Ana içeriğe geç
Sözlük

ala ile cümle

ala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom bu gece beni alacak.Tom is picking me up tonight.
Bunun sayesinde alacaksın.You're going to get through this.
Sadece alay ettiğini söyledin.You said that you were just teasing.
Tom sadece alay ediyordu.Tom was just teasing.
Tom Park caddesinde bir ev satın alacak.Tom is going to buy a house on Park Street.
Yeterli uyku alamadığın zaman nasıl alacağını biliyorsun.You know how you get when you don't get enough sleep.
Hiç olmazsa duş alabilirsin.You could at least take a shower.
Hiç değilse duş alabilirsin.You could at least take a shower.
En azından duş alabilirsin.You could at least take a shower.
Tom'u okuldan alamam.I can't pick Tom up from school.
Tom senin istediğini alamadı.Tom couldn't get what you requested.
Tom'un yerini alacağım.I'm going to take Tom's place.
Kalemini ödünç alabilir miyim?Could I borrow a pen?
İhtiyacınız olduğu kadar çok zaman alabilirsiniz.You can have as much time as you need.
Beni işe alacağını söylemiştin.You said you were going to hire me.
Tom alaylı davranıyor, değil mi?Tom is being sarcastic, isn't he?
Tom çok alaylı, değil mi?Tom is very sarcastic, isn't he?
Tom çok alaycı oluyor, değil mi?Tom is being very cynical, isn't he?
Tom oldukça alaycı, değil mi?Tom is quite cynical, isn't he?
Tom alaycı, değil mi?Tom is cynical, isn't he?
Tom sorumluluğu alabilir, değil mi?Tom is capable of taking charge, isn't he?
Tom'un alacak bazı kararları var.Tom has got some decisions to make.
Alarm için bir neden yok.There's no cause for alarm.
Paramı geri alabileceğimi düşünüyor musun?Do you think I can get my money back?
Sana bir bira alabilir miyim?Can I get you a beer?
Tom bira alamayacak kadar çok genç.Tom is too young to buy beer.
Tom bira satın alabilmek için çok genç.Tom is too young to buy beer.
Ödünç alabileceğim bir tuvalet pompan var mı?Do you have a toilet plunger I could borrow?
Tom nefes alamıyordu.Tom couldn't breathe.
Arabamı ödünç alabilirsin.You're welcome to borrow my car.
O tür arabayı satın almayı göze alamayacağımızı benim kadar iyi biliyorsun.You know as well as I do that we can't afford to buy that kind of car.
Mike, senin telefonunu ödünç alabilir miyim?Mike, can I borrow your phone?
Tam desteğimi alacaksın.You'll get my full cooperation.
Tom'dan bir gülümseme alamadım.I haven't been able to get a smile out of Tom.
Tom ekonomi alanında ihtisas yaptı.Tom majored in economics.
Tom elektronik alanında ihtisas yaptı.Tom majored in electronics.
O beklediğimizden daha çok zaman alacak.It may take longer than we expected.
Tom alaycı oluyor.Tom is being facetious.
Tom ormancılık alanında ihtisas yaptı.Tom majored in forestry.
Alabileceğin tüm yardıma ihtiyacın var.You need all the help you can get.
Yeni bir araba satın almayı göze alamıyoruz.We can't afford to buy a new car.
Buraya gelirken inşaat alanının önünden geçtim.I walked past the construction site on my way here.
Onlar bunu göze alamaz.They can't afford it.
Tom bir alakarga kadar çıplaktı.Tom was as naked as a jaybird.
Bıçağımı alan kişi sen misin?Are you the one who took my knife?
Tom neredeyse alışveriş listesindeki her şeyi alabildi.Tom was able to buy almost everything on his shopping list.
Tom Mary ile alay ediyor.Tom is making fun of Mary.
Tom son derece alaycı.Tom is extremely sarcastic.
Akşam yemeği için birkaç şişe şarap alacağım.I'm going to buy a few bottles of wine for dinner.
Kırmızı hapı mı yoksa mavi hapı mı alacaksın?Will you take the red pill or the blue pill?
Boğucu atmosferde zar zor nefes alabiliyorum.In the stifling atmosphere, I can barely breath.
Tom nefes alamadığını söyledi.Tom said he couldn't breathe.
Satın alamadığımız atın her zaman bir kusuru olacaktır.The horse that we can't buy will always have a defect.
Tom çocuk psikolojisi alanında ihtisas yaptı.Tom majored in child psychology.
Alarmım çalmaya başladı.My alarm just went off.
Onun adını alamadan önce gitti.He left before I could get his name.
Tom'un alabileceği tüm yardıma ihtiyacı var.Tom needs all the help he can get.
Tom aksanımla alay etti.Tom made fun of my accent.
Tom kol saatindeki alarmı kurdu.Tom set the alarm on his watch.
Yaptığın salaklık karşısında kendimi gülmekten alamıyorum.I can't help but laugh at how foolish you were.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod