Annemin bana alfabeyi öğrettiğini hatırlıyorum.I remember my mother teaching me the alphabet.
Ben altı yaşındayken bisikletin nasıl sürüleceğini öğrendim..I learned how to ride a bike when I was six years old.
Birini ben aldım, diğer elmaları ise küçük kız kardeşime verdim.I took one, and gave the other apples to my little sister.
Bir haftadır kötü soğuk algınlığı çekiyorum.I had a bad cold for a week.
İki saat boyunca TV izlemekten zevk aldım.I enjoyed watching TV for two hours.
İki senedir Almanca öğreniyorum.I have been studying German for two years.
Üç ay sonra bir mektup aldım.I received a letter three months later.
Dört yıldır İngilizce eğitimi alıyorum.I have been studying English for four years.
Mayısta on altı olacağım.I will be sixteen in May.
Saat 5:00'da onu alacağım.I'll pick him up at 5.
O sadece on sayfa okurken ben altmış sayfa okudum.I have read sixty pages, while he has read only ten.
Her altı ayda bir onunla görüşürüm.I meet him once every six months.
Altı yaşına kadar Osaka'da yaşadım.I lived in Osaka until I was six.
Altıda istasyona ulaştım.I reached the station at six.
Saat altıda kalkmayı bir kural olarak yaparım.I make it a rule to get up at six.
Altıdan önce kalkmayı ilke edinirim.I make a point of getting up before six.
Saat altıda onları karşılayacağız.I'll meet them at six.
Onlarla saat altıda buluşacağım.I'll meet them at six.
Saat altıya kadar orada kalacağım.I'll stay there till six o'clock.
Saat altıya kadar eve geleceğim.I'll come home by six o'clock.
Her altı saatte iki hap almalıyım.I have to take two pills every six hours.
Altı buçukta kütüphaneden ayrılacağım.I'm going to leave the library at six-thirty.
Altı numara eldiven giyerim.I wear size six gloves.
Eylülde on altı olacağım.I'll be sixteen in September.
Benim bir CD oynatıcım yok ama yine de CD'yi satın aldım.I don't have a CD player, but I bought the CD anyway.
Ben onu alabileceğinizi düşünüyorum.I think you can get it.
Sizden henüz bir cevap almadım.I have received no reply from you yet.
Senin sahip olduğun kameranın aynısını aldım.I bought the same camera as you have.
Sizinle konuşmaktan keyf aldım.I have enjoyed talking to you.
Seni görmekten ve eski zamanlardan bahsetmekten zevk aldım.I have enjoyed seeing you and talking about old times.
Sana şehri gezdirmekten zevk alacağım.I'll enjoy showing you around the city.
Partinize geliyorum ve sana alışılmadık bir hediye getiriyorum.I'm coming to your party and bringing you an unusual present.
İp ucumu senden alacağım.I'll take my cue from you.
Ben o mağazada alışveriş yapmayı seviyorum.I like to shop at that department store.
O mağazada alışverişe gittim.I went shopping at that department store.
Ben şu arabayı satın aldım.I bought that car.
O mağazadan ucuz bir video kaset kaydedici aldım.I got a video cassette recorder cheap at that shop.
O mağazadan bir şey almadım.I didn't buy anything at that store.
O dükkânda yeni bir müzik seti aldım.I got a new stereo at that store.
O mağazadan kırmızı bir kazak aldım.I bought a red sweater at that shop.
Ben o mağazada bir kedi aldım.I bought a cat at that shop.
Şu ağacın altında duran bir kız görüyorum.I see a girl standing under that tree.
O insanlardan para ödünç almayacağım.I will not borrow money from those people.
Ben Alan Tate, Terry Tate'nin oğlu.I'm Alan Tate, Terry Tate's son.
Alice umrumda değil.I don't care for Alice.
Resmi albümden yırtıp çıkardım.I tore the picture out of the album.
Alp'lerde tırmanmaya gittim.I went climbing in the Alps.
İtalya'daki erkek kardeşimden bir Noel kartı aldım.I received a Christmas card from my brother in Italy.
Ne zaman bir bilgisayar satın alacağımı merak ediyorum.I'm wondering when to buy a computer.
Her zaman altıda kalkarım.I always get up at six.
Ben her zaman altıda kalkarım.I always get up at six.
Ben genellikle altıda kalkarım.I usually get up at six.
Ben her zaman elimin altında bir sözlük bulundururum.I always keep a dictionary close at hand.
Kuzenimden 1,000 yen ödünç aldım.I borrowed 1,000 yen from my cousin.
Ben birçok tipte kumaş satın aldım.I bought many types of cloth.
Ben bir yün kazak satın aldım.I bought a woolen sweater.
Bir odada klima olmadan uyumaya alışkınım.I'm accustomed to sleeping in a room without air conditioning.
Amcam tarafından işe alındım.I was hired by my uncle.
Şimdi duş alıyorum.I am taking a bath now.
Şimdi banyo alıyorum.I am taking a bath now.