al ile cümle

al kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O uzun sakallı Alman'ı tanıyorum.I know that German with a long beard.
O uzun sakallı Alman'ı biliyorum.I know that German with a long beard.
Uzun bir süredir aşırı zorluklar altında mücadele ediyorum.I have struggled under extreme difficulties for a long time.
Ben uzun bir süre ondan haber almadım.I haven't heard from her for a long time.
Uzun mesafeleri yürümeye alışkın değilim.I'm not accustomed to walking long distances.
Ben bütün gece çalışmaya alışkınım.I'm used to working all night.
Kırsal alanda yaşamak istiyorum.I want to live in rural areas.
Şehir seslerine alışkın değilim.I'm not accustomed to the city noises.
Mektubumu aldığına kesin gözle bakıyordum.I took it for granted that she had received my letter.
Buradaki sert iklime yavaş yavaş alışıyorum.I am becoming accustomed to the severe climate here bit by bit.
Hayvanlar hakkında bir kitap aldım.I bought a book about animals.
İki gün önce bir kamera aldım.I bought a camera two days ago.
Japonya'daki bir arkadaşımdan bir mektup aldım.I got a letter from a friend of mine in Japan.
Az önce çiftlikten gelmiş olan birkaç taze yumurtayı aldım.I bought some fresh eggs which had just come from the farm.
Çiftliğimi satmaya çalışıyorum, ancak şimdiye kadar herhangi bir teklif almadım.I am trying to sell my farm, but I haven't had any offers so far.
Benden alışverişe gitmemin rica edilmesinden hoşlanmam.I don't like being asked to go shopping.
Ondan parayı geri aldım.I got the money back from him.
Ondan ayda bir kez haber alıyorum.I hear from him once a month.
Bilgiyi doğrudan ondan aldım.I got the information from him directly.
Ondan haber almaya can atıyorum.I am looking forward to hearing from him.
Onun gitmekten alıkoyacağım.I will stop him from going.
Onun tavsiye ettiği kişiyi işe alacağım.I'll hire whoever he recommends.
Onu kolunun altında bir kitapla yürürken gördüm.I saw him walking with a book under his arm.
Saat altıda onunla istasyonda buluşuyordum.I was meeting him at the station at six.
Saat altıda onunla buluşacağım.I am to meet him at six.
Saat altı'da onunla buluşuyorum.I am to meet him at six.
Saat yedide onu görmek için bir randevu aldım.I made an appointment to see him at seven o'clock.
Partide onunla konuşmaktan zevk aldım.I enjoyed talking with him at the party.
Onunla konuşmaktan keyf aldım.I enjoyed talking with him.
Mektubumu alıp almadığını sordum.I asked him if he had got my letter.
Onun altıya kadar burada olmasını rica ettim.I asked him to be here by six.
Bu kitabı ondan ödünç aldım.I borrowed this book from him.
Ona bir kravat aldım.I bought him a tie.
Ona altın bir saat hediye ettim.I presented him with a gold watch.
Ona bir altın saat verdimI gave him a gold watch.
Ona bir dergi satın aldım.I bought him a magazine.
Arazi alma hakkında ona biraz iyi tavsiye verdim.I gave him some good advice about buying land.
Soğuk algınlığımı ona bulaştırdım.I gave my cold to him.
Her altı ayda bir onunla görüşürüz.I meet with him once every six months.
Onun soru sorma tarzına alışkınım.I am familiar with the way he asks questions.
Onun soru sorma biçimine ben alışığım.I'm familiar with the way he asks questions.
Ben onun adını ve adresini aldım.I took his name and address.
Ben onun adına bir yeni kıyafet aldım.I bought a new dress for her on his behalf.
Onun ulaştığını bana bildiren bir mektup aldım.I received a letter informing me of his arrival.
Onu saat beşte alacağım.I am to pick him up at five.
Onu bir kenara aldım.I took him aside.
Ona gülmekten kendimi alamıyordum.I could not help laughing at him.
Yeni bir yatak alması için onu ikna ettim.I've managed to talk him into buying a new bed.
Ondan bir hediye aldığıma çok memnun oldum.I was very glad to get a present from her.
Ondan bir mektup aldım.I got a letter from her.
Ben onun tarafından yazılmış bir mektup aldım.I received a letter which was written by her.
Ona bir kez söyledim ve her şeye rağmen onunla alışverişe gitmedim.I told her once and for all that I would not go shopping with her.
Onunla alâkam yok.I had nothing to do with her.
Ben ona saat dört civarında beni almasını rica ettim.I asked her to pick me up around four.
Ondan saat dört gibi beni almasını istedim.I asked her to pick me up around four.
Ona oyuncak bir kedi aldım fakat o bundan mutlu olmadı.I bought her a toy cat, but she wasn't happy with it.
Onun için harika bir saat aldım.I bought a wonderful watch for her.
Ona yeni bir elbise almaya gücüm yetmez.I can't afford to buy her a new dress.
Ona güzel bir Noel hediyesi aldım.I bought her a nice Christmas present.
Ona bir kol saati aldım.I got her a wrist watch.

İlgili Sayfalar