Milyon liralar ödünç alacaklar.Půjčí si miliardu dolarů.
Milyon liralar ödünç alacaklar.そして、彼らはオークションを持ちます。
- Nasýl alacaklar seni askere? - Alacaklar.Особено когато търсенето се свива, онези, които не обединяват усилията си, търпят загуби.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Autuaita ovat hiljaiset, sillä he saavat maan periä.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Beati i miti, perché erediteranno la terra
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Bem-aventurados os mansos, porque eles herdarão a terra.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Berbahagialah orang yang rendah hati; Allah akan memenuhi janji-Nya kepada mereka
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar."Bienaventurados los mansos, porque ellos recibirán la tierra por heredad
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Blagor krotkim, ker oni bodo podedovali zemljo.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Blahoslavení tichí, lebo oni dedične obdržia zem.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Blahoslavení tiší, nebo oni dědictví obdrží na zemi.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Błogosławieni cisi; albowiem oni odziedziczą ziemię.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Boldogok a szelídek: mert õk örökségül bírják a földet.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Ferice de cei blînzi, căci ei vor moşteni pămîntul!
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Gelukkig zijn de zachtmoedigen, want de aarde is voor hen.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Heureux les débonnaires, car ils hériteront la terre!
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.온유한 자는 복이 있나니 저희가 땅을 기업으로 받을 것임이요
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Phước cho những kẻ nhu mì, vì sẽ hưởng được đất!
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Phước cho những kẻ nhu_mì , vì sẽ hưởng được đất !
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Saliga äro de saktmodiga, ty de skola besitta jorden.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Salige er de saktmodige; for de skal arve jorden.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Salige ere de sagtmodige, thi de skulle arve Jorden.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Selig sind die Sanftmütigen; denn sie werden das Erdreich besitzen.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Μακαριοι οι πραεις, διοτι αυτοι θελουσι κληρονομησει την γην.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Блажени кротките, защото те ще наследят земята.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Блаженні тихі, бо такі осягнуть землю.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.Блаженны кроткие, ибо они наследуют землю.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.אשרי הענוים כי המה יירשו הארץ׃
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.طوبى للودعاء. لانهم يرثون الارض.
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.溫 柔 的 人 有 福 了 . 因 為 他 們 必 承 受 地 土
Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.溫柔 的 人 有 福 了 . 因為 他 們必 承受 地土
Ölüye en yakın kentin ileri gelenleri işe koşulmamış, boyunduruk takmamış bir düve alacaklar.그 피살한 곳에서 제일 가까운 성읍 곧 그 성읍의 장로들이 아직 부리우지 아니하고 멍에를 메지 아니한 암송아지를 취하고
Ölüye en yakın kentin ileri gelenleri işe koşulmamış, boyunduruk takmamış bir düve alacaklar.והיה העיר הקרבה אל החלל ולקחו זקני העיר ההוא עגלת בקר אשר לא עבד בה אשר לא משכה בעל׃
Ölüye en yakın kentin ileri gelenleri işe koşulmamış, boyunduruk takmamış bir düve alacaklar.فالمدينة القربى من القتيل ياخذ شيوخ تلك المدينة عجلة من البقر لم يحرث عليها لم تجرّ بالنير
Ölüye en yakın kentin ileri gelenleri işe koşulmamış, boyunduruk takmamış bir düve alacaklar.看 那 城 離 被 殺 的 人 最 近 、 那 城 的 長 老 就 要 從 牛 群 中 取 一 隻 未 曾 耕 地 、 未 曾 負 軛 的 母 牛 犢
Ölüye en yakın kentin ileri gelenleri işe koşulmamış, boyunduruk takmamış bir düve alacaklar.看 那 城離 被 殺 的 人 最近 、 那 城 的 長老 就 要 從 牛群 中 取 一 隻 未 曾 耕地 、 未 曾 負軛 的 母牛犢
Onlar Çin erişte yemekleri alacaklar ve onlardansadece Ramen-ize alacaklar중국 국수요리를 가져다가 라멘화 시켰습니다.
Onlar Çin erişte yemekleri alacaklar ve onlardansadece Ramen-ize alacaklarlấy các món ăn với mì của Trung Quốc làm theo kiểu Ramen.
Onlar Çin erişte yemekleri alacaklar ve onlardansadece Ramen-ize alacaklarהם לוקחים מנות נודלס סיניות, ופשוט מעבירים אותן ראמן-ציה.
Onlar Çin erişte yemekleri alacaklar ve onlardansadece Ramen-ize alacaklarيأخذون أطباق المعكرونة الصينية ، و يحولونها إلى طبق الرامين .
Onlar Çin erişte yemekleri alacaklar ve onlardansadece Ramen-ize alacaklarラーメン化するんですね これは、何て言うか
Onların iş yerlerinde alacakları sosyal yardımları kesintiye uğratacak.Les costarán sus salarios. Les costará sus beneficios.
Onları test ettiğimde sıfır puan alacaklarını tahmin ediyordum.Ajattelin, että testaan heitä. He saavat nollan.
Onları test ettiğimde sıfır puan alacaklarını tahmin ediyordum.A napadlo mě, že je otestuji. Dostanou nula bodů.
Onları test ettiğimde sıfır puan alacaklarını tahmin ediyordum.A pomyslel som si, že ich teda otestujem. Aj tak nebudú vedieť z toho nič.
Onları test ettiğimde sıfır puan alacaklarını tahmin ediyordum.Dan saya akan menguji mereka. Dan nilai mereka, nol.
Onları test ettiğimde sıfır puan alacaklarını tahmin ediyordum.En ik dacht, ik zal ze eens testen. Ze krijgen een nul.
Onları test ettiğimde sıfır puan alacaklarını tahmin ediyordum.És azt gondoltam, tesztelem őket. Nullát kapnak.
Onları test ettiğimde sıfır puan alacaklarını tahmin ediyordum.Et je me suis dit, je vais les tester.
Onları test ettiğimde sıfır puan alacaklarını tahmin ediyordum.Ho pensato di verificare le loro conoscenze iniziali. Presero zero.
Onları test ettiğimde sıfır puan alacaklarını tahmin ediyordum.Jeg tænkte, at dét ville jeg udersøge. De ville få et nul.
Onları test ettiğimde sıfır puan alacaklarını tahmin ediyordum.제 생각은 이랬죠. 우선 시험을 봅니다. 빵점을 맞겠죠.
Onları test ettiğimde sıfır puan alacaklarını tahmin ediyordum.Pensei: "Vou testá-las". Elas têm um zero.
Onları test ettiğimde sıfır puan alacaklarını tahmin ediyordum.Pomyślałem, że zrobię test. Dostaną zero.
Onları test ettiğimde sıfır puan alacaklarını tahmin ediyordum.Și mă gândeam, am să-i testez. Vor obține zero.
Onları test ettiğimde sıfır puan alacaklarını tahmin ediyordum.Tôi nghĩ, tôi sẽ kiểm tra chúng. Chúng sẽ nhận điểm không.
Onları test ettiğimde sıfır puan alacaklarını tahmin ediyordum.Und ich dachte, ich werde sie prüfen. Sie bekommen eine Null.
Onları test ettiğimde sıfır puan alacaklarını tahmin ediyordum.Y pensé: les tomaré un examen y sacarán un cero.
Onları test ettiğimde sıfır puan alacaklarını tahmin ediyordum.Σκέφτηκα να τα δοκιμάσω. Θα πάρουν μηδέν.
Onları test ettiğimde sıfır puan alacaklarını tahmin ediyordum.И аз мислех ще ги тествам. Ще получат нула.