Borç vermekte, devlet gücüyle alacaklarını korumaktadır.Ela explica para ele pegou o Jeep emprestado.
Süreç sonunda Bolşevikler Ekim Devrimi ile iktidarı alacaklardır.De bolsjewieken grepen de macht in de Oktoberrevolutie.
Aynı şekilde, tam sayıları alacakları zaman ise kendi ifadelerine çevirmek zorundadırlar.Wanneer alle termen echter van dezelfde graad zijn, stellen ze ook hetzelfde voor.
Akşam yemeğe misafir alacaklar.Ze krijgen vanavond gasten te eten.
Bizi de gelip alacaklar mı?Zullen ze ons ook komen halen?
Nick'in tanıdığı özel dedektifden bazı bilgiler alacaklardır.Nick kontaktuje się z duchem pewnego detektywa.
Ve uyuşturucu satmasını ister, bol miktarda para alacaklardır.De bestämmer sig för att börja använda pengarna och de köper en massa saker.
Ve uyuşturucu satmasını ister, bol miktarda para alacaklardır.Розпродані наркотики приносять величезні гроші.
Kimse kölelerin isyanda yer alacaklarını öngörmemişti.На початку, жодна з цих груп не вимагала скасування рабства.
Jaqen ise kaçarlarsa daha çok hayat alacaklarını söyler.Нґаї заявив, що, якби масаї не закричав, то отримав би ще більше худоби.
Sure ahitlerini yerine getirenlerin kıyamet gününde alacakları ödüllerle bitirilir.A vskutku, znamení Piktům přineslo štěstí, neboť následujícího dne bitvu vyhráli.
Oğulları Çağatay ve Ögedey, Otrar önlerinde kalarak şehri alacaklar.I obyvatelé města si žádají přízeň bohů a hněvají se je-li mizivá.
Eğer gereken yerden gereken elması (Kraliçenin Elması) çalıp getirirlerse yüklüce para alacaklardır.Jestliže však při nich byli chyceni, byli trestáni bitím, případně jim byla odpírána strava.
Ve uyuşturucu satmasını ister, bol miktarda para alacaklardır.Trojice však šťastně vyvázne a podaří se jí drogy rozprodat a vydělat obrovský balík.
Bu paralar anlaşmalı ülkeye ihracatta bulunmuş kişilere alacaklarının ödenmesinde kullanılır.Litigiul se stinge după primirea sumei cuvenite.
Yemi ilk önce istemez ama Eko onun parasıyla köye aşı alacaklarını söyleyince kabul eder.Alan először nemet mond, de miután ígéretet kap arra, hogy finanszírozzák a további ásatásait, beleegyezik.
Yeni alacakları tahıl için de iki kat para verdi.Ha többet kapott, a két forint feletti összeget visszaadta.
Yeni alacakları tahıl için de iki kat para verdi.Sijoituksestaan hän sai kaksi MM-pistettä.
Nick'in tanıdığı özel dedektifden bazı bilgiler alacaklardır.Samaan aikaan sairaalalla tohtori Nick saa selville uutta tietoa.
Ancak işler umduğu gibi gitmez ve başarısız olur, Dreverhaven’de alacakları için dava açar.Δε μπορούν και δεν πρόκειται να τον αφήσουν να κυκλοφορεί ελεύθερος, έτσι τον φέρνουν στην Άσγκαρντ.
Ve uyuşturucu satmasını ister, bol miktarda para alacaklardır.Han ville derefter sælge frugten for et stort beløb.
Onlar bir şey alacaklar.De vil købe noget.
Böyle yapmakla da tıpkı seyis gibi Temuçin’den büyük mükâfat alacaklarını düşünmüşlerdi.Disse anså innstiftelse av ordener, som de selv var herre over, som et av sine prerogativer.
Öğretmenler ise bu konu hakkında eğitim alacaklar.Så skal elevene svare på spørsmål.
Kimse kölelerin isyanda yer alacaklarını öngörmemişti.På denne måten var ingen trygg mot å havne i slaveri.
Ama Avex aynı ayda grubun Japonya’daki aktivitelerini askıya alacaklarını duyurdu.Namun, Avex (agensi mereka di Jepang) telah mengumumkan suspensi pada bulan yang sama tahun itu.
Gorki’nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır.Stalin và Molotov nằm trong số những người khênh quan tài của Gorky trong buổi lễ.
Bu hareket üzerine kimin tarafında yer alacaklarına karar verdiler.Nhìn hướng của quân sẽ biết quân đó thuộc bên nào.
Sure ahitlerini yerine getirenlerin kıyamet gününde alacakları ödüllerle bitirilir.奉行人は番に編成され、定められた日(定日)に将軍に伺事を行った。
Nick'in tanıdığı özel dedektifden bazı bilgiler alacaklardır.ニックが追う事件の秘密を知っているらしい。
Aynı şekilde, tam sayıları alacakları zaman ise kendi ifadelerine çevirmek zorundadırlar.すなわち、片方が同じ字を繰りかえしている場合は、対になる句でも繰りかえさなければならない。
Böyle yapmakla da tıpkı seyis gibi Temuçin’den büyük mükâfat alacaklarını düşünmüşlerdi.這使他們對關於種子的偉大應許及他的王國治下更大的復興越發堅信不移。
2015'te, Shia LaBeouf ve Greta Scacchi isimlerinin oyuncu kadrosunda yer alacakları duyuruldu.2015년 샤이아 러버프와 그레타 스카치가 영화에 출연 할 것으로 알려졌다.
Yeni alacakları tahıl için de iki kat para verdi.큰 송곳니로 이루어진 대형 어금니 두 쌍을 갖고 있다.
Bu hareket üzerine kimin tarafında yer alacaklarına karar verdiler.문제는 어느 쪽에 액센트를 두는가 하는 점이다.
Nick'in tanıdığı özel dedektifden bazı bilgiler alacaklardır.잭나이프(Jackknife) 많은 정보원들을 알고 있는 정보업자.
Nick'in tanıdığı özel dedektifden bazı bilgiler alacaklardır.לארי שוכר חוקר פרטי שיגלה את האמת.
Ve uyuşturucu satmasını ister, bol miktarda para alacaklardır.Занимава се с търговия на опиум, която му носи големи печалби.
Daimyolara toprak gelirlerinin 1/10’unu özel gelir olarak alacakları sözü verilmiştir.Daimjóm bol prisľúbený osobný príjem vo výške 1/10 ich lénneho príjmu.
George ile satın alacakları çiftlikte tavşan beslemeyi hayal eder.George mu musí neustále rozprávať o zajačej farme, ktorú si chcú založiť, keď si zarobia.
Tüm malvarlıklarına kraliyet adına el konur ve tüm alacakları krala geçer.Nato ji obljubi s prisego polovico kraljestva in vse, kar si poželi.
Tahsil imkanı olmayan alacakları iptal etmek.Preklicu se ni moč odpovedati.
Onda ona ait bir şey olduğunu ve hep birlikte gidip onu alacaklarını söyler.Še vedno pravi, da je z njim in da ga bo vedno spremljala.
Nakit akışı beyanı gelir beyanından farklıdır zira alacaklardan ziyade sadece eldeki nakit parayı bildirir.Sužinoti, kiek yra piniginėje pinigų, tereikia juos suskaičiuoti.
4 milyar $ alacaklı olan bu grup, sadece 3 milyar $ geri alacaklar.30億ドルだけ返済される事が可能です。 そして、もし政府がこれに20億ドルを支払ったら、
4 milyar $ alacaklı olan bu grup, sadece 3 milyar $ geri alacaklar.Tito lidé, kterým se dluží 4 miliardy dolarů, budou schopni získat zpět jen 3 miliardy dolarů.
6 elektron eklemek zorunda kalacağız. Peki, bunları kimden alacaklar?Dan zouden er 6 elektronen moeten worden toegevoegd.
Aktifte nelerim var? Varlıklarım ve alacaklarım.Bây giờ tài sản của tôi có gì nhỉ?
Aktifte nelerim var? Varlıklarım ve alacaklarım.Co jsou nyní má aktiva?
Aktifte nelerim var? Varlıklarım ve alacaklarım.Donc, ce que sont maintenant tous mes biens ?
Aktifte nelerim var? Varlıklarım ve alacaklarım.Jakie są więc teraz moje aktywa?
Aktifte nelerim var? Varlıklarım ve alacaklarım.Joten paljonko omat varani ovat nyt?
Aktifte nelerim var? Varlıklarım ve alacaklarım.Οπότε ποιό είναι το κεφάλαιό μου τώρα?
Aktifte nelerim var? Varlıklarım ve alacaklarım.Якими є всі мої активи?
Aktifte nelerim var? Varlıklarım ve alacaklarım.私は、250,000ドルの現金を持っていました、
Alacaklar Hesabı açısından bilinmeyen bir şey olmadığını varsayıyoruz売掛金は、この年を通し、変わりません。
Ama kokusunu alacaklardır. Sezgileri biraz güçlüyse, kokusunu alacaklardır, 'Bu tehlikeli'.彼女はぼくの頭を叩いて、自分に引き込み、そうなったらぼくは終わりだ、といったかんじに
Ama kokusunu alacaklardır.Μα θα το μυριστούν.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››ako pa ne pojdejo oboroženi z vami na ono stran, naj imajo posestva med vami v deželi Kanaanski.
Ama silahlanmış olarak sizinle ırmağın karşı yakasına geçmezlerse, Kenan ülkesinde sizinle miras alacaklar.››Ale keby neprešli ozbrojení s vami, dostanú državie medzi vami v zemi Kanaána.