al ile cümle

al kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bundan birkaç yıl sonra o sözleri geri almak zorunda kalabilirsiniz.You might have to eat those words a few years from now.
Hangi gazeteyi alırsın?What newspaper do you take?
Nereden bir bilet alabilirim?Where can I buy a ticket?
Nerede bir bilet satın alabilirim?Where can I buy a ticket?
Saat kaçta seni alayım.What time shall I pick you up?
Otobüs bizi saat kaçta alacak?What time will the bus pick us up?
Ne satın aldınız?What did you buy?
İçmek için ne alacaksın?What will you have to drink?
Ondan haber almadığım için ona yine yazdım.Not having heard from him, I wrote to him again.
Bu pahalı sözlüğü neden aldın?What did you buy this expensive dictionary for?
Onu niçin satın aldın?What did you buy it for?
İstediğini alabilirsin.You may take anything you like.
Lütfen ne istersen al.Please get whatever you like.
İnsanlar bir şeyi geri alırsa, mutlu olacaktır.The men will be happy if they get anything back.
Düzenli olarak herhangi bir ilaç alıyor musun?Are you taking any medicine regularly?
Sıra dışı bir şeyin kokusunu alıyor musun?Don't you smell something unusual?
Çürük bir şeyin kokusunu alıyorum.I smell something rotten.
İçecek sıcak bir şey alabilir miyim?May I have something hot to drink?
Ben bir mesaj alabilir miyim?May I take a message?
Yiyecek bir şey alabilir miyim?Can I have something to eat?
Yazı yazacak bir şey ödünç alabilir miyim?Can I borrow something to write with?
Herhangi bir müzik aleti çalabiliyor musun?Can you play any musical instruments?
İçecek bir şey alabilir miyim?Can I get you something to drink?
Bir şey satın almadan önce kendine onsuz yapabilip yapamayacağını sorsan iyi olur.Before buying anything, you had better ask yourself whether you cannot do without it.
Yan odada yanan bir şeyin kokusunu almıyor musun?Don't you smell something burning in the next room?
Yanan bir şeyin kokusunu alıyorum.I smell something burning.
Eğer ilginç bir kitap görürsen, lütfen bana al.If you find an interesting book, please buy it for me.
İlginç bir kitap görürsen lütfen onu bana al.If you find an interesting book, please buy it for me.
Eğer piyangoyu kazanırsan, parayla ne alırsın?If you were to win the lottery, what would you buy with the money?
Altı çizili kısmı tercüme et.Translate the underlined part.
Altı çizili sözcükleri düzeltin.Correct the underlined words.
Altı çizili cümleleri çeviriniz.Translate the underlined sentences.
Kötü bir işçi aletlerinden şikayet eder.A bad workman complains of his tools.
Kötü bir işçi her zaman aletlerini suçlar.A bad workman always blames his tools.
Alet işler el övünür.A bad workman always blames his tools.
Alt tarafı imzalayın lütfen.Sign at the bottom, please.
Müzik alanında hiç kimse bu genç kadın eşit değildir.Nobody is equal to this young woman in the field of music.
Termometre sıfırın altında üç derece olarak okuyor.The thermometer reads three degrees below zero.
Pastaları ve şekerlemeleri alkole tercih ederim ama ben içerim.I prefer cakes or candies to alcohol, but I do drink.
Prenses ona gülmekten kendini alamadı.The princess couldn't help laughing at him.
Kralın gücü elinden alındı.The king was stripped of his power.
Adaylar otuz yaşın altında olmalılar.Applicants must be under thirty years old.
Gidiş dönüş bileti aldın mı?Did you buy a round trip ticket?
Bir gidiş-dönüş bileti aldım.I bought a round-trip ticket.
Yeğenim geç saatlere kadar oturmaya alışkındı.My nephew was accustomed to sitting up late.
Temiz tuttuğun sürece bu kitabı alabilirsin.You may take this book as long as you keep it clean.
Bazı kurşun kalemler almalıydı.He should have bought some pencils.
Bugün bir düzine kurşun kalem aldım.I bought a dozen pencils today.
Hangisi daha ağır, kurşun mu yoksa altın mı?Which is heavier, lead or gold?
Korkarım benim derinlik algım çok zayıf.I'm afraid my depth perception is very poor.
Sigara içmek kötü bir alışkanlık.Smoking is a bad habit.
Alevi kıs.Turn the flame down low.
Konser bittiğinde seyirci alkışladı.The audience clapped when the concert was over.
Güçlü yen Japonya'nın ihracat endüstrisinin aleyhine davranmaktadır.The strong yen is acting against Japan's export industry.
İstasyona taksiyle gitmek 20 dakikamı alacak.It will take me 20 minutes to get to the station by taxi.
İstasyona yaya olarak gitmek bir saatini alır.It takes you an hour to go to the station on foot.
İstasyona gitmek beş dakika aldı.It took five minutes to get to the station.
İstasyon iki şehir arasında yer almaktadır.The station is situated in between the two towns.
Beni istasyondan alır mısın?Can you pick me up at the station?
İstasyonda bir kutu öğle yemeği satın aldım.I bought a box lunch at the station.

İlgili Sayfalar