Bu stadyum bir spor kompleksinin içerisinde yer alacaktı.Học viện này nằm ở Phức hợp Thành phố thể thao.
Savaş İspanya için sonu gelmeyen bir hal alacaktır.Trận chiến kết thúc không phân thắng bại với phần lợi nghiêng về phía Tây Ban Nha.
Onun yerine alacak birisi gerekmektedir.Một người treo cổ khác sẽ thay thế ông.
Microsoft Edge varsayılan web tarayıcısı olarak Internet Explorer Mobile 'ın yerini alacaktır.Microsoft Edge thay thế Internet Explorer Mobile làm trình duyệt web mặc định.
2 Son şampiyon İspanya otomatik olarak 1. torbada yer alacaktır.2 Đương kim vô địch Tây Ban Nha nghiễm nhiên nằm ở nhóm 1.
İyi oynadığında mutlaka kaptanlığı alacaktır.Khi đánh bại tướng, người chơi sẽ nhận được vàng.
Agememnon kızı vermeye razı olur, ama onun yerine Akhilleus'un tutsağı Briseis'i alacaktır.Agamemnong đồng ý nhưng với điều kiện là chàng sẽ tước đoạt nàng Briseis của Achilles.
Bu filmden sonra ise 2007 yapımı Rendition filminde Reese Witherspoon ile birlikte rol alacak.Sau đó anh qua lại với bạn diễn trong Rendition Reese Witherspoon từ năm 2007 đến năm 2009.
Kazanan kişi diğerinin arabasını alacaktır.勝つと相手の車をもらえる。
Sure ahitlerini yerine getirenlerin kıyamet gününde alacakları ödüllerle bitirilir.奉行人は番に編成され、定められた日(定日)に将軍に伺事を行った。
Eğer bir kişi bir başkasına karşı alacak hakkına sahipse diğer kişinin serbestliği sınırlanmıştır.同様に、ある人物が他者に対する請求権を有する場合、当該他者の自由権は制限される。
1958 yılında Binbaşı rütbesi alacak ve Devrimci Ordunun Santiago Birliklerini idare etti.1958年には司令官に昇進し、革命軍のサンティアゴ縦隊を指揮した。
Kitabı satın alacaktım.本を買う。
Nick'in tanıdığı özel dedektifden bazı bilgiler alacaklardır.ニックが追う事件の秘密を知っているらしい。
Charlie çikolataya bayılır ama alacak parası yoktur.チャーリーはゴールデン・チケットを切望するが、チョコレートを買うお金がない。
Onun yerine alacak birisi gerekmektedir.誰かと入れ替わっていた事に出来る。
1915 - İleride NASA adını alacak olan, NACA (National Advisory Committee for Aeronautics) kuruldu.1915年 - アメリカで国家航空諮問委員会(NACA、NASAの前身)設置。
Kefalet sözleşmesinin tarafları alacaklı ve kefildir.契約のオプションには買取も付帯されている。
Soyuz 6, bu olayı yakın mesafeden filme alacaktı.ソユーズ6号はその様子を近傍から撮影した。
"Diğerleri" bebeğimi alacak mı?それで、『子供を連れて行ってもいいですか?
