Yiyecek bir şey alacağım.I am going to have something to eat.
Ben şişeyi alacağım.I'll take the bottle.
Teşekkürler, Tom. Ben onu oradan alacağım.Thanks, Tom. I'll take it from there.
Arabam seni sabahleyin alacak.My car will pick you up in the morning.
İlk nöbeti ben alacağım.I'll take the first watch.
Onları geri alacaksınız.You'll get them back.
Endişelenmeyin, yakında sesinizi geri alacaksınız.Don't worry, you'll get your voice back soon.
Bu sadece üç dakika alacak.It'll just take three minutes.
Ben ceketi alacağım.I'll take the jacket.
Ben ilk vardiyayı alacağım.I'll take the first shift.
Tom onu istedi ve o onu alacak.Tom asked for it and he's going to get it.
Senden gerçeği alacağım.I'm going to get the truth out of you.
Tom yarın seni uygulamadan alacağını söyledi.Tom said he'll pick you up from practice tomorrow.
Kim Tom'dan izin alacak?Who's going to check with Tom?
Ne kadar alacaksın?How much will you get?
Şemsiyemi alacağım.I'll take my umbrella.
Tom işi alacağına kesin gözüyle bakıyor gibi görünüyor.Tom seems to take it for granted that he'll get the job.
İşi alacağına dair içimde bir his var.I have a feeling you'll get the job.
İşi alacağını hissediyorum.I have a feeling you'll get the job.
Ne kadar ödeme alacağından emin değilim.I'm not sure how much you'll get paid.
Riski göze alacağımı düşündüm.I thought I'd take a chance.
Belki bir bisiklet alacağım.Maybe I'll buy a bike.
Tom sadece bir dakika alacağını söylüyor.Tom says it'll only take a minute.
Sanırım geçen hafta baktığımız o evi satın alacağız.I think we'll buy that house we were looking at last week.
Sanırım gelecek hafta birkaç gün izin alacağım.I think I'll take a couple of days off next week.
Sanırım kendime bir içki daha alacağım.I think I'll get myself another drink.
Bunlardan birini Tom için alacağımı düşündüm.I thought I'd buy one of these for Tom.
Her tedbiri alacağız.We'll take every precaution.
Bu sadece yaklaşık üç dakika alacak.It'll just take about three minutes.
Yağmur yağma ihtimaline karşı şemsiyemi alacağım.I'll take my umbrella in case it rains.
Bunu göze alacağım.I'll chance it.
Başka bir şey satın alacak mısın?Are you going to buy anything else?
Onu alacak mısın?Are you going to buy that?
Bunu alacak mısın?Will you take it?
Tom'un hangisini alacağını düşünüyorsun?Which one do you think Tom is going to buy?
Onu geri alacağım.I'll get it back.
Sana istediğin bir şeyi alacağım.I'll buy you anything you want.
Yarın bir sırt çantası alacağım.I'll buy a backpack tomorrow.
Günü Tom'la harcamaktan zevk alacağını biliyorum.I know you'll enjoy spending the day with Tom.
Bu uzun zaman alacak.This is going to take a long time.
Bunu ne kadar zaman alacağını fark etmedim.I didn't realize how much time this was going to take.
Sanırım bu bir sonraki şarkıdan herkes zevk alacak.I think everyone will enjoy this next song.
Birkaç sandviç ekmeği alacağım.I'll buy some rolls.
Yarın ihtiyacım olan şeyi alacağım.Tomorrow, I'm going to buy what we need.
O filmden zevk alacağını biliyorum.I know you'll enjoy that movie.
Tom'un bu filmden zevk alacağını düşünmüyorum.I don't think Tom will enjoy this movie.
En azından otuz dakika daha fazla zaman alacaktır.It'll take at least thirty minutes longer.
Bu çok uzun zamanını alacak.It'll take you too long.
Onu alacağını biliyordum.I knew you'd get it.
Daha ne alacağım?What more will I get?
Sanırım biraz daha yiyecek satın alacağım.I think I'll buy some more food.
O CD'yi satın alacağım.I'll buy that CD.
Gerçekten o arabayı satın alacak mısın?Are you really going to buy that car?
Bir takvim alacağım.I'll buy a calendar.
Ne satın alacağımı bilmiyorum.I don't know what to buy.
Tom eski bisikletini birinin satın alacağını umuyordu.Tom hoped somebody would buy his old bicycle.
Onun hepsini açıklamak biraz zaman alacak.It's going to take a little time to explain it all.
Hak ettiğin şeyi alacaksın.You will get what you deserve.
Zengin olursam, bir şato alacağım.If I get rich, I'll buy a castle.
Biz birlikte duş alacağız.We're going to take a shower together.