Cüzdanını alan adamı tarif edebilir misin?Can you describe the man who took your wallet?
Yumurtalarımı sadece altı pişmiş olarak alacağım.I'll have my eggs sunny side up.
Bir doktor tıp alanında uzmandır.A doctor is an expert in medicine.
Tom Alaska'nın aşırı soğunu sever.Tom likes the extreme cold of Alaska.
Tom'un çalışma alanı hukuktur.Tom's field of study is law.
Yeşil bir alan güzel bir alandır.A green field is a beautiful field.
En taze ekmeği nereden alabilirsin?Where can you get the best fresh bread?
Bir çim alan oldukça güzel olabilirA field of grass can be quite beautiful.
Mary yeni perdeleri için saten malzeme alacak.Mary will buy satin material for her new drapes.
Paranın ona mutluluk satın alacağına inanıyor musun?Do you think money will buy her happiness?
Okyanusun büyük alanları kirletildi.Large areas of the ocean are polluted.
Hiç kırsal alanda yaşadın mı?Have you ever lived in a rural area?
Faydalı yeteneklerin yoksa bir iş alamazsın.You can't get a job if you don't have useful skills.
Üşüttüğümde, hiçbir şeyin tadını alamıyorum.When I have a cold, I cannot taste anything.
Yatırım firması, değersiz hisse senedi satın alarak müşterilerini aldattı.The investment firm tricked customers into buying worthless stock.
Alaska'da milyonlarca vahşi hayvan yaşıyor.Millions of wild animals live in Alaska.
Noel'in gerçek hediyeleri sevgi ve barıştır. Onları bir mağazadan satın alamazsınız.The true gifts of Christmas are love and peace. You cannot buy them in a store.
Yarın bir cep telefonu alacağım.I'm going to buy a cell phone tomorrow.
Yarın bir cep telefonu satın alacağım.I'm going to buy a mobile phone tomorrow!
İçinde bulunduğumuz ekonomiden dolayı çok göze alamayız.I can't afford much because of the economy we are in.
Biz onun doğum günü için ona ne satın alalım?What shall we buy him for his birthday?
Nereden bir mayo satın alabilirim?Where can I buy a bathing suit?
Şehrin bir haritasını nereden satın alabilirim?Where can I buy a map of the city?
Nerede bir diş fırçası satın alabilirim?Where can I buy a toothbrush?
Nereden bir harita alabilirim?Where can I get a map?
Ben nereden bilgi alabilirim?Where can I get information?
Nereden bir program satın alabilirim?Where can I buy a program?
Beş saat içinde sizin için silah alabilirim.I can get a gun for you within five hours.
Siz bağırarak bir şey alamazsınız.You won't get anything by shouting.
Kardeşimi okuldan alacağım.I am going to pick up my brother from school.
Bir bardak çay alabilir miyim?Can I have a cup of tea?
Hediyelik eşya nereden alabilirim?Where can I pick up some souvenirs?
Bunun benimle alâkası yok.This has nothing to do with me.
Kullanılmış bir araba satın alamam.I cannot afford buying a used car.
Bir duş alacağım.I'm going to take a shower.
Bir pipet alabilir miyim, lütfen?May I have a straw, please?
Alana ve Nila geçen gün diskoya gittiler.Alana and Nila went clubbing the other day.
O, bu alanda bir öncüydü.He was a pioneer in this field.
Para mutluluk satın alabilir mi?Can money buy happiness?
Hitler Doğu Avrupa'da yaşam alanı istedi.Hitler called for lebensraum in Eastern Europe.
Başarısız olmazsam, bu yıl ehliyetimi alabilirim.If I don't fail, then I can get my driving license this year.
Çuvallamazsam, bu yıl ehliyetimi alabilirim.If I don't fail, then I can get my driving license this year.
Bu benim yetki alanım değil.That's not in my bailiwick.
Buradaki konser için bir bilet alabilir miyim?Can I buy a ticket for the concert here?
O şiirimle alay etti.She scoffed at my poem.
Ondan uzun zaman haber alamadılar.They haven't heard from him in a long time.
Alain romanın insan kahramanıdır.Alain is the human protagonist of the novel.
Vera, uyuşturucu alan onun eski en iyi arkadaşlarından bağını kesmek zorunda kaldı.Vera had to disassociate herself from her former best friends, who got into drugs.
Onlar iyi konut alamadı.They could not get good housing.
Onlar gerekli oyları alamadı.They failed to get the necessary votes.
Onlar işlerini açık tutmak için kredi alamadı.They could not get loans to keep their businesses open.
Onlar çocuklarının oynaması için daha fazla alana sahip olmayı severlerdi.They liked having more space for their children to play.
O, artık para alamadı.He could get no more money.
Birçok alanda başarılıydı.He was successful in several areas.
O, Amerika'nın vahşi alanlarını korumaya inanıyordu.He believed in protecting America's wilderness areas.
İngiliz birlikleri o alanı zorla işgal ediyorlar.British troops held that area.
Yeni askerler kısa sürede savaşta kaybedenlerin yerini alacaklardı.New soldiers would soon take the place of those lost in battle.
Birçok Amerikalı Alaska'nın satın alınmasını protesto ettiler.Many Americans protested the purchase of Alaska.
Kış bu alanda son derece soğuktu.Winter in this area was extremely cold.
Hiç kimse bir şey satın alamadı.No one could buy anything.