Ana içeriğe geç
Sözlük

ala ile cümle

ala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary'nin işi alacağını umuyor.Tom hopes Mary gets the job.
Tom Mary'ye annesine bir Noel hediyesi alabilmesi için biraz para verdi.Tom gave Mary some money to help her buy her mother a Christmas present.
Tom Mary'ye doğum günü için ne alacağını bilmiyor.Tom doesn't know what to buy Mary for her birthday.
Tom Mary'nin yeni bir arabayı nasıl satın alabildiğini bilmiyor.Tom doesn't know how Mary was able to afford a new car.
Tom elinden geleni yaptı, ama Mary'den daha yüksek not alamadı.Tom did the best he could, but he wasn't able to get a higher grade than Mary.
Tom gözlerini Mary'den alamadı.Tom couldn't take his eyes off Mary.
Tom Mary hakkında endişelenmekten kendini alamadı.Tom couldn't help worrying about Mary.
Tom Mary hakkında düşünmekten kendini alamadı.Tom couldn't help thinking about Mary.
Tom Mary'yi düşünmekten kendini alamıyor.Tom can't help thinking about Mary.
Tom Mary'ye onun İngilizce ders kitabını ödünç alıp alamayacağını sordu.Tom asked Mary if he could borrow her English textbook.
Tom Mary'ye onun bisikletini ödünç alıp alamayacağını sordu.Tom asked Mary if he could borrow her bicycle.
Tom Mary'den yiyecek bir şey alabilmesi için biraz para istedi.Tom asked Mary for some money so he could buy something to eat.
Tom'a Mary ile alay etmemesini defalarca söyledim.I have told Tom over and over again not to make fun of Mary.
Tom'un vasiyetine göre, Mary onun tüm gayrimenkulünü miras olarak alacak.According to Tom's will, Mary will inherit his entire estate.
Eğer bir yere gitmen gerekirse, ben gelip seni alabilirim.If you need a ride, I could come and get you.
Tom garajı boyamayı bitirmenin onun bir gününü alacağını düşündü.Tom figured it would take him a full day to finish painting the garage.
Ellerimi silmek için o küçük nemli havlulardan birini alabilir miyim?Could I get one of those small damp towels for wiping my hands?
Ne dilediğine dikkat et. Onu alabilirsin.Be careful what you wish for. You just might get it.
O gitar satın alamayacağım kadar çok pahalı.That guitar is too expensive for me to buy.
Şehirlerarası -Express alalım.Let's take the Intercity-Express.
O bir araba alamaz.He isn't able to buy a car.
Bu alanın dışında yürümeyin.Do not walk outside this area.
Ben bir fincan çay alacağım.I'll take a cup of tea.
Bir kurşun kalem ödünç alabilir miyim?Could I borrow a pencil?
Tom gece gittiğinde hırsız alarmını açar.When Tom leaves at night, he turns on the burglar alarm.
Tom onun otobüs durağına kadar koşmasının kaç dakika alacağını merak etti.Tom wondered how many minutes it would take him to run to the bus stop.
Tom işi bitirmenin Mary'nin ne kadar zamanını alacağını merak etti.Tom wondered how long it would take Mary to finish the job.
Tom Mary'nin istediği tür bilgisayar alabilmeyi diliyor.Tom wishes he could afford to buy the kind of computer Mary bought.
Tom bir markette gerekli şeyleri alabildi.Tom was able to buy what he needed at a convenience store.
Tom bize kapıda bir bilet alabileceğimizi söyledi.Tom told us that we could buy a ticket at the door.
Tom Mary'nin muhtemelen işi alacağını düşündü.Tom thought that Mary was likely to get the job.
Tom Mary'nin kara biberi nereden alacağını bildiğini düşündü.Tom thought Mary knew where to buy black pepper.
Tom Mary'nin işi alabileceğini düşündü.Tom thought Mary could get a job.
Tom bazen kamusal alanda burnunu karıştırır.Tom sometimes picks his nose in public.
Tom kütüphanenin önündeki boş alanlardan birine parketti.Tom parked in one of the empty spaces in front of the library.
Tom ihtiyaç duyduğu tüm zamanı alabilirTom may take all the time he needs.
Tom yerel bir indirimli mağazada ihtiyacı olan birçok şeyi satın alabilir.Tom is able to buy many things he needs at a local discount store.
Tom evine bir alarm sistemi yerleştirdi.Tom has just installed an alarm system in his house.
Tom bütün kamp alanını kendine ayırdı.Tom had the whole campsite to himself.
Tom'un nefes alacak zamanı yoktu.Tom had no time to catch his breath.
Tom ipucunu nasıl alacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to take a hint.
Tom herkesin güvende olup olmadığını merak etmekten kendini alamadı.Tom couldn't help but wonder if everybody was safe.
Tom duygusal hissetmekten kendini alamadı.Tom couldn't help but feel sentimental.
Tom üzgün hissetmekten kendini alamadı.Tom couldn't help but feel sad.
Tom mutlu hissetmekten kendini alamadı.Tom couldn't help but feel happy.
Tom etkilenmekten kendini alamadı.Tom couldn't help but be impressed.
Tom ne alacağına karar veremedi.Tom couldn't decide what to buy.
Tom mutfakta pişen yemeğin kokusunu alabiliyordu.Tom could smell breakfast cooking in the kitchen.
Tom asla kullanmadığı şeyler alarak kesinlikle çok para harcıyor.Tom certainly spends too much money buying things he never uses.
Tom kesinlikle hisse senedini nasıl alacağını biliyor.Tom certainly knows how to pick stocks.
Tom kesinlikle amcasından evi miras alacağını ummuyordu.Tom certainly didn't expect to inherit the house from his uncle.
Tom, Mary'nin fikrini niçin değiştirdiğini merak etmekten kendini alamıyor.Tom can't help wondering why Mary changed her mind.
Tom üniversiteye gitseydi daha varlıklı olup olmayacağını merak etmekten kendini alamıyor.Tom can't help wondering whether he would have been better off if he had gone to college.
Tom hangi yaklaşımı alacağına karar veremiyor.Tom can't decide which approach to take.
Tom ne alacağına karar veremiyor.Tom can't decide what to buy.
Cüzdanını evde bıraktığı için, Tom bugün bir şey alamaz.Tom can't buy anything today, because he left his wallet at home.
Tom her zaman istediğini alamaz.Tom can't always get what he wants.
Tom, işi hafiften almayı göze alamaz.Tom can't afford to take it easy.
Tom bir bebekbakıcısı tutmayı göze alamaz.Tom can't afford to hire a babysitter.
Tom bir yat almayı göze alamaz.Tom can't afford to buy a yacht.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod