Ondan tavsiye alacak kadar akıllıydı.He was wise enough to take her advice.
Anahtarı alabilir miyim?May I have the key?
Nakit ödersem, indirimli alabilir miyim?Could I get a discount if I pay in cash?
Şu anda altmış beş yaşının üstünde 31 milyon civarında Amerikalı var.At present there are about 31 million Americans over the age of sixty-five.
Biz, mevcut koşullar altında daha fazla fiyat indirimi teklif edemeyiz.We cannot offer a further price reduction under the current circumstances.
Bu şartlar altında teslim olmaktan başka seçeneğimiz yok.Under the circumstances we have no choice but to surrender.
Koşullar altında iflâs kaçınılmazdır.Under the circumstances, bankruptcy is inevitable.
Bu koşullar altında, iflas kaçınılmazdır.Under the circumstances, bankruptcy is inevitable.
Söylemek gereksiz, ödülü alamaz.Needless to say, he could not get the prize.
Söz gümüşse, sukut altındır.Speech is silver, silence is gold.
İnsanların kişisel bilgilerini almak ve satmak önemli bir sorun oluyor.The buying and selling of peoples' personal information is becoming a big issue.
Onu kişisel olarak almayın.Don't take it personally.
Ben ikinci el kitapçılarda ve ikinci el giyim dükkanlarında alışveriş yapmayı severim.I like shopping in used-book stores and in used-clothing shops.
Nefes almada zorluk çekiyorum.I have difficulty breathing.
Zar zor nefes alıyorum.I have difficulty breathing.
O, nefes alıyor mu?Is he breathing?
Yalnız hasta dikiş dikmekten zevk alıyor.The lonely patient derives pleasure from sewing.
Kapıyı aç ve köpeği içeri al.Open the door and let in the dog.
İşçiler iş krizinde mali yenilgi alıyorlar.Workers are taking a financial beating in the employment crisis.
Seni evinden beşte alacağım.I'll pick you up at your home at five.
Saat beşte sizi evinizden alırım.I'll pick you up at your home at five.
Onu almak için daha sonra geleceğim.I'll come to pick it up later.
Daha sonra, lisede, kimyayı vitamin haplarını aldığım şekilde alacaktım.Later, in high school, I would take chemistry the way I took vitamin pills.
Sazan ve alabalık gibi balıklar tatlı suda yaşar.Such fishes as carp and trout live in fresh water.
Ben bir trafik cezası aldım.I got a traffic ticket.
Trafik kazalarına karşı önlem almalıyız.We should guard against traffic accidents.
Biz trafik kazalarını önlemek için gerekli önlemleri almamız gerekir.We must take measures to prevent traffic accidents.
Parkta kiraz ağacının altında bankta yatan genç bir adam gördüm.I saw a young man lying on the bench under the cherry tree in the park.
Kamusal alanda onunla dalga geçmek iyi değil.It is not good to ridicule him in public.
Kamu görevlerim çok zaman alıyor.My public duties take a lot of time.
Söz gümüşse sükut altın.Least said, soonest mended.
Pervasız sürüşten dolayı onun ehliyeti alındı.He had his license taken away because of reckless driving.
Boğazım ağrıyor ve ateşim var. Bir soğuk algınlığı ilacı alabilir miyim?My throat hurts, and I have a fever. Can I have some cold medicine?
Sev veya sevme, bu ilacı almalısın.You must take this medicine, whether you like it or not.
İstediğin kadar çok şeftali al.Take as many peaches as you like.
Hoşlandığınız herhangi bir elbiseyi alın.Buy any dress you like.
Fabrikaya birçok işçi alındı.Many men were hired at the factory.
Allahtan, kimse yaralanmadı.Fortunately, no one was hurt.
Şansa bak ki, biletleri dün almıştım.Luckily, I was able to get the tickets yesterday.
Allahtan, birincilik ödülünü kazandı.Luckily, I won first prize.
Mutluluğu satın alamayacağını söylemeye gerek yok.It goes without saying that you can't buy happiness.
Kötü bir marangoz aletleri ile dövüşür.A bad carpenter quarrels with his tools.
Sel alçalmaya başladı.The flood began to subside.
Yüzlerce alan sel suları altında kaldı.Hundreds of fields were submerged in the flood.
Sokaklar ve evler sel altında kaldı.Streets and houses were drowned by the flood.
Masanın altına madeni para yuvarlandı.A coin rolled under the desk.
Bir fincan çay alabilir miyim?May I have a cup of tea?
Halat baskı altında kırıldı.The rope broke under the strain.
Hava trafik kontrolörleri ağır zihinsel yük altındadırlar.Air traffic controllers are under severe mental strain.
Biletimi hava alanında alabilir miyim?Can I pick my ticket up at the airport?
Önlemleri almadan önce zor koşulları dikkate almalısın.Before taking the measures you must take account of the difficult circumstances.
Konuşmacının tartışması konuyla alâkasızdı.The speaker's argument was off the point.
Tam satın alma bedelini geri ödeyip ödemeyeceğinizi bilmek istiyorum.I want to know if you will refund the full purchase price.
Sanırım muhtemelen Satın almadan biriyle görüşmen gerekiyor.I think you should probably see someone from Purchasing.
Gümüşümü mülkiyetinde bir madeni olan bir adamdan alırım.I buy my silver from a man who has a mine on his property.
Teslim olmak için alternatif ölümdür.The alternative to surrender is death.
Teslim olmak için alternatif mücadeledir.The alternative to surrender is fighting.
Bu eşyaları çok yüksek bir fiyata satın aldı.You bought these articles at too high a price.
Onu satın almayı göze alamam.I can't afford to buy it.
Ben onu satın almayı göze alamam.I can't afford to buy that.