Ana içeriğe geç
Sözlük

ala ile cümle

ala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu şemsiyeyi alacağım.I'll take this umbrella.
Bu dergiyi alabilir miyim?May I have this magazine?
Bu iyi hava devam ederse, iyi bir ürün alacağız.We'll have a good crop if this good weather keeps up.
Bu göl alabalık kaynıyor.This lake abounds in trout.
Bu köpek bizim alay maskotumuzdur.This dog is our regimental mascot.
Bu durum benim yetki alanımın dışında.This case is outside my jurisdiction.
Bu konuyla ilgili alabildiğin tüm bilgiyi bana getir.Get me all the information you can on this matter.
Bu sınıf sadece otuz öğrenci alabilir.This classroom can accommodate only thirty students.
Bu ders için kaç kredi alabilirim?How many credits can I get for this course?
Bu evin alanı nedir?What is the area of this house?
Bu kalemi ödünç alabilir miyim?May I borrow this pen?
Bu bluzu alabilir miyim, lütfen?Could I have this blouse taken in, please?
Ben bu gülleri alacağım.I'll take these roses.
Bu otobüs elli kişi alabilir.This bus can hold fifty people.
Bu defteri ne kadar süre ödünç alabilirim?How long may I borrow this notebook?
Sanırım bu kravatı alacağım.I think I'll take this tie.
En iyisi olarak görünen bu kravatı alacağım.I will take this tie, as it seems to be the best.
Bu seminer Japon firmalarından üst düzey pazarlama liderlerini hedef alacaktır.This seminar will target senior marketing leaders from Japanese firms.
Bu ceketi alacağım.I'll take this coat.
Bu kart ile seyahat çekleri alabilir miyim?Can I get travelers checks with this card?
Bu kartla nakit ödünç alabilir miyim?Can I borrow cash with this card?
Bu portakalı alabilir miyim?Can I have this orange?
Bu sandalye için ne alacaksın?What will you take for this chair?
Bu alan tamamen değişti.This area has changed completely.
Bu CD'yi ödünç alabilir miyim?May I borrow this CD?
On dakikalık bir mola alalım.Let's take a 10-minute break.
Burada gümrüksüz şeyler alabilir miyim?Can I buy things here duty-free?
Hava burada Alaska'da olduğu kadar soğuk değil.It isn't as cold here as in Alaska.
Bir kola alabilir miyim?May I have a Coca-Cola?
Bir kahve daha alabilir miyim, lütfen.Could I have one more coffee, please?
Bir fincan kahve alabilir miyim?Could I have a cup of coffee?
Paltonuzu alabilir miyim?May I take your coat?
Kekin herhangi bir yarısını alabilirsin.You may take either half of the cake.
Kay oyuncak bebeği alana kadar ağlamayı kesmedi.It was not until Kay received the doll that she stopped crying.
Kremalı ve şekerli bir fincan kahve alabilir miyim?May I have a cup of coffee with cream and sugar?
Oyun alanı, beyaz çizgiler tarafından üçe bölünmüş.The playground is divided into three areas by white lines.
Kargalar çiftçinin mısır alanını harap ettiler.Crows all but destroyed the farmer's field of corn.
Kanada'nın alanı Amerika birleşik Devletleri'nkinden daha büyüktür.The area of Canada is greater than that of the United States.
Kanada'da ağaç kesmenin yasa dışı olduğu bir sürü alan vardır.In Canada, there are many areas where it is illegal to log trees.
Benzinin fiyatı o kadar yüksek ki, büyük bir araba satın alamayız.The price of gasoline is so high that we cannot buy a big car.
Kasetler satın alacağım.I will buy cassette tapes.
Adınızı alabilir miyim, lütfen?May I have your name, please?
İsminizi alabilir miyim?May I have your name?
Adınızı ve oda numaranızı alabilir miyim, lütfen?May I have your name and room number, please?
Ad ve telefon numaranızı alabilir miyim lütfen?May I have your name and telephone number, please?
Senin için küçük bir şey alacağım.I will pick up a little something for you.
Biraz su alabilir miyim lütfen?Can I have some water, please?
Biraz su alabilir miyim, lütfen?Could I get some water, please?
Bir bardak su alabilir miyim?May I have a glass of water?
Paralı insanlar tereyağ alabildi.People with money were able to buy butter.
Sizden biraz para ödünç alabilir miyim?Can I borrow some money from you?
Yeterli param olsa, ben bu kitabı satın alabilirim.If I had enough money, I could buy this book.
Ben, para olmadığı için onu satın alamam.I can't buy it for lack for money.
Paranın her şeyi satın alabileceği fikri yanlış.The idea that money can buy everything is wrong.
Şimdi yeterli param var, o kamerayı satın alabilirim.Now that I have enough money, I can get that camera.
Halam arabamı onun park alanında park etmeme izin verdi.My aunt allowed me to park my car in her parking space.
Midem ağrıyor. Bir mide ilacı alabilir miyim?My stomach hurts. Can I have some stomach medicine?
Keşke bir motosiklet alabilsem.I wish I could buy a motorcycle.
Emi İngilizce eğitimi alacak.Emi will study English.
AIDS araştırma dünyasında yer alan tüm değişiklikleri takip edemem.I can't keep track of all the changes taking place in the world of AIDS research.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod