al ile cümle
al kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yeni bir tane şöyle dursun, kullanılmış bir arabayı almaya gücüm yetmez.I can't afford to buy a used car, much less a new one.
Ben onu almayı göze alamam.I can not afford to buy it.
Gece geç saatlere kadar kalma alışkanlığım yok.I'm not in the habit of staying up late.
Bana bir bira daha alıp alamayacağını merak ediyorum.I wonder if you could get me another beer.
Altmış yaşındaki teyzem büyük miras aldı.My sixty-year-old aunt inherited the huge estate.
Dairem bol güneş ışığı alır.My apartment gets plenty of sunshine.
Sana albümümü göstereceğim.I'll show my album to you.
Yeğenimin yumurtalara alerjisi var.My nephew is allergic to eggs.
Babaannem bir iğne ve iplik almak için eğildi.My grandma bent over to pick up a needle and thread.
Teyzem büyük bir emlakı miras olarak aldı.My aunt inherited the huge estate.
Benim sepet masanın altındadır.My basket is under the table.
Çantam çok eski. Yeni bir tane almalıyım.My bag is too old. I must buy a new one.
Benim Almanca bilgim kötüdür.My knowledge of German is poor.
Benim elmalarımı al, çocuk, ve onları şehirde sat.Take my apples, boy, and sell them in the city.
Bence, alkol sağlığınız için mutlaka kötü değildir.In my opinion, alcohol is not necessarily bad for your health.
Evim kırsal alanda.My home is in the country.
Bagajımı aldın mı?Have you received my baggage?
Erkek kardeşim, bir araba satın almak için yeterince zengindir.My brother is rich enough to buy a car.
Benim deneyimlerime göre, Fransızca dil bilgisini öğrenmek bir yıl alır.According to my experience, it takes one year to master French grammar.
Benim planım bir araba satın almak.My plan is to buy a car.
Köpeğimi bahçemizdeki ağacın altında uzanırken buldum.I found my dog lying under the tree in our yard.
Şemsiyemin altında gel, yoksa ıslanacaksın.Come under my umbrella, or you'll get wet.
Kız kardeşim her sabah duş alır.My sister takes a shower every morning.
Kız kardeşim yemek pişirmeye alışkın değildir.My sister isn't used to cooking.
Ofisim, o gri altı katlı binanın dördüncü katında.My office is on the fourth floor of that gray six-story building.
Arabam Alman'dır.My car is German.
Hobim alışveriştir.My hobby is shopping.
Amcam almanca konuşabilir.My uncle can speak German.
Patronum kötü bir soğuk algınlığı geçiriyor.My boss is suffering from a bad cold.
Benim trenim saat altıda terk etti ve onda vardı.My train left at six and arrived at ten.
Yeni Alfa Romeo arabam açık kırmızıdır.My new Alfa Romeo convertible is light red.
Bu sabah benim ateşim otuz yedi derecenin altındaydı.My temperature was below thirty-seven degrees this morning.
Erkek kardeşim kısa sürede Tokyo'da yalnız yaşamaya alıştı.My brother soon got used to living alone in Tokyo.
Erkek kardeşim pul koleksiyonundan büyük keyif alır.My brother takes great delight in his stamp collection.
Kedim masanın altından çıktı.My cat has come out from under the table.
Erkek arkadaşım para biriktirmeyi ve bir spor araba almayı planlıyor?My boyfriend plans to save up and buy a sports car.
Babam genellikle altıda eve gelir.My father usually comes home at six.
Babam soğuk algınlığından muzdariptir.My father is suffering from a cold.
Annem, bir meyve mağazasından biraz elma aldı.My mother bought some apples at a fruit store.
Annem zor işe alışık değildir.My mother is not accustomed to hard work.
Annem her sabah altıda kalkar.My mother gets up at six every morning.
Kızkardeşim şimdi kötü bir soğuk algınlığı geçiriyor.My sister is suffering from a bad cold now.
Kız kardeşim haftada iki gün piyano dersleri alır.My sister takes piano lessons twice a week.
Kız kardeşim babamdan yeni bir bisiklet almasını istedi.My sister asked Father to buy a new bicycle.
Hayalim yurt dışında eğitim almak.My dream is to study abroad.
Gözlerim henüz karanlığa alışamadı.My eyes haven't yet adjusted to the darkness.
Bu sabah alarmlı saatim çalmadı.My alarm clock didn't go off this morning.
Arkadaşım Mike Oxford Üniversitesi'nde kimya eğitimi alıyor.My friend Mike is studying chemistry at Oxford University.
Arkadaşım mağazada ikinci en iyi bisikleti aldı.My friend bought the second-best bicycle in the shop.
Arkadaşım yeni bir saat aldığını söyledi.My friend said he had bought a new watch.
Arkadaşım, yeni bir saat aldığını söyledi.My friend said he had bought a new watch.
Yakında soğuk algınlığını atlatacağını umuyorum.I hope you'll get over your cold soon.
Ben bir parça bagaj satın aldım.I bought a piece of baggage.
30 dolara bir kamera satın aldım.I bought a camera for 30 dollars.
Ben bu CD çaları ücretsiz aldım.I got this CD player for free.
Ben yeni bir palto almayı göze alamam.I can't afford a new coat.
İngilizce konuşabilen birini işe alacağım.I will employ somebody who can speak English.
Alkollü içeceklerden hoşlanmam.I don't care for alcoholic drinks.
Yüksek sesle ağlamaktan kendimi alamadım.I could not stop myself from crying aloud.
Erken kalkmaya alışkınım.I'm used to getting up early.