Biraz kahvaltılık gevrek ve portakal suyu alacağım.I'll have some cereal and orange juice.
Ben ciddi bir tarzda konuşurken benimle alay etme.Don't make fun of me when I'm talking seriously.
Ben ciddi bir tarzda konuşurken benimle alay etmeyin.Don't make fun of me when I'm talking seriously.
Alandaki bir uzman tarafından takdir edilmek hoş.It is delightful to be praised by an expert in the field.
Sadece bir içki alacağım.I'll just have one drink.
Hızlı bir duş alayım.Let me take a quick shower.
Tom alaycı.Tom is sarcastic.
Sen alaycısın.You're sarcastic.
Tom bunu dikkate alacak.Tom will consider it.
Tom onu alacak.Tom will get it.
Tom bir tane alacak.Tom will get one.
Sen alaycı davranıyorsun.You're being facetious.
Benimle alay ediyorsun.You're mocking me.
Dikkatli olun, bu alanda pumalar var.Be careful, there are cougars in this area.
Şimdi birkaç tane silah satın alalım.Let's buy a few weapons.
Tom alabora oldu.Tom turned over.
Aksanımla alay etti.He made fun of my accent.
Yardım alacağız.We'll get help.
Onu alacağız.We'll get it.
Bir tane alacağız.We'll get one.
Orayı satın alacağız.We'll get there.
Bunu alacağız.We'll take it.
Onlar bir şey alacak.They'll buy anything.
Alana ihtiyacım vardı.I needed space.
Yardım alacağım.I'll get help.
Buz alacağım.I'll get ice.
Biraz alacağım.I'll get some.
Onları alacağım.I'll get them.
Bunları alacağım.I'll get these.
Seni alacağım.I'll get you.
Her şeyi ele alacağım.I'll handle everything.
Bir tane daha alacağım.I'll have another.
Bir şey alacağım.I'll take anything.
Sorumluluk alacağım.I'll take responsibility.
Alaycı oluyorum.I'm being sarcastic.
Sadece alay ediyorum.I'm just teasing.
Alakalı mı?Is that relevant?
Alaycı değil mi?Isn't that ironic?
Saatler alacak.It'll take hours.
Aylar alacak.It'll take months.
Zaman alacak.It'll take time.
Alakasız değil.It's not irrelevant.
Bu zaman alacak.That'll take time.
Bu alandan geçelim.Let's cut across this field.
O, kendi alanındaki en iyi adamdır.He's the best man in his field.
Ona o paranın satın alabileceği en iyi eğitim verildi.He was given the finest education that money could buy.
Bıçak ve çatal alabilir miyim lütfen?Could I have a knife and fork, please?
Sonraki istasyonda durup benzin alalım.Let's stop at the next station and gas up.
Bana başka bir kurşunkalem alabilir misin?Can you get me another pencil?
Ben bir pizza alabilir miyim lütfen?Can I have a pizza, please?
Onu alacaksın.You'll get it.
Bir tane alacaksın.You'll get one.
Ne yersem yiyeyim, kilo alamıyorum.I can't gain weight, no matter what I eat.
Alacaklıları onun peşinde.His creditors are after him.
Ben bir deri kemer satın alacağım.I'm going to buy a leather belt.
Bir paket sigara alacağım.I'm going to buy a pack of cigarettes.
Herhangi bir haber alamadığımız için endişeliydik.We were worried because we weren't getting any news.
Nereden bir fırça satın alabilirim?Where can I buy a brush?
Kırmızı alarm!Red alert!
Yarın Tom'u işe alacağım.I'll hire Tom tomorrow.