Ana içeriğe geç
Sözlük

ala ile cümle

ala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu sadece üç dakika alacak.It'll just take three minutes.
Bütün bu kitapları alamam.We can't afford all these books.
O yıllar alabilir.That could take years.
Bu yıllar alabilir.It may take many years.
Öğrencileri alarma geçirmek istemedim.I didn't want to alarm the students.
Ben ceketi alacağım.I'll take the jacket.
Ben ilk vardiyayı alacağım.I'll take the first shift.
Tom bunu göze alamadı.Tom couldn't face it.
Onu alabilirsin ya da onu bırakabilirsin.You can take it or leave it.
Tom onu istedi ve o onu alacak.Tom asked for it and he's going to get it.
Tom ayağıyla sessiz alarmı itti.Tom pushed the silent alarm with his foot.
Tom bu geceki konser için hepimize bilet alabildi.Tom was able to get us all tickets to tonight's concert.
Sarı alarma gidin.Go to yellow alert.
Biz seninle alay etmiyoruz.We weren't making fun of you.
Senden gerçeği alacağım.I'm going to get the truth out of you.
Ben sizden para alamadım.I couldn't take money from you.
Ben senin için onları alabilen tek kişiyim.I'm the only one who can get them for you.
Tom yarın seni uygulamadan alacağını söyledi.Tom said he'll pick you up from practice tomorrow.
Sana anahtarı alayım.Let me get you the key.
Tom Mary'yi sevmekten kendini alamadı.Tom couldn't help but like Mary.
Bir motosiklet alabilir miyim?Can I get a motorcycle?
En iyi şampanyandan bir şişe alabilir miyiz?Could we get a bottle of your best champagne?
Bir ev satın alarak ne yapıyorsun?What are you doing buying a house?
Seni sadece bir dakikalığına ödünç alabilir miyim?Can I borrow you for just a minute?
O kadar pahalı bir ev satın alarak ne yapıyorsunuz?What are you doing buying a house that expensive?
Kırmızı gözü alabilir misin?Can you take the red eye?
Devamlı hayâlini kurduğun evi satın alabilseydin, ne olurdu?What if you were able to buy the house you've always dreamed of?
Senin küreğini ödünç alabilir miyim?Can I borrow your shovel?
Sana akşam yemeği falan alabilir miyim, Tom?Can I buy you dinner or something, Tom?
Alarmını kurmayı unuttun mu, Tom?Did you forget to set your alarm, Tom?
Kim Tom'dan izin alacak?Who's going to check with Tom?
Alarmı ne tetikledi?What tripped the alarm?
Bununla biraz salsa alabilir miyim?Can I have some salsa with that?
Ne kadar alacaksın?How much will you get?
Bir dakikanı alabilir miyim?Might I have a moment?
Öncelikle bir fincan kahve alabilir miyim?Can I have a cup of coffee first?
Böbreğim için ne kadar alabileceğimi düşünüyorsun?How much do you think I can get for my kidney?
Şemsiyemi alacağım.I'll take my umbrella.
Tom işi alacağına kesin gözüyle bakıyor gibi görünüyor.Tom seems to take it for granted that he'll get the job.
İşi alacağına dair içimde bir his var.I have a feeling you'll get the job.
İşi alacağını hissediyorum.I have a feeling you'll get the job.
O işi alabileceğimi umuyorum.I hope I can get that job.
İhtiyacım olanı nereden alabileceğimi Tom'un bilip bilmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom knows where I can buy what I need.
Okulda Tom'la sık sık alay edildi.In school, Tom was often teased.
Ne kadar ödeme alacağından emin değilim.I'm not sure how much you'll get paid.
Tom bu alanda bir uzman.Tom is an expert in this field.
Tom bu alanı avucunun içi gibi biliyor.Tom knows this area like the back of his hand.
Riski göze alacağımı düşündüm.I thought I'd take a chance.
Belki bir bisiklet alacağım.Maybe I'll buy a bike.
Bu biraz zaman alabilir.This might take a while.
Bu biraz zamanımı alabilir.This may take me a while.
Tom bir ehliyet alamayacak kadar çok genç.Tom is too young to get a driver's license.
Bu bir dakika alabilir.This may take a minute.
Tom sadece bir dakika alacağını söylüyor.Tom says it'll only take a minute.
Bırak eşyalarımı alayım.Let me get my stuff.
Sanırım geçen hafta baktığımız o evi satın alacağız.I think we'll buy that house we were looking at last week.
Sanırım gelecek hafta birkaç gün izin alacağım.I think I'll take a couple of days off next week.
Sanırım kendime bir içki daha alacağım.I think I'll get myself another drink.
Onları alalım.Let's get them.
Bunlardan birini Tom için alacağımı düşündüm.I thought I'd buy one of these for Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod