al ile cümle

al kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Alex'in kaç tane arabası var?How many cars does Alex have?
Alex "renk!" diye cevap verecektir.Alex will answer, "Color!"
Alex'e sorun.Ask Alex.
Bu kadar çok parayı toplamak ne kadar zamanını aldı?How long did it take you to collect so many coins?
Her şeyi dikkate aldım.I have taken everything into consideration.
Bir gün Mike ve Jane biraz alışveriş yapmak için şehir merkezine gittiler.One day Mike and Jane went downtown to do some shopping.
Alpine kayağını Nordic kayağından daha çok seviyorum.I like Alpine skiing better than Nordic skiing.
Alpler Avrupa'nın merkezindedir.The Alps are in the center of Europe.
Alplerin manzarası bende kalıcı bir izlenim bıraktı.The scenery of the Alps left a lasting impression on me.
Alfabeyi tersten oku.Say the alphabet backwards.
Alfabeyi büyük harflerle yazın.Write the alphabet in capitals.
Alfabede kaç harf var?How many letters are there in the alphabet?
Alfabede, A'dan sonra B gelir.In the alphabet, B comes after A.
Bana fotoğraf albümünü gösterir misin?Will you show me your photo album?
Albert sözünden cayacak en son kişidir.Albert is the last person to break a promise.
Herhangi bir alkollü içki içme.Don't drink any alcohol.
Alkolsüz içkin var mı?Do you have any non-alcoholic drinks?
Alkolsüz bir şeyiniz var mı?Do you have anything non-alcoholic?
Alkol tüketimi her yıl artıyor.Alcohol consumption is increasing every year.
Alice uzun yoldan kaydı.Alice slid down the long slide.
Alice utanç içinde başını eğdi.Alice hung her head in shame.
Alice odasına koştu.Alice rushed into her room.
Alice kız kardeşini dinlemiyordu.Alice wasn't listening to her sister.
Alice sert annesinden korkmuştu.Alice was frightened of her strict mother.
Alice, toplantıda mevcut değildi, değil mi?Alice wasn't present at the meeting, was she?
Alice yüreğinde erimiş katı bir şey hissetti.Alice felt something hard melt in her heart.
Alice gülümsedi.Alice smiled.
Alice muhtemelen gelebilir.Alice may possibly come.
Alice şiddetli bir baş ağrısı yüzünden işten eve erken döndü.Alice returned home early from work with a severe headache.
Alice, köpeği görmedi.Alice didn't see the dog.
Alice, geçen Pazardan beri soğuk algınlığı geçiriyor.Alice has had a cold since last Sunday.
Alice saat onda yatağa gitti.Alice went to bed at ten.
Alice saat onda yatmaya gitti.Alice went to bed at ten.
Alice, kitabı nerede bulacağını bilmediğinden, onun nerede olduğunu annesine sordu.Alice, not knowing where to find the book, asked her mother where it was.
Alice dün orada olabilir, ama biz onu görmedik.Alice might have been there yesterday, but we didn't see her.
Alice konuşuyorken John sözünü kesti.John broke in as Alice was speaking.
Alice'in konsere gittiği dündü.It was yesterday that Alice went to a concert.
Alan Tate ve ben bir süre birbirimize baktık.Alan Tate and I looked at one another for a while.
Her şey göz önüne alınırsa, o iyi bir öğretmen.All things considered, he is a good teacher.
Her şey göz önüne alındığında, babamın hayatı mutlu bir hayattı.All things taken into consideration, my father's life was a happy one.
Arap alfabesi, Roman alfabesiyle değiştirildi.The Arabic script was replaced by the Roman alphabet.
Amerikan kültüründe konuşma altındır.In American culture, speech is golden.
Ortalama bir Amerikan yaşam alanı Japonya'daki yaşam alanının iki katı kadar büyüktür.The average American living space is twice as large as the living space in Japan.
Amerika'da yaşamaya alışıyordum.I was getting used to living in America.
ABD'de, genellikle alkol satın almak için kimlik göstermek zorundasınız.In the U.S., you usually have to show identification in order to buy alcohol.
ABD'de hala bazı alkol karşıtı eyaletler vardır.There are still some dry states in the U.S.
Amerika'dan çok sipariş aldık.We have received many orders from the U.S.
İşleri o kadar ciddiye almayın.Don't take things so seriously.
Şeyleri çok ciddiye almayın.Don't take things too seriously.
Şu ağacın altındaki genç kadın üzgün görünüyor.The young woman under that tree looks sad.
Onu kurnazlıkla altettim.I outwitted him.
O Amerika'ya gittiğinden beri ondan hiçbir haber alınmadı.Nothing has been heard from him since he left for America.
Onların kulübesi vadide yer almaktadır.Their hut is situated in the valley.
O otomobili satın alacak mısınız?Are you going to buy that auto?
O araba satın almam için çok pahalı.That car is too expensive for me to buy.
O, o zaman benim tavsiyemi alsaydı, şimdi zengin bir adam olurdu.If he had taken my advice then, he would be a rich man now.
Yazar bir kazada öldüğünden beri altı ay geçti.Six months have passed since the author was killed in an accident.
Topu köpekten nasıl alabiliriz?How can we get the ball away from the dog?
Aslında o öğrenci İngilizceden tam not aldı.That student actually got full marks in English.
O evi satın almadığıma pişman oldum.I regret not having bought that house.

İlgili Sayfalar