Ana içeriğe geç
Sözlük

al ile cümle

al kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Babaannem eğildi ve bir iğne ve iplik aldı.My grandma stooped down and picked up a needle and thread.
Midem ağrıyor. Bir mide ilacı alabilir miyim?My stomach hurts. Can I have some stomach medicine?
Onun ilk albümünün iyi satacağı olasıdır.It is probable that her first album will sell well.
Amcamız bize sinema biletleri aldı.Our uncle bought us movie tickets.
Amcamdan eski bir Toyota aldım.I got an old Toyota from my uncle.
Büyükbabası ona pahalı bir oyuncak aldı.His grandfather bought him the expensive toy.
Keşke bir motosiklet alabilsem.I wish I could buy a motorcycle.
Asansörde duman kokusu alıyorum.I smell smoke in the elevator.
Emi İngilizce eğitimi alacak.Emi will study English.
Edison teksir için bir alet icat etti.Edison invented a device for duplication.
Evans ailesinde altı çocuk vardı.There were six children in the Evans family.
AIDS araştırma dünyasında yer alan tüm değişiklikleri takip edemem.I can't keep track of all the changes taking place in the world of AIDS research.
Basketbol takımımız uzun boylu erkekleri alıyor.Our basketball team is recruiting tall boys.
Yalan söylemek çok kötü bir alışkanlıktır.Telling lies is a very bad habit.
Wimbledon'da şimdi, servis atışlarını değerlendiren özel elektronik aletler var.At Wimbledon there are now special electronic machines to judge the serves.
Elektrikli ev aletleri ev işini daha kolay yaptı.Electrical appliances have made housework easier.
Bir köpeğin keskin bir koku alma duyusu vardır.A dog has an acute sense of smell.
Ne kadar yakında alışverişe gidiyorsun?How soon are you going shopping?
Saati ne zaman aldın.When did you buy the watch?
Her zaman başkalarının duygularını dikkate almalıyız.We must always consider the feelings of others.
Ben hep baskı altındayım.I'm always under pressure.
Aslan payını hep sen alıyorsun!You always take the lion's share!
Bu sözlüğü her zaman el altında tut.Always keep this dictionary handy.
Her zaman stres altındayım.I'm always under stress.
O eski saati ne zaman ve nerede satın aldın?When and where did you buy that old clock?
İstediğin zaman arabamı ödünç alabilirsin.You can borrow my car anytime.
Bir kere kötü bir alışkanlık sahibi olunca ondan kurtulmak kolay olmaz.Once you have formed a bad habit, you can't get rid of it easily.
Kötü bir alışkanlık edindin mi kolay kolay ondan kurtulamazsın.Once you have formed a bad habit, you can't get rid of it easily.
Kötü alışkanlık bir kez oluştu mu, ondan kurtulmak zordur.Once a bad habit is formed, it is hard to get rid of it.
Allah aşkına, o ne anlama geliyor?What in the world does he mean?
Allah aşkına neyi düşünüyorsun?What on earth are you thinking about?
Allah aşkına sen ne yapıyorsun?What in the world are you doing?
Allah aşkına ne yapmak istiyorsun?What in the world do you want to do?
Bunu nereden satın aldın?Where ever did you buy it?
Allah aşkına içeri nasıl girdin?How on earth did you get it?
O şapkayı nereden aldın?Where on earth did you get that hat?
Onu ne zaman satın aldınız?When did you buy it?
Konser biletini ne zaman aldın?When did you get the concert ticket?
Ne zaman ve nerede hediyeyi aldın?When and where did you receive the gift?
Hediyeyi ne zaman ve nerede aldın?When and where did you receive the gift?
Bu videoyu ne zaman aldın?When did you buy this video?
Lütfen bana bir sandalye al.Get me a chair, please.
Sandalyenin altında bir çift eldiven buldum.I found a pair of gloves under the chair.
Ne kadar denersen dene, bu alışkanlığı bırakmanın zor olduğunu göreceksin.Try as you may, you will find it impossible to give up that habit.
Örneğin İngiltere'yi al.Take England for example.
Kendinize uygun bir takım elbise alın.Get yourself a decent suit.
İyi notlar almak için benden daha çok çalıştı.He tried harder to get good marks than I did.
Ben iyi bir alışveriş yaptım.I was dealt a good hand.
Güzel bir bisiklet aldın mı?Did you buy a nice bicycle?
Şefe aldırma.Don't pay any attention to the boss.
İyi bir kamera aldım.I bought a good camera.
Hayır, teşekkür ederim. Yeterince aldım.No, thank you. I've had enough.
Ann alt kata geldi.Ann came downstairs.
Keşke böyle işe yaramaz bir şey almasaydım.I wish I had not bought such a useless thing.
Çantanı alıp hızla eve gitmelisin.You should grab your bag and hurry home.
Bayan Allen ile konuşan genç kadını bana tanıtır mısın?Will you introduce me to the young woman talking with Mrs. Allen?
Allen'e çözülmesi imkânsız bir problem verilmişti.Allen was given a problem that was impossible to solve.
Herhangi bir alerjiniz var mı?Do you have any allergies?
Alex'in kaç tane arabası var?How many cars does Alex have?
Alex "renk!" diye cevap verecektir.Alex will answer, "Color!"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod