Ana içeriğe geç
Sözlük

ala ile cümle

ala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sana bir havlu alacağım.I'll get you a towel.
Tom'u alacağım.I'll pick Tom up.
2.30'da seni alacağım.I'll pick you up at 2:30.
Maalesef bu biraz daha zaman alacak.I'm afraid it's going to take a bit more time.
Tom ehliyetini alabildiği için çok sevindim.I'm so glad Tom was able to get his driver's license.
Bir içki alalım.Let's get a drink.
Tom'dan parayı bir şekilde alacağım.I'll get the money from Tom one way or another.
Hindistan'da büyük şehirlerin etrafında birçok kırsal alan vardır.In India, there are lots of rural areas around big towns.
Parti için bir fıçı bira alacağız.We'll get a keg of beer for the party.
Sanırım yapmamızı istediğin şeyi yapmayı bitirmek birkaç hafta alabilir.We think it may take a few weeks to finish doing what you asked us to do.
Parkın yanındaki küçük kahvehanede hızlı bir öğle yemeğini alalım.Let's grab a quick lunch at that small coffeeshop near the park.
Bir şişe viski alalım.Let's get a bottle of whiskey.
Sen alaycı olmak zorunda değilsin.You don't have to be sarcastic.
Onu alabilirsin.You can have it.
Bu hafta ödeme alacağız gibi görünmüyor.It doesn't look like we'll get paid this week.
Tom istediğini alabildi gibi görünüyor.It looks like Tom was able to get what he wanted.
O biraz zaman alabilir.It may take a while.
O biraz zaman alacak.That's going to take some time.
Alarm verin!Sound the alarm!
Bu civardaki alan bombalandı.The area around here was bombed.
O makale vejetaryenlerle alay ediyor.That article makes fun of vegetarians.
Alarm çalarsa, yürü, koşma.If the alarm rings, walk, don't run.
Karşılığında ne alacağım?What do I get in return?
"Bunu benim için alır mısın?" "Neyi alayım?""Will you buy it for me?" "Buy what?"
Ben onu daha uzun alamam.I can't take it any longer.
Önümüzdeki ay bir araba alacağım.I will buy a car next month.
Artık tanıdığım hiç kimse dışarıda yemek yemeyi göze alamıyor.No one I know can afford to eat out anymore.
Tom'un bankaya gideceğini ve biraz para alacağını düşündüm.I thought Tom would go to the bank and get some cash.
Tom'un partiden zevk alacağını sandım.I thought Tom would enjoy the party.
Tom'un yeni bir araba alacağını düşündüm.I thought Tom would buy a new car.
Nereden bir vuvuzela alabilirim?Where can I get a vuvuzela?
Hiç kimse geçmişini satın alabilecek kadar zengin değildir.No one is rich enough to buy back his own past.
Tom bir avukat tutmayı göze alamaz.Tom can't afford a lawyer.
Ben bir alarm sistemini göze alamam.I can't afford an alarm system.
Biz başka bir başarısızlığı göze alamayız.We can't afford another failure.
Biz daha fazla kayıpları göze alamıyoruz.We can't afford any more casualties.
Biz daha fazla hatayı göze alamayız.We can't afford any more mistakes.
Biz hataları göze alamayız.We can't afford mistakes.
Bana inanmamayı göze alamazsın.You can't afford not to believe me.
Bunu göze alamazsın.You can't afford this.
Tom'u kışkırtmayı göze alamazsın.You can't afford to antagonize Tom.
Biz şimdi seçici olmayı göze alamayız.We can't afford to be choosy now.
Bir midilli satın almayı göze alamam.I can't afford to buy a pony.
Gitmeyi göze alamıyorum.I can't afford to go.
Şu anda Tom'u ekipten kaybetmeyi göze alamayız.We can't afford to lose Tom from the team right now.
Seni kaybetmeyi göze alamayız.We can't afford to lose you.
Biz hiç hatalar yapmayı göze alamayız.We can't afford to make any mistakes.
Hatalar yapmayı göze alamayız.We can't afford to make mistakes.
O treni kaçırmayı göze alamam.I can't afford to miss that train.
Burada daha uzun kalmayı göze alamayız.We can't afford to stay here any longer.
Biz riskler almayı göze alamayız.We can't afford to take chances.
Öyle risk almayı göze alamayız.We can't afford to take risks like that.
Daha fazla beklemeyi göze alamayız.We can't afford to wait any longer.
Tom'u beklemeyi göze alamam.I can't afford to wait around for Tom.
Ben beklemeyi göze alamam.I can't afford to wait around.
Daha fazla mühimmatı boşa harcamayı göze alamayız.We can't afford to waste any more ammunition.
Her zaman istediğin birini alamazsın.You can't always get the one you want.
Tom kendi başına nefes alamaz.Tom can't breathe on his own.
Bu dükkânda ilginç bir şey satın alamazsın.You can't buy anything interesting in this store.
Artık onu satın alamazsın.You can't buy it anymore.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod