al ile cümle
al kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Son zamanlarda ondan haber almadım. Umarım hasta değildir.I haven't heard from him of late. I hope he is not sick.
Son zamanlarda onun konuşma tarzına alıştım.I have recently become accustomed to his way of speaking.
Son zamanlarda ondan haber aldın mı?Have you heard from her recently?
En zengin adam bile her şeyi satın alamaz.Even the richest man cannot buy everything.
Sınavı ilk bitiren öğrenci her zaman en iyi notu almaz.The student who finishes the examination first does not always get the best grade.
Karım evlendikten sonra beş kilo aldı.After getting married, my wife put on five pounds.
Karım yeni bir araba almam için beni ikna etti.My wife talked me into buying a new car.
Eşim her gün gıdalar satın almak için köy pazarına gider.My wife goes to the village market to buy foods every day.
Karısını sevindirmek umuduyla, Tom ona güzel elmas bir gerdanlık aldı.Hoping to cheer up his wife, Tom bought her a beautiful pearl necklace.
Karımı yeni bir araba almaktan vazgeçirdim.I talked my wife out of buying a new car.
Sizi işe almaya karar verirsek, bizden haber alırsınız.If we decide to hire you, you will hear from us.
Hakim davacı aleyhine karar verdi.The judge decided against the plaintiff.
Dün bir gün ücretli izin aldım.I took a paid day off yesterday.
Dün kaç tane yumurta alabildin?How many eggs could you get yesterday?
Bu eteği dün alan kişi Mary'ydi.It was Mary that bought this skirt yesterday.
Dün bu raketi alan Mike'tı.It was Mike that bought this racket yesterday.
Dün bu resimleri alan kimdi?Who was it that bought those pictures yesterday?
Biletleri dün aldım.I got tickets yesterday.
Dün biraz alışveriş yapmak için mağazaya gittim.I went to the department store to do some shopping yesterday.
Mektubunu düne kadar almamıştık.We did not get your letter until yesterday.
Mektubunu ancak dün alabildik.We did not get your letter until yesterday.
Düne kadar mektubunu almadık.We did not get your letter until yesterday.
Biri bana bugünkü testin geçen sene aldığımız testle aynı olduğunu söyledi.Somebody told me that today's test was identical to the one we had last year.
Sıcaklık dün sıfırın altında beş santigrat dereceye düştü.The temperature fell five degrees centigrade below zero yesterday.
Dün malı görmeden satın aldım.I bought a pig in a poke yesterday.
Mary'nin dün satın aldığı bu etekti.It was this skirt that Mary bought yesterday.
Mary'nin dün satın aldığı neydi?What was it that Mary bought yesterday?
Dün bir günlük izin aldım ve pikniğe gittim.I took a day off yesterday and went on a picnic.
Dün ödememi aldım.I got my pay yesterday.
Arkadaşımdan sözlüğü ödünç aldım.I borrowed the dictionary from my friend.
Dün yeni bir kişisel bilgisayar satın aldım.I bought a new personal computer yesterday.
Dün yeni bir PC satın aldım.I bought a new personal computer yesterday.
Dün yeni bir ceket aldım.I got a new jacket yesterday.
Dün biletleri alamadım.I couldn't get the tickets yesterday.
Onu dün aldım.I bought it yesterday.
Dün ondan bir mektup aldım.I had a letter from her yesterday.
Dün annemden bir mektup aldım.I received a letter from my mother yesterday.
Dün bir kitap aldım.I bought a book yesterday.
Geçen yıl etekler tam dizlerin altına uzandı.Skirts last year reached just below the knees.
Biz geçen yıl çok yağmur aldık.We had much rain last year.
Geçen yıldan beri ondan haber almadık.We have not heard from him since last year.
Sıcaklık dün gece sıfırın altına düştü.The temperature fell below zero last night.
Allah aşkına dün gece nereye gittin?Where on earth did you go last night?
Üç yaşın altındaki çocuklar ücretsiz kabul ediliyor.Children under three are admitted free of charge.
Eğer ihtiyacınız varsa bir şemsiye ödünç alabilirsiniz.You can borrow an umbrella if you need one.
Eğer bir şemsiyeniz varsa, onun altında size katılmama izin verin.If you have an umbrella, let me join you under it.
Yanıma bir şemsiye almalıyım.I've got to take an umbrella with me.
Şemsiyeni yanına al.Take your umbrella with you.
Dağın zirvesinden güzel bir deniz manzarası alabilirsin.You can get a fine view of the sea from the mountaintop.
Nefes alırken oksijen akciğerlerimize alınır.Oxygen is taken into our lungs when we breathe.
İşinden zevk alan bazı insanlar var, aslında onlar çalışmayı seviyor.There are some people who enjoy work - in fact, they love to work.
Biliyorsun, altı çocuğumuz var.We've got six children, you know.
Çocukları oynarken izlemekten zevk alırım.I enjoy watching children play.
Çocukların televizyonu tekellerine almalarına müsaade etme.Don't let the children monopolize the television.
Çocuklarla alay etme.Don't make fun of children.
Eğer çocuklara göz kulak olursan, temizlenecek takım elbiseni alacağım.If you'll keep an eye on the kids, I'll take your suit to be cleaned.
Çocuğumu aldım.I took my child.
Çocuklar yatağın altında saklı noel hediyeleri buldular.Children found Christmas presents hidden under the bed.
Alan kodunu da çevirmeli miyim?Do I have to dial the area code, too?
Belediye başkanı bir rüşvet aldığını inkar etti.The mayor denied having taken a bribe.