las bestias mecánicas no obtendrán su energía de la comida, sino del viento.
Mekanik hayvanlar enerjilerini yiyeceklerden değil rüzgardan alacaklar.Les bêtes mécaniques puiseront leur énergie non pas dans la nourriture, mais dans le vent.
Mekanik hayvanlar enerjilerini yiyeceklerden değil rüzgardan alacaklar.Loại động vật cơ học này sẽ sản sinh năng lượng không phải từ thức ăn, mà là từ gió.
Mekanik hayvanlar enerjilerini yiyeceklerden değil rüzgardan alacaklar.Mechanicznie zwierzęta nie pozyskują energii z pokarmu, lecz z wiatru.
Mekanik hayvanlar enerjilerini yiyeceklerden değil rüzgardan alacaklar.Tato mechanická zvířata nebudou získávat energii z jídla, ale z větru.
Mekanik hayvanlar enerjilerini yiyeceklerden değil rüzgardan alacaklar.Tieto mechanické tvory nebudú získavať energiu z potravy, ale z vetra.
Mekanik hayvanlar enerjilerini yiyeceklerden değil rüzgardan alacaklar.Τα μηχανικά κτήνη δεν θα παίρνουν την ενέργειά τους από φαγητό, αλλά από τον άνεμο.
Mekanik hayvanlar enerjilerini yiyeceklerden değil rüzgardan alacaklar.Механические звери будут получать энергию не от пищи, а от ветра.
Mekanik hayvanlar enerjilerini yiyeceklerden değil rüzgardan alacaklar.Механичните зверове няма да се захранват с храна, а от вятъра.