al ile cümle
al kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bir davetiye aldım.I received an invitation.
Yatak odamın penceresi için dantel perdeler aldım.I bought lace curtains for my bedroom window.
Ben sıcak bir karşılama aldım.I received a warm welcome.
Yeni bir fotoğraf makinesi almak istiyorum.I want to buy a new camera.
O mağazada yeni bir ceket almak istiyorum.I would like to buy a new coat at that department store.
Yeni bir bilgisayar almak istiyorum.I want to buy a new computer.
Yeni bir televizyon aldım.I bought a new television.
Ben yeni bir çanta satın aldım.I bought a new bag.
Ben, yeni bir dikiş makinesi satın aldım.I bought a new sewing machine.
Ben yeni bir çift ayakkabı aldım.I got a pair of new shoes.
Yeni otobanda araba sürmekten zevk aldım.I enjoyed driving on the new highway.
Yeni bir kışlık palto almalıyım.I must buy a new winter coat.
Yeni bir takım elbise aldım.I bought a new suit of clothes.
Yeni bir arabayı göze alamam.I can't afford a new car.
Yeni bir araba satın almak için para biriktiriyorum.I'm saving up to buy a new car.
Yeni bir araba satın alacağım.I am going to buy a new car.
Ben yeni bir araba aldım.I bought a new car.
Allahın'ın varlığına inanmıyorum.I do not believe in the existence of God.
Ben Allah'a inanıyorum.I believe in God.
Allah'a inanıyorum.I believe in God.
En iyi arkaşım olduğunu düşündüğüm adam tarafından aldatıldım.I have been deceived by the man who I thought was my best friend.
Herkesin önünde konuşmalar yapmaya alışık değilim.I'm not used to making speeches in public.
Ben herkesin önünde konuşmaya alışık değilim.I am not accustomed to speaking in public.
Toplum içinde konuşmaya alışkın değilim.I'm not used to speaking in public.
Kitabı kütüphaneden ödünç aldım ama henüz onun çoğunu okumadım.I borrowed the book from the library, but I haven't read much of it yet.
Birkaç gün izin alıyorum.I'm taking a couple of days off.
Allah için, hiç yalan söylemem.By God, I never tell a lie.
Kırmızı bir spor araba aldım.I bought a red sports car.
Ben kırmızı bir spor otomobil satın aldım.I bought a red sports car.
Ben bir pul almalıyım.I need to get a stamp.
Birkaç pul almak için postanedeydim.I've just been to the post office to buy some stamps.
Bilet alacak param yoktu.I had no money to buy the ticket.
Geçen ay yeni bir bilgisayar aldım.I bought a new computer last month.
Geçen ay soğuk aldım.I caught a cold last month.
Geçen gün bir sözlük aldım.I bought a dictionary the other day.
Bir gün önce aldığım saati kaybettim.I lost the watch I had bought the day before.
Ben erken kalkmaya alışkın değilim.I'm not used to getting up early.
Ben erken kalkma alışkanlığı edinmek zorundayım.I have to form the habit of getting up early.
Ben gürültüye alışkınım.I'm used to the noise.
Oğlum için bir saat alacağım.I'll buy a watch for my son.
Kilo aldım.I have gained weight.
Emekliliğim için sekiz dönümlük bir çiftlik aldım.I bought an eight-acre farm for my retirement.
Üniversitede Avrupa tarihi öğrenimi aldım.I majored in European history at university.
Üniversitede kimya eğitimi aldım.I majored in chemistry at the university.
Raftan bir kitap aldım.I took a book from the shelf.
Ben onun yerini alacak birini aradım.I looked for someone to take her place.
Doğum günü hediyemi aldım.I received my birthday present.
Doğum günümde ondan bir kazak aldım.I received a sweater from her on my birthday.
Ben gece geç saatlere kadar kalmaya alışkınım.I am accustomed to staying up late.
Kediyi içeri aldım.I let in the cat.
Yeni bir araba bir yana, kullanılmış bir araba almayı bile göze alamam.I can't afford to buy a used car, much less a new car.
Ben sabahleyin altıda kalkarım.I get up at six in the morning.
Sabah altıda yürüyüş yaparım.I take a walk at six in the morning.
Kahvaltı için bir somun ekmek aldım.I bought a loaf of bread for breakfast.
Kahvaltıdan önce duş aldım.I showered before breakfast.
Kahvaltıdan önce yürüyüşe çıkma alışkanlığı duyuyorum.I am in the habit of going for a walk before breakfast.
Erken kalkmaya alışkın değilim.I'm not accustomed to getting up early.
Erken kalkma alışkanlığım var.I have a habit of getting up early.
Uzun sakallı o Alman'ı tanıyorum.I know that German with a long beard.
Uzun sakallı o Alman'ı biliyorum.I know that German with a long beard.