Ana içeriğe geç
Sözlük

ala ile cümle

ala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Güvercinler dünyadaki manyetik alanının yardımıyla evlerine dönebilirler.Pigeons can find their way home with the help of the Earth's magnetic field.
Bir kitabı bu kadar pahalı alamam.I can't buy a book this expensive.
Böylesine pahalı bir arabayı almayı göze alamam.I can't afford to buy such an expensive car.
Öyle bir şeyi satın almayı göze alamam.I cannot afford to buy such a thing.
Bunu yaparsan kendini alay konusu edersin.If you do that, you're going to subject yourself to ridicule.
Daha az alamam.I cannot take less.
Çocukların alamayacağı yere koyun.Put it where children can't get at it.
Onu ücretsiz alabilirsin.You can have it for nothing.
Bu, onun uzmanlık alanı.That's his specialty.
Bu saçmalığın dik alası.That's absolute nonsense!
Onu 1,000 yenin altında alamazsın.You can't buy it under 1,000 yen.
O, benim alamayacağım kadar çok pahalıdır.It is too expensive for me to buy.
İsteyen onu alabilir.Whoever wants it may take it.
Ne kadar olduğu umurumda değil. Ben zaten onu alacağım.I don't care how much it costs. I'm going to buy it anyway.
O hikayeyi duyduğumda gülmekten kendimi alamadım.I couldn't help laughing when I heard that story.
Biz bunu göze alamayabiliriz.We may not be able to afford it.
Sorun benim alanımın dışındadır.The problem is outside my field.
Kitabı alabilirsin.You may take the book.
Bu kitabı temiz tuttuğunuz sürece ödünç alabilirsiniz.You may borrow this book as long as you keep it clean.
Kitaplardan herhangi birini alabilirsin.You may take either of the books.
Kitabı isteyen herkes onu alabilir.Whoever wants the book may have it.
Kitaptan birçok değerli bilgi alabiliriz.We can get a lot of valuable information from the book.
Alan askeri amaç için kullanılır.The site is used for military purposes.
Kırsal alan büyük ölçüde gelişecek gibi görünüyor.It seems the rural area will be developed on a large scale.
Nerede harita alabilirim?Where can I get the map?
Çocuk, korkak olduğu için, arkadaşıyla alay etti.The boy mocked his friend for being a coward.
Onu o zamandan önce alabilecek miyim?Will I be able to get it before then?
Çocuk kızla alay etti.The boy made fun of the girl.
Kız tüm sınıf arkadaşları tarafından alay edildi.The girl was laughed at by all her classmates.
Keşke o arabayı satın alacak yeterli param olsa.I wish I had enough money to buy the car.
Araba benim alamayacağım kadar çok pahalı.The car is too expensive for me to buy.
Sözlüğü alacak kadar param yok.I have no money to buy the dictionary.
Kaza haberi kamu alarmına neden oldu.The news of the accident caused public alarm.
O çocukla alay etmeyin.Don't make fun of that child.
O çocuk şekerleme için annesiyle alay etti.That child teased his mother for candy.
O, işi alamadı.He couldn't get the job.
O dergiyi nereden alabilirim?Where can I buy that magazine?
Görünce gülmekten kendimi alamadım.I couldn't help laughing at the sight.
İstiyorsan o köpeği satın alabilirsin. O satılık.You can buy that dog if you want to. It is for sale.
Ben sarı olanını alacağım.I'll take the yellow one.
Yarışı kim kazanırsa ödülü alacak.Whoever wins the race will receive the prize.
Çok az sayıda insan böylesine pahalı bir arabayı satın alabilir.Few people can buy such an expensive car.
Salon 1.000'den fazla kişiyi alacak kadar büyüktü.The hall was so large as to hold more than 1,000 people.
Onun partideki davranışı o kadar komikti ki kendimi gülmekten alamadım.His behavior at the party was so humorous that I could not help laughing.
Eğer o zaman İngilizce konuşabilseydim, alay edilmezdim.If I had been able to speak English then, I would not have been made fun of.
Oraya varmak bir saat alacaktır.It'll take an hour to get there.
O yeni evlerle dolu bir alandır.It's an area crowded with new houses.
Olduğun yerde kal, geleceğim ve seni alacağım.Stay put. I'll come and get you.
Arabanı ödünç alabilir miyim?Would you mind if I borrowed your car?
Onun hepsi Montgomery'de, Alabama'da 1 Aralık 1955 'te başladı.It all started in Montgomery, Alabama, on December 1, 1955.
Her şeyi göz önüne alarak o arabayı satın aldı.Taking everything into consideration, he bought the car.
Bir kaşık alabilir miyiz?Could we have a spoon?
Aperatifleri nereden satın alabilirim?Where can I buy snacks?
Bifteğini bitir ve sonra bir şeker alabilirsin.Eat up the steak and then you can have a candy.
Bir tornavida alabilir miyim?Could I have a screwdriver?
Bir bardak beyaz şarap alabilir miyim?Could I have a glass of white wine?
Bir bardak şampanya alacağım.I'll take a glass of champagne.
Bir duş alabilir miyim?May I take a shower?
Ben bir duş alacağım.I'll take a shower.
Jack, yeni bir bisiklet satın almayı göze alamaz.Jack can't afford to buy a new bicycle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod