Ana içeriğe geç
Sözlük

ala ile cümle

ala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O onun itibarını incitmeyi göze alamaz.He can't afford to have his reputation hurt.
Alarmı altıya kur.Set the alarm for six.
Bu alarm ne içindi?What was that alarm for?
Daha fazla insanı işe alacaklar mı?Are they going to employ more people?
Anglo Saksonlar başka dillerden sözcükler ödünç alarak dili zenginleştirdiler.The Anglo-Saxons enriched the language by borrowing words from other languages.
Mektubu okuyarak bilgi alabilir.He could get the information by reading the letter.
Londra'ya bir bilet alabilir miyim, lütfen?Can I have a ticket to London, please?
Kitabın bir kopyasını daha alamadım.I couldn't get another copy of the book.
Uçakla giderseniz, bagajımı alamayacaksınız.If you go by plane, you won't be able to take much luggage.
Boş bir alan bırak.Leave a blank space.
Tom'la alay etme.Don't tease Tom.
Tom alay konusu olabilecek bir kimse.Tom is fair game.
Ben alakayı görmüyorum.I don't see the relevance.
Benim alarm susmadı.My alarm didn't go off.
Herhangi bir alarm duymadık.We didn't hear any alarms.
Bir içki alacağım.I'll have a drink.
Merak etme. Parayı alacağız.Don't worry. We'll get the money.
Ben, alabildiğim tüm yardımı takdir ederim.I appreciate all the help I can get.
Sanırım hepiniz mazeret izni alacaksınız.I assume you'll be taking a leave of absence.
Her zaman daha fazlasını alabilirim.I can always get more.
Bir tane alabilirim.I can buy one.
İki tane alabilirim.I can buy two.
Onu Tom'dan alabilirim.I can get it from Tom.
Onu alabilirim.I can get it.
Ben kendi içkimi alabilirim.I can get my own drink.
İstediğim zaman şunlardan birini alabilirim.I can get one of those any time I want.
Senin için biletleri alabilirim.I can get the tickets for you.
Ben ihtiyacımız olan her şeyi bize alabilirim.I can get us everything we need.
Sana bir miktar alabilirim.I can get you a deal.
İhtiyaç duyduğunuz her şeyi size alabilirim.I can get you everything you need.
Sana biraz daha alabilirim.I can get you more.
Eğer istersen sana bir tane alabilirim.I can get you one if you like.
Mary'nin parfümünün kokusunu alabiliyorum. O daha önce burada olmalı.I can smell Mary's perfume. She must have been here earlier.
Onu alabilirim ya da bırakabilirim.I can take it or leave it.
Öyle bir şeyi göze alamam.I can't afford anything like that.
Ben bunu da göze alamam.I can't afford this one either.
Tom'dan bir cevap alamıyorum.I can't get an answer from Tom.
Ben bir avukatı göze alamam.I can't afford a lawyer.
Kendimi belki günün birinde seninle evleneceğimi düşünmekten alamıyorum.I can't help but think that maybe someday you and I'll get married.
Biz restoran alanında yemek yedik.We ate at the food court.
Onu sana alabilirdim.I could have bought that for you.
İşe giderken seni alabilirim.I could pick you up on my way to work.
Tom'un sabrına hayran olmaktan kendimi alamadım.I couldn't help but admire Tom's perseverance.
Acı içinde olduğunu fark etmekten kendimi alamadım.I couldn't help but notice that you're in pain.
Konuşmanı gizlice dinlemekten kendimi alamadım.I couldn't help but overhear your conversation.
Artık bunu alamadım.I couldn't take it anymore.
Gözlerimi Tom'dan alamadım.I couldn't take my eyes off Tom.
Ben o riski alamadım.I couldn't take that risk.
Göze alamadım.I couldn't take the chance.
Senin yerini alamadım.I couldn't take your place.
Daha çok zevk alacağım bir şey düşünemedim.I couldn't think of anything I'd enjoy more.
Bu avukat seni yarın açık mahkemede alacak.That lawyer is going to pick you apart in open court tomorrow.
Tom'u dinlemekten kendimi alamadım.I couldn't help but listen to Tom.
Kaç tane alacağımı bilmiyordum.I didn't know how many to get.
Hangi ölçüde alacağımı bilmiyordum.I didn't know what size to get.
Ölüm sadece bir ufuktur. Ve bir ufuk sadece görüş alanımızın sınırıdır.Death is only a horizon. And a horizon is just the edge of our field of view.
Kurabiyelerin kokusunu alabiliyorum.I can smell cookies.
Nereden ithal peynir alacağımı bilmiyorum.I don't know where to buy imported cheese.
Bunu ödünç alabilir miyim?May I borrow it?
Tom'un onun hakkında alay ettiğini sanmıyorum.I don't think Tom was kidding about that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod