Ana içeriğe geç
Sözlük

ala ile cümle

ala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Mektubu alana kadar bekle.Wait until you receive the letter.
Benim köpeğim husky değil, Alaska malamutudur.My dog is an Alaskan malamute, not a husky.
Benim köpeğim Sibirya kurdu değil, Alaska kurdudur.My dog is an Alaskan malamute, not a husky.
Yiyecek alacak hiçbir yer yoktu.There was nowhere to buy food.
Tom'a onun ne kadar zaman alacağını düşündüğünü sordum.I asked Tom how much time he thought it would take.
Kimi işe alacağına önceden karar verdin mi?Have you already decided who you're going to hire?
Tom bana arabamı ödünç alıp alamayacağını sordu.Tom asked me if he could borrow my car.
Ben bir testere ödünç alabilir miyim?Could I borrow a saw?
Tom ihtiyacın olan her şeyi sana alacak.Tom will get you everything you need.
Tom bana istediğimiz şeyleri bize alabileceğini söyledi.Tom told me that he could get us what we wanted.
Tom bana ihtiyacımız olan şeyleri bize alabileceğini söyledi.Tom told me that he could get us what we need.
Tom istediğini sana alabileceğini söylüyor.Tom says he can get you what you want.
Tom ihtiyacın olan şeyleri sana alabileceğini söylüyor.Tom says he can get you what you need.
Tom ihtiyacımız olan şeyi bize alabileceğini söyledi.Tom said he can get us what we need.
Sanırım ihtiyacımız olan her şeyi alabiliriz.I think we can get everything we need.
Tom'dan haber alan var mı?Has anyone heard from Tom?
Şimdi yeni birini işe alamayız.We can't hire anyone new right now.
Bu zaman, para ve sabır alacak.This will take time, money and patience.
Sana başka bir tane satın alacağım.I'll buy you another one.
Tom dinlemekten kendini alamadı.Tom couldn't help but listen.
Yarın hayvanat bahçesine gitmekle ilgileniyorsan 2.30'da seni alacağım.If you're interested in going to the zoo tomorrow, I'll pick you up at 2:30.
Yiyecek alacağım.I'll get the food.
Diğerlerini alacağım.I'll get the others.
Tom ihtiyacımız olan her şeyi alabileceğini söylüyor.Tom says he can get everything we need.
Tom ihtiyacımız olan her şeyi bize alabileceğini söylüyor.Tom says he can get us everything we need.
Silahları alacağım.I'll get the guns.
Tom'un Mary ile ilgili düşündüğü alakasız.What Tom thinks of Mary is irrelevant.
Benim düşüncem alakasız.My opinion is irrelevant.
Benim görüşüm alakasızdı.My opinion was irrelevant.
Fransızca konuşabilip konuşamaman bu konuşmayla tamamen alakasız.Whether you're able to speak French or not is completely irrelevant to this conversation.
Bu da alakasız.That's also irrelevant.
Tom'un söylediği genellikle alakasız.What Tom says is often irrelevant.
Bu detaylar alakasız.These details are irrelevant.
Senin düşüncen alakasız.Your opinion is irrelevant.
Bu tamamen alakasız.This is completely irrelevant.
Tom bir sürü alakasız ayrıntıları bildirerek zamanımızı boşa harcadı.Tom wasted our time reporting a lot of irrelevant details.
Belki bu doğru ama alakasız.Maybe that's true, but it's irrelevant.
Ne yazık ki, şu anda ihtiyacım olan her şeyi almayı göze alamam.Unfortunately, I can't afford to buy everything I need right now.
Maalesef okul ücretini göze alamadığım için üniversiteyi bırakmak zorunda kaldım.Unfortunately, I had to drop out of college because I couldn't afford the tuition.
O onu anlamadan önce biraz zaman alacak.It will take some time before he understands it, right?
Hadi, dürüst ol. Ben onu alabilirim.Come on, be honest. I can take it.
Şarap ve elma suyu satın alacağım.I'll buy the wine and the apple juice.
İster inan ister inanma, bu kez alaycı değilim.Believe it or not, I'm not sarcastic this time.
Ben bir porsiyon alabilir miyim?May I have a second helping?
Tom Mary'nin alaycı olduğunu biliyordu.Tom knew Mary was being sarcastic.
Tom'un bunu alacağından emin ol.Make sure Tom gets this.
Boston'a gitmemin ne kadar alacağını düşünüyorsun?How long do you think it'll take me to get to Boston?
Babam alarmı altıya kurdu.My father set the alarm for six o'clock.
Biraz kahve alabilir miyim, lütfen?Could I have some coffee, please?
Tom'un bu alanda özel eğitimi vardı.Tom has had special training in this field.
Sigara içilmeyen bir bölümde bir masa alabilir miyiz?Could we have a table in a non-smoking section?
Facebook 19 milyon dolara Whatsapp'ı satın alacak.Facebook will buy WhatsApp for 19 billion dollars.
Bütün adamlar onunla alay ettiler.The guys all made fun of him.
Bütün kızlar onunla alay ettiler.The girls all made fun of him.
Kızlar Tom'a sataştı ve onunla alay ettiler.The girls teased Tom and they made fun of him.
Umarım bu yıl vergilerimi zamanında alabilirim.I hope I can get my taxes in on time this year.
Şunu satın alabileceğin bir dükkan biliyorum.I know a store where you can buy that.
İşlerimi düzeltmek yaklaşık bir hafta alacak.It'll take about a week to straighten out my affairs.
Mary ile alay etmeyi kes. Onun ağlayacağını göremiyor musun?Stop teasing Mary. Can't you see she's going to cry?
Onlar Tom'un aksanıyla alay diyorlar.They've been teasing Tom about his accent.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod