al ile cümle
al kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onun görünüşüyle aldatıldım.I was deceived by her appearance.
Onun hikayesiyle tamamen aldatıldım.I was completely deceived by her story.
Onu ikna etmek biraz zaman aldı.It took me some time to persuade her.
Genellikle tenis oynadıktan sonra bir duş alırım, ama bugün alamadım.I usually take a shower after I play tennis, but today I couldn't.
Genellikle saat altıda kalkarım.I usually wake up at six.
Genellikle saat altı otuz civarında kalkarım.I usually get up at about six-thirty.
Babamdan bu oyuncağı satın almasını istedim.I asked my father to buy this toy.
Babamı yeni bir araba alması için ikna etmeye çalıştım.I tried to argue my father into buying a new car.
Babamdan ödünç para aldım.I borrowed money from my father.
Soğuk algınlığımı atlatmam on günümü aldı.It took me ten days to get over my cold.
Soğuk algınlığımı atlatmam bir aydan daha fazla zamanımı aldı.It took me more than one month to get over my cold.
Soğuk algınlığı yüzünden çöküyorum.I'm coming down with a cold.
Soğuk algınlığı geçiriyorum.I'm coming down with a cold.
Soğuk aldım.I caught a cold.
Soğuk algınlığı yüzünden hastalandım.I have been down with a cold.
Ben hafif soğuk almışım.I have a slight cold.
Paskalya Törenini izlemekten keyif aldım.I enjoyed watching the Easter Parade.
Ben genellikle kıyafetlerimi büyük mağazadan satın alırım.I usually buy my clothes at the department store.
Giysileri satın almak için para kullanırım.I use money for buying clothes.
Günde ortalama altı saat uyurum.I sleep six hours a day on average.
Her ay annemden haber alıyorum.I hear from my mother every month.
Ben, istediğim pozisyonu alamadım.I failed to get the position I wanted.
Kitap okuyarak bilgi alırım.I get knowledge by reading books.
Ben gerçekten ondan keyif aldım.I really enjoyed it.
Kız kardeşime yeni bir şapka aldım.I bought my sister a new hat.
Ben kız kardeşime yeni bir şapka satın aldım.I bought my sister a new hat.
Ben her zaman sabah bir banyo alırım.I always take a bath in the morning.
Her sabah saat altıda kalkarım.I get up at six every morning.
Her sabah altıda kalkmayı prensip edinirim.I make it a rule to get up at six every morning.
Sabah altıda kalkmayı prensip ediniyorum.I make it a rule to get up at six in the morning.
Her gün yürümeye alışkınım.I am in the habit of taking a walk every day.
Her akşam İngilizce çalışmaya alışkınım.I am accustomed to studying English every evening.
Dolma kalemimi kaybettim. Yarın bir tane satın almak zorundayım.I've lost my fountain pen. I have to buy one tomorrow.
Vergisiz bir kamera satın aldım.I bought a camera free of tax.
Vergiden muhaf bir kamera satın aldım.I bought a camera free of tax.
Kızım için yeni bir fotoğraf makinası alacağım.I'm going to buy a camera for my daughter.
Yarın o kitabı almayı unutmamalıyım.I must remember to buy that book tomorrow.
İki pamuk gömlek aldım.I bought two cotton shirts.
Gece geç saatlere kadar uyumamaya alışkınım.I am used to sitting up late at night.
Gece geç saatlere kadar uyanık kalmaya alışkınım.I'm used to staying up late at night.
Gece geç saatlere kadar yatmamaya alışkınım.I am used to staying up till late at night.
Gelecek ayın sonuna kadar altı yıldır İngilizce okuyor olacağım.I will have been studying English for six years by the end of next month.
Gelecek ay yeni bir araba satın alacağım.I will buy a new car next month.
Önümüzdeki yıl on altı yaşında olacağım.I will be sixteen years old next year.
Birkaç yumurta ve biraz süt aldım.I bought a few eggs and a little milk.
Yarım düzine yumurta aldım.I bought half a dozen eggs.
Ben her zaman dondurulmuş olanların yerine taze sebzeler alırım.I always buy fresh vegetables instead of frozen ones.
Ben tarih eğitimi aldım.I majored in history.
Ben sıranın sonunda yerimi aldım.I took my place at the end of the line.
Trenin evimin yanından geçişini duymaya alışkınım.I am used to hearing the train pass by my house.
Altı ay önce sigara içmeyi bıraktım.I gave up smoking six months ago.
Altıda kalktım.I got up at six.
Altıda işi bitirdim.I finished work at six.
O bana saat altıya kadar işi bitirmem gerektiğini söyledi.He told me that I must finish the work by six.
Saat altıda döneceğim.I'll be back by six o'clock.
Altı buçukta döneceğim.I will be back at half past six.
Altı yıldır İngilizce çalışıyorum.I have been studying English for six years now.
Aldatmaktansa aldatılmayı tercih ederim.I would rather be deceived than to deceive.
Şemsiyenin altına girmeme izin ver.Let me in under your umbrella.
Bana yardım ederken bir risk aldı.He took a risk when he helped me.