Doğrular yeryüzünü miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.生命の樹の実を食べると、神に等しき永遠の命を得るとされる。
Parasını alacakken derisi havuz suyu boşaltma deliğine yapışır.止まると、そのプール金を全額入手できる。
Galip gelen Vince'den destek alacaktı.最後まで残った人がスイーツを獲得。
Ama gelmesi zaman alacaktır.こんな所に来るまでに時間もかかる。
Yetimhane görevlisi onu meydandan alacaktır.創業者兄弟が経営から退く。
Yine alışmam zaman alacak.再び奪うことはもう難しいだろう。
Aynı şekilde, tam sayıları alacakları zaman ise kendi ifadelerine çevirmek zorundadırlar.すなわち、片方が同じ字を繰りかえしている場合は、対になる句でも繰りかえさなければならない。
Ayrıyetten elde edilecek kazancın yüzde 10'unu alacaktı.十分の一献金を認めてはいけない。
Kazanan küçük kısmı alacaktır.打数が最も少ない者が優勝となる。
Luke artık geçmişe dair tüm sorularını cevabını alacaktır.その後、古舘が問題の答えを1つ残して全て読み上げる。
Eğer bu durum gerçekleşirse kaykay olimpiyatlarda bisiklet'in yerini alacaktır.現状のまま推移すれば、横浜でもオリンピック競技が開催されることになる。
Festival, geleneksel olarak, Ekim ayının ilk Pazar gününü de içine alacak şekilde 16 gün sürer.開催期間は10月の第1日曜日を最終日とする16日間。
Kitabı satın alacaktım.(買得到那本書。
Alacakaranlık serisinde Carlisle Cullen karakterinin Peter Facinelli canlandırmıştır.Peter Facinelli 飾 Carlisle Cullen。
Windows RT aygıtlar, PC için Windows 10'un bazı özelliklerinin olduğu farklı bir güncelleme alacaktır.而Windows RT设备将收到一个与Windows 10个人电脑的一些特性不同的更新。
"Diğerleri" bebeğimi alacak mı?我们要如何照顾婴儿?”。
Ayrıyetten elde edilecek kazancın yüzde 10'unu alacaktı.後來雙方以收益的10%庭外和解。
Böyle yapmakla da tıpkı seyis gibi Temuçin’den büyük mükâfat alacaklarını düşünmüşlerdi.這使他們對關於種子的偉大應許及他的王國治下更大的復興越發堅信不移。
Onun yerine alacak birisi gerekmektedir.他提拔了几个能人接替他。
Gerçekte, mali durumu Yahudi organizasyonlarından yardım alacak kadar kötüydü.事实上,他已经需要接受犹太人组织的援助来生活。
Kolombiyalı yetkilere göre, ortaya çıkarılan bedenlerin kimliğinin tespiti yıllar alacak.而由於部署程序複雜費時,憑證機構發出的根憑證有效期可能長達十年以上。
Kazanan kişi diğerinin arabasını alacaktır.轉換將贏得汽車。
Tur Seul ve Busan dahil Güney Kore genelinde altı farklı şehirlerde sahne alacak.她将在包括首尔和釜山在内的韓國6個不同城市演出。
Modern sanatçılar, resim uygulamalarını, örneğin kolajı da içine alacak şekilde genişlettiler.現代的藝術家已經將绘画作了相關的延伸,例如包括拼貼畫。
Alacakaranlık'ta ilk başta o da Mike gibi Bella'dan hoşlanmıştır.根据她的日记,一开始,她非常欣赏阿尔伯特。
Omdurman'da yeni yapılmakta olan uluslararası havaalanı Sudan'ın en büyük havaalanı olma özelliğini alacaktır.它將取代目前的喀土穆國際機場成為蘇丹最大的機場。
Savaşı kazanan Helenayı alacaktır.最後勝出者獲挑戰權。
Önceki yılların aksine bu yıl finalde on iki şarkı yer alacaktır.21年後,藉著出道30週年,近藤決定發行這首歌。
Ancak alacaklı bankalar "hileli iflas" olduğunu öne sürdü.banca rotta意為「崩壞的銀行」。
Her filmi çekmek 30 gün alacak.电影的拍摄日期只有30天。
Luke artık geçmişe dair tüm sorularını cevabını alacaktır.这时,悟君会回答你所提出的任何问题。
Yetimhane görevlisi onu meydandan alacaktır.戴梓出生在官宦之家。
Karşılaşma Kuzey İrlanda'da yer alacak olan ilk büyük turnuvadır.擅在愛爾蘭跑大長途比賽的魔泉。
Borçlunun mallarına el koyularak satılır ve alacaklılara alacağı miktar ödenir para artarsa borçluya verilir.債權的標的即為債權之客體,也就是債務人所應為之給付。
Böylece Tolkien 45 yaşındayken Yüzüklerin Efendisi ismini alacak olan hikâyeyi yazmaya başladı.그래서 그 해, 45세였던 톨킨은 훗날 《반지의 제왕》이라는 이름을 달게될 소설을 쓰기 시작한다.
Kitabı satın alacaktım.책으로 출판되기도 하였다.
Mısır her iki taraftan ateşkese uyacaklarına dair güvence alacak. c.키프로스의 기권으로 이집트가 자동으로 2차 예선에 진출함.
Onun yerine alacak birisi gerekmektedir.반드시 누군가에 의해 고용되어 있어야 한다.
Yine alışmam zaman alacak.또 하나 반복되는 주제는 수간이다.
2015'te, Shia LaBeouf ve Greta Scacchi isimlerinin oyuncu kadrosunda yer alacakları duyuruldu.2015년 샤이아 러버프와 그레타 스카치가 영화에 출연 할 것으로 알려졌다.