O tabloyu satın alacağım.I'm going to buy that painting.
Ben yeni bir bisiklet satın alacağım.I'm going to buy a new bicycle.
İşi alacağımı sanmıyorum.I don't think I'll get the job.
Tom ve ben yeni bir araba satın alacağız.Tom and I are going to buy a new car.
Kullanılmış bir araba satın alacağım.I'm going to buy a used car.
Ne satın alacağıma karar veremiyorum.I can't decide what to buy.
Tom'un zaten yeni bir motosiklet alacak kadar parası var.Tom already has enough money to buy a new motorcycle.
Daha ucuz olanı satın alacağım.I'll buy the cheaper one.
Tom yaşlı bir vatandaş indirimi alacak kadar yaşlı.Tom is old enough to get a senior citizen's discount.
Bunların ikisini de alacağım.I'll take both of these.
Onu Tom'a satın alacağım.I'm going to buy Tom that.
Jambonlu bir sandviç alacağım.I'm going to have a ham sandwich.
Boston'a gitmenin ne kadar zaman alacağını merak ediyorum.I wonder how long it'll take to get to Boston.
Sana bir battaniye alacağım.I'll get you a blanket.
Japonca eğitimi alacak mıyız?Are we going to study Japanese?
Birisinin bunlardan birini satın alacağından emin değilim.I'm not sure anybody would buy one of these.
Kimsenin bunlardan birini satın alacağından emin değilim.I'm not sure that anybody would buy one of these.
Tom bir kitap satın alacak.Tom will buy a book.
Sami intikam alacağına dair yemin etti.Sami swore he would get revenge.
İki tane alacağım.I'll take two.
Biletleri satın alacağım.I will buy the tickets.
Tom kendisini işe alacaklarını umuyor.Tom is hoping they'll hire him.
Tom onu benim için satın alacak.Tom will buy that for me.
Tom onu bizim için satın alacak.Tom will buy that for us.
Onu alacağım sanırım.I think I'll take that.
Sana bir saat satın alacağım.I'll buy you a watch.
Tom sana ne alacağını söyledi mi?Did Tom tell you what to buy?
Tom'a ne alacağını söyledin mi?Did you tell Tom what to buy?
Tom Mary'ye ne alacağını söyledi mi?Did Tom tell Mary what to buy?
Sami kürk paltoyu satın alacaktı.Sami was going to buy the fur coat.
Bunu yapabilirim ama zaman alacak.I can do that, but it'll take time.
Yarın biraz ekmek satın alacağım.I'm going to buy some bread tomorrow.
Açıklamak çok fazla zaman alacak.It'll take too much time to explain.
İşi gerçekten alacağım şans nedir?What're the chances I'll actually get the job?
Sen ne istersen satın alacağım.I'll buy you whatever you want.
Hangisini satın alacağıma karar vermeme yardım eder misin?Will you help me decide which one to buy?
Gelecek yıl Fransızca alacağım.I'll be taking French next year.
Tom'un babası ona bir gitar alacak.Tom's father is going to buy him a guitar.
Burada yaşamaya alışmak uzun zamanımı alacak.It's going to take me a long time to get used to living here.
O bileziği sana alacağım.I'll buy you that bracelet.
Sana bu kitabı alacağım.I'll buy you this book.
Sana yiyecek bir şeyler alacağım.I'll buy you something to eat.
Eğer istersen bunu senin için alacağım.I'll buy this for you if you want it.
Tom ve Mary yardım alacaklar.Tom and Mary are going to get help.
Bunu yapmak muhtemelen yaklaşık üç saatini alacak.It's likely going to take you about three hours to do that.
Bunu yapmak yaklaşık üç saatini alacaktır.It'll probably take you about three hours to do that.
Seni otelin önünden alacağım.I'll pick you up in front of the hotel.
İki top dondurma alacağım.I'll take two scoops of ice cream.
Tom Mary'i havaalanından alacak.Tom will pick Mary up at the airport.
Kim böyle pahalı bir şeyi alacak merak ediyorum.I wonder who would buy an expensive thing like this.
Bunu bu şekilde yapmak çok zaman alacaktır.Doing it that way will take too much time.
Issız bir adaya düşseydin yanına alacağın üç şey ne olurdu?If you were stranded on a desert island, what three things would you bring?
Tom yardım alacak, değil mi?Tom is going to get help, isn't he?
Bunu yapmaktan zevk alacağımı düşünmemiştim.I didn't think that I'd enjoy doing that.
Bunun ne kadar zaman alacağını bilmiyorum.I don't know how much time it'll take.
Araba istiyorum, ama alacak param yok.I want a car, but I don't have money to buy one.
Bana ait ne varsa alacağım.I will take what is mine.
Sorunu onlarla yarın ele alacağız.We'll discuss the problem with them tomorrow.
Yaparsam benden intikam alacak.If I do it, he will take revenge on me.
Daha pahalı olanı alacağım.I'll take the more expensive one.