Ben mektup alamam. Benim bir adresim yok.I cannot receive letters. I don't have an address.
Bir kalem alabilir miyim?May I take a pen?
Ondan bir parça alabilir miyim?May I have a piece of it?
İkinci el arabaları nasıl alacağını biliyor.He knows how to buy used cars.
Bir teyp alacağım.I'll buy a tape.
Alaska'da çok fazla yerli Amerikalı görebilirsiniz.You can see a lot of Native Americans in Alaska.
Okyanusun kokusunu alabiliyorum.I can smell the ocean.
Para hayatı satın alamaz.Money can't buy life.
İçeride yiyecek bir şey alabilir misin?Can you buy something to eat inside?
Nereden zarf satın alabilirim?Where can I buy envelopes?
Nasıl kilo alabilirim?How can I gain weight?
O, nasıl kilo alabileceğini bilmek istiyor.He wants to know how he can gain weight.
O nasıl kilo alabileceğini bilmek istiyor.She wants to know how she can gain weight.
Bütün bu ürünleri satın alacağım.I'll buy all these items.
Bu alanda kaç tane bina var?How many buildings are there in this area?
Bu uçak kaç tane yolcu alabilir?How many passengers can this plane hold?
Sana içecek alabilir miyim?Can I get you a drink?
Sana ne alabilirim?What can I get you?
Benimle alay ediyorsun, değil mi?You're mocking me, aren't you?
Duş alalım.Let's hit the showers.
Okuldan sonra seni alacağım.I'll pick you up after school.
Cüzdanımı alayım.Let me get my wallet.
Aynısını alacağım.I'll have the same.
Çantamı alayım.Let me grab my bag.
Bu gölde çok sayıda alabalık var.There are lots of trout in this lake.
"Tom bu tabloyu satın alacak." "Nasıl emin olabiliyorsun?""Tom will buy that painting." "How can you be sure?"
Sana biraz dondurma alayım.Let me get you some ice.
Onu senin için alayım.Let me get that for you.
Bırak, ben alayım.Let me get that for you.
Avukatımı telefona alayım.Let me get my lawyer on the phone.
Kırsal bir alanda yaşıyorum.I live in a rural area.
Tom arabamı ödünç alan kişi değil.Tom is not the one who borrowed my car.
İstediğin herhangi bir zaman arabamı ödünç alabilirsin.You may borrow my car anytime you want to.
Nefes alamıyordum.I couldn't breathe.
Bunu yanımda alabilir miyim?Can I take this with me?
Tom daha yüksek maaş alacağını düşünüyordu.Tom thought he was going to get a higher salary.
Tom partiden zevk alacağını düşündü.Tom thought he was going to enjoy the party.
Tom'u bize yardım etmek için nasıl alacaksın?How will you get Tom to help us?
Ödünç alabileceğim bir çim biçme makinen var mı?Do you have a lawn mower I could borrow?
Ödünç alabileceğim bir elektrikli testeren var mı?Do you have a chain saw I could borrow?
Tom kaç tane elma alacağını Mary'ye söyledi mi?Did Tom tell Mary how many apples to buy?
Bir peçete alabilir miyim?Could I have a tissue?
Onu şimdi göze alabilir miyiz?Can we afford it now?
Tom bir köpek alabilir mi?Can Tom get a dog?
Sana bir şey alabilir miyim?Can I get you something?
Bir köpek alabilir miyim?Can I get a dog?
Benimle alay mı ediyorsunuz?Are you making fun of me?
Tom parasını geri alacak mı?Is Tom going to get his money back?
Güçlükle nefes alabiliyorum.I can hardly breathe.
Bir mesaj alabilirim.I can take a message.
İstediğim her şeyi alamayabilirim.I may not get anything I asked for.
Sanırım yangın alarmını nereye kurmamız gerektiğini anladım.I think I've figured out where we need to install the fire alarm.
Ben alandaydım.I was in the area.
Onu Tom'dan geri alacağım.I will get it back from Tom.
Ceketimi alacağım.I'll get my coat.
Anahtarlarımı alacağım.I'll get my keys.
Bir tane alacağım.I'll get one.
Kitap alacağım.I'll get the book.
Arabayı alacağım.I'll get the car.
Telefon alacağım.I'll get the phone.