Ben her zaman Shirley ve Alan'ın birlikte olacaklarını düşündüm.I always thought that Shirley and Alan would get together.
Şimdi anahtarı alabilir miyim, lütfen?Can I have the key now, please?
Jimmy onunla alay eden arkadaşlarına alıştı.Jimmy was accustomed to his friends making fun of him.
Üç tane tarçınlı çörek alabilir miyim?Could I have three cinnamon donuts?
Jane doğrudan A alacaktır.Jane will get straight A's.
Sam, bu senin saatlerini alacak.Sam, this is gonna take you hours.
Onun için bir ileti alabilir miyim?May I take a message for him?
Siparişinizi alabilir miyim?May I take your order?
Siparişinizi alabilir miyim, lütfen?May I have your order, please?
Siparişinizi şimdi alabilir miyim?Can I take your order now?
Ben böylesine pahalı bir restoranda yemek yemeği göze alamam.I can't afford to eat in such an expensive restaurant.
Böylesine pahalı bir bisikleti alacak kadar delisin.You're crazy to buy such an expensive bike.
Daha fazla iş alamam.I can't take any more work.
Onu alacağım.I'll take it.
Bunu iki ya da üç günlüğüne alabilir miyim?May I have this for two or three days?
Bunu alacağım.I'll take this one.
Bu kitapları ödünç alabilir miyim?Is it okay if I borrow these books?
Bu kitapları bir haftalığına kütüphaneden ödünç alabilirsin.You can borrow these books from the library for a week.
Bu onların dünyanın manyetik alanını kullanamadıklarından dolayı olabilir.This may be because they could not use the earth's magnetic field.
Bunu herhangi kitapçıdan alamazsın.You can't get this at any bookseller's.
Bunu kendiniz için alabilirsiniz.You can keep this one for yourself.
Bundan hoşlanıyorum. Onu alacağım.I like this. I'll take it.
Çöp alanı nerede?Where is the garbage area?
Bu dansı alabilir miyim?May I have this dance?
Bu ilacı çocukların alamayacağı bir yere koy.Put this medicine where children can't get it.
Bu sorunu üçüncü bölümde ele alacağız.We will deal with this problem in Chapter Three.
Bu meseleyle alakalı görüşün nedir?What's your opinion with regard to this matter?
Bu kitabı ödünç alabilir miyim?May I borrow this book?
Ben bu kitabı alabilir miyim?May I have this book?
Bu kitaptan büyük bir keyif alacaksınız.You will derive great pleasure from this book.
Bu kitabı ne kadar süre ödünç alabilirim?How long can I keep this book?
Bu kitap üzerinde imzanızı alabilir miyim?Could I have your autograph on this book?
Japonya bu alanda Abd'yi yakaladı.Japan caught up with the United States in this field.
Bu alanda birçok bilim adamı çalışıyor.Many scientists are working in this field.
Soğuk algınlığımı atlatmak uzun zamanımı alacak.It'll take me a long time to get over my cold.
Bu güzel ev, satın alamayacağımız kadar pahalıdır.This beautiful house is so expensive that we can't buy it.
Bu şehrin alanı nedir?What is the area of this city?
Bu gidişle biz bir ev satın alamayacağız.At this rate, we won't be able to buy a house.
Bu kahverengi kravatı alacaktım.I would take this brown tie.
Birçok kişi bu alana vuran soğuk hava dalgasında öldü.Quite a few people were killed on the cold wave that hit this area.
Bu alan deniz ürünlerinde zengin.This area is rich in marine products.
Bu alan oldukça geç inşa edilmiştir.This area has been considerably built up of late.
Bu bir koruma alanı olarak adlandırıldı.This has been designated a conservation area.
Bu alan şu anda inşa edilmiştir.The area is built up now.
Bu alan harap ediliyor.This area is devastated.
Su, bu alanda azdır.Water is scarce in this area.
Bu alan için ayrıntılı haritalar çizilmedi.Detailed maps for this area have not been drawn.
Bu alanda bir orman yangını patlak verdi.A forest fire broke out in this area.
Avlanmak bu alanda yasaklanmıştır.Hunting is prohibited in this area.
Evler bu alanda yapılamazlar.Houses can't be built in this area.
Bu nehir alabalıkla doludur.This river abounds in trout.
Bu kütüphaneden bir defada en çok üç kitap ödünç alabilirsiniz.At this library, you can borrow up to three books at a time.
Sebzeler yetiştirmek için bu alanı kullanabilir miyim?Can I use this area to raise vegetables?
Bu alanda sigara içmek yasaktır.Smoking is forbidden in this area.
Bu yerleşim alanı yaşamak için rahat.This residential area is comfortable to live in.
Bu böcekler geniş bir alana yayıldılar.These insects are widely distributed.
Bu araba o kadar ucuzdu ki onu satın alabildi.This car was so cheap that he could buy it.
Bu araba için yedek parça alamam.I can not buy spare parts for this car.
Bu saati ücretsiz alabilirsin.You can have this watch for nothing.
Bu işin zamanımın çoğunu alacağından korkuyorum.I fear this work will take up most of my time.