Jiro hangi kitabı alacağım konusunda bana öğüt verdi.Jiro advised me on which book to buy.
Gitmek biraz zaman alacaktır.It will take a while to go away.
Bisikletini ödünç alabilir miyim?May I borrow your bicycle?
Eriyen dondurmanın etrafındaki alan karıncalarla kaynıyordu.The area around the melting ice cream was crawling with ants.
Bir içecek ya da bir şey alalım.Let's have a drink or something.
Burada oturanların bu alandan geçmelerine izin verilmedi.It was not permitted that the inhabitants trespass in the area.
8 ayak kare bir yerin alanı 64 ayak karedir.The area of an 8-foot square room is 64 square feet.
Sıcak, kuru alanlar daha sıcak ve daha kuru olacak.Hot, dry areas will become hotter and drier.
Bir kitapçıdan alabilirsin.You can get it at a bookstore.
Onu bir kitapçıda alabilirsiniz.You can get it at a bookstore.
Bir tüccar malları alan ve satan bir kişidir.A merchant is a person who buys and sells goods.
Ogasawara adalarında sadece NHK alabilirsiniz.You can get only NHK in the Ogasawara islands.
Hafif bir suçluluk duygusu olsa da o kendini gülmekten alamadı.He could not refrain from smiling, though with a slight sense of guilt.
Eğer biraz beklerseniz, Jane'i telefona alacağım.If you hold on a moment, I will get Jane on the phone.
Onun terfi alamadıktan sonra çalışma isteği kalmadı.She had no incentive to work after she was refused a promotion.
Silgini ödünç alabilir miyim?May I borrow your eraser?
Amirimden izin alacağım.I'll get permission from my superior.
Patronunla herkesin önünde alay etmek kabalıktır.It's rude to make fun of your boss in public.
Yersiz alarm için hiç sebep yok.There is no cause for undue alarm.
Mary yeni bir ceket alacak kadar aptaldı.Mary was silly to buy a new coat.
Yeni bir dolmakaleme ihtiyacım var. Bir tane alacağım.I need a new pen. I'll buy one.
Ben yeni bir tane alacağım.I'll buy a new one.
Ben, yeni görevinde aktif bir rol alacağından eminim.I am sure you will take an active role in your new position.
Yeni bir araba alabilir miyiz?Can we afford a new car?
İşin bitince kâğıdı alabilir miyim?Can I have the paper when you're finished with it?
Üzgünüm, sana birinci sınıfta bir yer alamadık.I'm sorry we couldn't get you a seat on first class.
Pirinç, bakır ve çinkodan oluşan bir alaşımdır.Brass is an alloy of copper and zinc.
Mübarek hatırlamadan veren ve unutmadan alandır.Blessed are those who give without remembering and take without forgetting.
Diğer insanlarla alay etme.Don't make fun of other people.
O, herkesin içinde benimle alay etti.He made fun of me in public.
Dünyadaki en zengin insan bile her şeyi satın alamaz.The richest man in the world cannot buy everything.
Seyahat bürosundan bazı broşürler alalım.Let's get some brochures from the travel bureau.
Doğum tarihinizi alabilir miyim?May I have your birth date?
Ses tonu öfke ve ince alayı gösterebilir.Tone of voice can indicate anger and irony.
Bir grup genç, oyun alanında hentbol oynuyor.A group of young men are playing handball in the playground.
Keşke bir zamanlar sahip olduğum tonu ve atikliği geri alabilsem.I wish I could get back the tone and nimbleness I once had.
Pulları nereden satın alabilirim?Where can I buy stamps?
Pulları nereden alabilirim?Where do I get stamps?
Herhangi bir postanede pul satın alabilirsiniz.You can buy stamps at any post office.
Bilet alacağım sırada çantama göz kulak ol.Keep an eye on my bag while I buy a ticket.
Öğretmenin şakasına gülmekten kendimi alamadım.We couldn't help laughing at the teacher's joke.
Nehir geniş bir alanı su altında bıraktı.The river flooded a large area.
Savaş alanı ölülerle ve ölenlerle doluydu.The battlefield was full of the dead and the dying.
Gemi yakında görüş alanına girdi.The ship soon came into view.
Yemeğini bitirinceye kadar tatlı alamazsın.You can't have dessert until you finish your meal.
Takuya alakarga gibi çıplak yüzdü.Takuya swam naked as a jaybird.
Pencerenin yanında bir masa alabilir miyiz?Could we have a table by the window?
Diğerleriyle alay etmeyin.Don't make fun of others.
Başkalarıyla alay etmemeliyiz.We should not make fun of others.
Onu alanın başka biri olduğuna memnun oldum.I am glad it was someone else who got it.
Tayfun birçok alanda hasara neden oldu.The typhoon caused damage in many areas.
Üniversitede hangi alanda uzmanlaşmayı planlıyorsun?What do you plan to major in in college?
Çoğu kişi kentsel alanlarda yaşar.Most people live in urban areas.
Ben çok meşgulüm. Yeni bir iş alamıyorum.I'm too busy. I can't take on any new work.
Sizin yerinizi kim alacak?Who is going to sit in for you?
Onun yerini kim alabilir?Who could take the place of him?
Annesinin yerini kim alacak?Who will take the place of his mother?
Onların sınıfının sorumluluğunu kim alacak?Who will take charge of their class?
Herkes bir araba alamıyor.Everyone can't afford a car.
Doğum gününde çok hediye alacaksın.You'll get a lot of presents on your birthday.