al ile cümle

al kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yaşlı bir adam ağacın altında dinleniyordu.An old man was at rest under the tree.
Yalnız yaşamaya alıştım.I got accustomed to living alone.
Benimle alışverişe gitmeyecek misin?Won't you go shopping with me?
O bir hafta izin aldı.He took a week off.
Ben bir kitap için 40 doları göze alamam!I can't afford $40 for one book!
Önceki gün mektubunu aldım.I received your letter the day before yesterday.
Ben bir ısırık alabilir miyim?Can I have a bite?
Yaklaşık 1830 yılında, aile anayurdu Almanya'dan Şikago'ya taşındı.The family moved from their native Germany to Chicago around the year 1830.
Bir şey için onu yapmayı öze alamadım.For one thing, I couldn't afford to do that.
Bir kuyu su alabileceğiniz bir yerdir.A well is a place where you can get water.
Sağlık sigortası almak istiyorum.I'd like to get medical insurance.
Doktor, eğer ilacını alırsa iyileşeceğini söyledi.The doctor said that he would be well if he took his medicine.
Doktor öğleden sonra altı ev görüşmesi yaptı.The doctor made six house calls in the afternoon.
Bir doktorun aletleri kesinlikle temiz tutulmalıdır.A doctor's instruments must be kept absolutely clean.
Bir doktora görünsen iyi olur, sadece bir soğuk algınlığı olmayabilir.You had better see a doctor; it may not be just a cold.
Doktor ona alkolü azaltmasını söyledi.The doctor advised him to ease up on alcohol.
Tıp okuma kararını alkışlıyorum.I applaud your decision to study medicine.
Ben tıp öğrenimi için Almanya'ya gitmeyi düşünüyorum.I'm thinking of going to Germany to study medicine.
O, sandalyenin altında.It is under the chair.
İletişim birçok şekiller alır.Communication takes many forms.
Hemen başlama kararı aldık.We agree to start at once.
Büyük bir âlim mutlaka iyi bir öğretmen değildir.A great scholar is not necessarily a good teacher.
Ben hâlâ ondan haber almadım.I still haven't heard from him.
İdrarımda daha önce albümin bulundu.Albumin was found in my urine before.
Burada bir yeşil alan vardı; şimdi bir süpermarket var.There used to be a green field here; now there's a supermarket.
Aşağıdaki parça iyi bilinen bir fabldan bir alıntıdır.The following passage is a quotation from a well-known fable.
Ucuz satın alın ve paranızı boşa harcamayın.Buy cheap and waste your money.
Bu kitabı ucuz olduğu için değil fakat yararlı olduğu için almanı istiyorum.I want to buy this book not because it is cheap, but because it is useful.
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak kolay değildir.It is not easy to get rid of bad habits.
Kötü bir soğuk algınlığı ülke genelinde hüküm sürüyor.Bad cold is prevailing throughout the country.
Kötü alışkanlıklara girmek kolaydır.Bad habits are easy to get into.
Kötü bir alışkanlıktan kurtulmak kolay değildir.It is not easy to get rid of a bad habit.
Kötü bir alışkanlıktan kurtulmak basit değildir.It is not easy to get rid of a bad habit.
Kötü alışkanlıklara düşmek kolaydır.It's easy to fall into bad habits.
Kötü sürücülerin ehliyetleri onlardan alınmalıydı.Bad drivers should have their licenses taken away from them.
Kötü alışkanlıklar zor biter.Bad habits die hard.
"Kötü bir soğuk algınlığına yakalandım." "Bu çok kötü""I caught a bad cold." "That's too bad."
Kötü bir soğuk algınlığım vardı, ve daha da kötüsü kar yağmaya başladı.I had a bad cold, and to make matters worse, it began snowing.
Soğuk algınlıgından kurtulamıyorum.I can't get rid of a bad cold.
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak çok zordur.It's very hard to get rid of bad habits.
Kötü bir alışkanlık kolay edinilir.A bad habit is easily acquired.
Bir defa kötü bir alışkanlığı başlayınca, ondan kurtulmak zor olabilir.Once you've got into a bad habit, it can be difficult to get out of it.
Bir kez oluşturulan kötü bir alışkanlıktan kurtulmak zordur.A bad habit, once formed, is difficult to get rid of.
Kötü bir soğuk algınlığına yakalandım.I have caught a bad cold.
Biz onun gençliğini göz önüne almalıyız.We must take his youth into account.
Biz nihai bir karar aldık.We've made a final decision.
En kısa sürede kötü bir alışkanlığa son vermem gerekiyor.We must put an end to a bad habit as soon as possible.
Yazım hatalarına karşı önlem almalıyız.We must guard against mistakes in spelling.
Ben kötü bir soğuk almışım.I've caught a bad cold.
Ben yeni çamaşırlar almak zorundayım.I have to get some new clothes.
Gelecek ay on altı yaşında olacağım.I'll be sixteen years old next month.
Üçüncü bir taraf olarak pozisyon almaya niyetliyim.I intend to take my position as a third party.
Onun aleyhinde söyleyecek bir şeyim yok.I have nothing to say against it.
Önceki gün aldığım kamerayı kaybettim.I lost the camera I had bought the day before.
Ben işlerin kontrolünü aldım.I got control of the works.
Bir şemsiye alma zahmetine katlanmak zorunda değilsiniz.You don't have to go to the trouble of getting an umbrella.
Beni otelden almak için rahatsız olmayın.Don't bother to pick me up at the hotel.
Şirketimiz o araştırma projesinde yer almak istiyor.Our company wants to take part in that research project.
Bir şişe şarap almak için yeterli para var mı?Is there enough money to get a bottle of wine?
Bir kelime işlemcisi almak istiyorum.I want to buy a word processor.

İlgili Sayfalar