Ben her zaman kredi ile pahalı ürünler alırım.I always buy expensive items on credit.
Biz yüksek faizle para ödünç aldık.We borrowed money at high interest.
Bay Ken Takakura sadece yeni işine alışkın değil.Mr Ken Takakura just isn't used to his new job.
ABD'ye gittiğini haber alıyorum.I hear you went to the United States.
Çok kötü bir soğuk algınlığından bir haftadır hasta yatıyordum.I was flat on my back for a week with a terrible cold.
Sırtımın alt tarafında berbat bir ağrım var.I have a bad pain in my lower back.
Biletimi şimdi almalı mıyım?Should I pick up my ticket now?
Hemen yola çıkarsan saat altıya kadar varırsın.If you start at once, you'll arrive by six o'clock.
Bugün para olmadan hiçbir şey alamayız.Today we can't get anything without money.
Bir gün onu alırsınız.You'll get it someday.
Şimdi sıcaklık sıfırın altında on derece.It is ten degrees below zero now.
Ondan şu ana kadar bir mektup almadık.We have not received a letter from him so far.
Şimdiye kadar ondan bir mektup almadık.We have not received a letter from him so far.
Bu dönem İspanyolca alıyorum.I'm taking Spanish this semester.
Bu dönem ne alacaksın?What are you going to take this semester?
Eğitim sistemi şu anda inceleme altında.The educational system is now under review.
Bu ay çok yağış aldık.We've had a lot of rain this month.
Biz bu ay alacaklıyız.We are in the black this month.
Dediğimi geri alıyorum.I take back what I said.
Gelecekte, zamanında burada almak zorunda.In the future, you have to get here on time.
Bu hafta sonu kaplıcaya gitmeyi göze alamam. Ben meteliksizim.I can't afford to go to the onsen this weekend. I'm broke.
Bu sabah bir somun ekmek aldı.She bought a loaf of bread this morning.
Bu sabah sıfırın altında on dereceydi.It was ten degrees below zero this morning.
Bu sabah yanına bir şemsiye almalısın.You should take an umbrella with you this morning.
Bu sabah çok sayıda posta aldım.I got a lot of mail this morning.
Bu sabah sıcaklık sıfırın altındaydı ama okula bisikletle gittim.It was below zero this morning, but I cycled to school.
Onu bu kez alacağız.We'll get it this time.
Sanırım Japonya'ya dönmek uzun zaman alacak.I guess it will be a long time before I can return to Japan.
Bugün toplam olarak on kitap satın aldım.Today, I bought ten books in all.
Bugün onu almak için gelebilirsin.You can come and get it today.
Bugün öğle yemeği vakti, ailedeki bir cenaze nedeniyle alışıldık restoranımız kapalıydı.At lunchtime today, our usual restaurant was closed because of a funeral in the family.
Bu öğleden sonra yaptığımız konuşmadan zevk aldım.I enjoyed the conversation we had this afternoon.
Bu sabah altıya kadar hazır olacak.It will be ready by six this evening.
Bu gece bilet alabileceğimizden emin değilim.I'm not certain we can get tickets tonight.
Bugün Alman usulü ödeyelim.Let's go Dutch today.
Bugün ara sıra yağmur yağacak, bu yüzden şemsiyeni alsan iyi olur.It will rain on and off today, so you'd better take your umbrella.
Bugün yanına bir şemsiye alsan iyi olur.You had better take an umbrella with you today.
Bugün izin alabilirsin.You can take today off.
Bugün benim on altıncı doğum günüm.Today is my sixteenth birthday.
Bugün bir sürü çağrı aldım.I've had a lot of calls today.
Bugün hafif bir soğuk algınlığım var.I have a touch of a cold today.
Niçin bir günlüğüne izin almıyorsun?Why don't you take the day off?
Bugün senin tenis raketini ödünç alabilir miyim?Can I borrow your tennis racket today?
Bu yaz az yağmur aldık.We have had little rain this summer.
Biz bu yıl çok yağmur aldık.We've had a lot of rain this year.
Bu yıl yeni bir araba alamam.I can't afford a new car this year.
Bu akşam saat altıya kadar boşum.I am free till 6 o'clock this evening.
Bu sabah ondan bir telefon aldım.I got a call from her this morning.
Bu akşam seninle konuşmaktan büyük zevk aldım.I enjoyed talking with you this evening very much.
Benim sol alt arka dişim ağrıyor.My lower left back tooth hurts.
Ben sana altını kumdan nasıl ayıracağımı göstereceğim.I'll show you how to separate gold from sand.
Bir sandalye almaz mısın?Won't you take a chair?
En kötü ihtimalle, ortalama bir puan alacağım.At worst, I will get an average mark.
Bu günlerde kilo alıyorum.I am putting on weight these days.
Son zamanlarda kız kardeşinden haber aldın mı?Have you heard from your sister lately?
Bilgisayarım için yeni bir masa aldım.I just bought a new desk for my computer.
Bu günlerde bir dolarla çok şey alınmaz.A dollar does not go very far these days.
Son zamanlarda ondan hiç haber aldın mı?Have you heard from him recently?
Son zamanlarda ondan haber almadım. Umarım hasta değildir.I haven't heard from him of late. I hope he is not sick.
Son zamanlarda onun konuşma tarzına alıştım.I have recently become accustomed to his way of speaking.