Ana içeriğe geç
Sözlük

ala ile cümle

ala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu ödülü alabilmek için her şeyi yaptım.I did everything I could to obtain this prize.
Ben senin telefonunu ödünç alabilir miyim?May I borrow your telephone?
Philae'nin iniş alanına Agilkia adı verildi.Philae's landing site was named Agilkia.
Nereden tuğla satın alabilirim?Where can I buy bricks?
Tom beni saat 6.00'da alacağını söyledi.Tom said that he would pick me up at 6:00.
Onu yapmayı göze alamam.I can't afford to do that.
Değişim zaman alacaktır.Change will take time.
Tom şu anda mevcut değil. Bir mesaj alabilir miyim?Tom is not available at the moment. May I take a message?
Menüyü ve şarap listesini alabilir miyim?May I have the menu and the wine list?
Bu dönem 5. seviye Arapça alacağım.I am taking Arabic Level 5 this semester.
Ben telefon numaranızı alabilir miyim?Could I have your phone number?
Adımın ve doğum yerimin konuyla alakası yok, arkadaşım.My name and my birthplace are irrelevant, my friend.
Herkesin bir ilgi alanı vardır.Everyone has an area of interest.
Önerilerimi alabilirsin ya da bırakabilirsin, keyfin bilir. Benim için fark etmez.You can take or leave my suggestions, as you wish. It's no skin off my nose.
Ben de bir tane alabilir miyim?Can I have one, too?
Tom beni 2.30'da alacak.Tom is going to pick me up at 2:30.
Okuldan sonra, Tom arabayla gelip beni alacak.Tom is going to pick me up after school.
Tom arabayla gelip beni istasyondan alacak.Tom is going to pick me up at the station.
Herkes alaycı bir biçimde ona güldü.All scornfully laughed at him.
Onlar durumu kontrol altına alacaklar.They'll take control of the situation.
Yiyecek bir şey alacağım.I am going to have something to eat.
Sana aşık olmaktan kendimi alamadım.I couldn't help falling in love with you.
İkisini de alabilirsin.You can have both.
Kentsel alanlardaki gaz salınımı ciddi kirliliğe neden oluyor.Gas emissions cause serious pollution in urban areas.
O alev alabilir.That is flammable.
İtfaiyeciler, yangını binanın arkasında kontrol altına alabildiler.Firefighters were able to contain the fire to the rear of the building.
Senin aksine, ben herkesin önünde insanlarla alay etmem.Unlike you, I don't make fun of people in public.
Şimdi bir mola alabilir miyim?Can I take a break now?
O, ahlaki bir gri alandır.It's a moral gray area.
Bu işi bu nedenle alamam.That's why I can't take this job.
Sadece bir saniye alalım.Let's just take a sec.
Sadece ihtiyacım olan bilgiyi alamıyorum.I just can't get the information I need.
Tom alay etti.Tom scoffed.
Tom hayal kırıklığına uğramış görünmekten kendini alamadı.Tom couldn't help but look disappointed.
Tom, alanında bir uzmandır.Tom is an authority in his field.
Alabileceğim şeyi yerim.I eat what I can afford.
Dosyayı alayım.Let me have the file.
Bu bir süre alabilir.That could take a while.
Ben şişeyi alacağım.I'll take the bottle.
Artık daha fazla zaman harcamayı göze alamam.I can't afford to waste any more time.
Teşekkürler, Tom. Ben onu oradan alacağım.Thanks, Tom. I'll take it from there.
Seni oraya alabilirim.I can get you there.
Tom kendini gösteriş yapmaktan alamadı.Tom couldn't help showing off.
Tom kendini kontrol altına alamadı.Tom couldn't contain himself.
Alarm çalmaya başladı.The alarm started ringing.
Tom o kadar komik görünüyordu ki gülmekten kendimi alamadım.Tom looked so funny that I couldn't help laughing.
Hâlâ bir şey alabileceğimi düşünüyorum.I still think I can get something.
Arabam seni sabahleyin alacak.My car will pick you up in the morning.
İlk nöbeti ben alacağım.I'll take the first watch.
Ben sadece bu kadar alabilirim.I can only take so much.
Onları geri alacaksınız.You'll get them back.
Bir içki alabileceğimiz bir yer biliyorum.I know a place where we can get a drink.
Tom bakmaktan kendini alamadı.Tom couldn't help but look.
Biz Tom aracılığıyla alamadık.We haven't been able to get through to Tom.
Sana yeni bir davul almayı göze alamadım.I couldn't afford to get you a new drum.
Bizi içeri alabilirim.I can get us in.
Seni içeri alabilirim.I can get you in.
Endişelenmeyin, yakında sesinizi geri alacaksınız.Don't worry, you'll get your voice back soon.
Tom kendine bir araba satın alamaz.Tom can't buy himself a car.
Tom artık onu alamaz.Tom can't take it any longer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod