Ana içeriğe geç
Sözlük

al ile cümle

al kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onun o projeyi ciddiye almasını sağlamak için buradayız.We have got to get him to take that project seriously.
Masaya bırakılmış kitabı al.Take the book that has been left on the table.
O takım her zaman alt sıralarda.That team is always in the cellar.
O süpermarkete giderseniz, günlük hayatta kullandığınız pek çok şeyi satın alabilirsiniz.If you go to that supermarket, you can buy most things you use in your daily life.
Amatör şarkıcı eller aşağı yetenek yarışmasında birincilik ödülünü almıştır.The amateur singer won first in the talent show hands down.
O gitar o kadar pahalı ki onu satın alamam.That guitar is so expensive that I can't buy it.
Keşke o gitarı alabilsem.I wish I could buy that guitar.
O gitar o kadar pahalı olmasaydı, onu satın alabilirdim.If that guitar were not so expensive, I could buy it.
O kamerayı satın almak için bir on dolara daha ihtiyacın var.You need another ten dollars to buy that camera.
O para ile ne alalım?What shall we buy with that money?
Gürültülere yakında alışacaksın.You will soon get accustomed to the noises.
Bir telesekreter almalısın.You should buy an answering machine.
Yarın ondan haber alabileceksin.You will be able to get the news from him tomorrow.
Her gün alışverişe gider misin?Do you go shopping every day?
Onun için ne satın almak istiyorsun?What do you want to buy for her?
Ona ne almak istiyorsun?What do you want to buy for her?
Ondan sık sık haber alır mısın?Do you hear from her often?
Onun kitabını ödünç aldığını hatırlıyor musun?Do you remember borrowing his book?
Onun ne söylediğini dikkate almalısın.You should take account of what he said.
Onun duygularını hafife almamalısın.You should not trifle with his feelings.
Onun çok genç olduğu gerçeğini göz önüne almalısın.You must take into account the fact that he is too young.
Toplantıda onun öne sürdüğü planın lehinde mi yoksa aleyhinde misin?Are you for or against the plan he put forward at the meeting?
Yakında sağda sürmeye alışacaksın.You'll soon get used to driving on the right.
Doğum gününde bir CD seti alacaksın.You will get a CD set on your birthday.
Bir sonraki seçimde onu alt edeceksin.You will get the better of him in the next election.
Şemsiyeni almak zorunda değilsin.You do not have to take your umbrella with you.
Yanına bir şemsiye almana gerek yoktu.You needn't have taken an umbrella with you.
Ne istiyorsan alabilirsin.You can take whatever you like.
Bir müzik aleti çalarsın, değil mi?You play a musical instrument, don't you?
Bir defada üç kitap ödünç alabilirsin.You can borrow three books at a time.
Haftada kaç defa süpermarkete alışverişe gidersin?How many times a week do you go shopping at a supermarket?
İyi notlar aldın mı?Did you get good marks?
Yakında kırsal yaşama alışacaksın.You will soon be used to rural life.
Almanca konuşabiliyor musunuz?Can you speak German?
Almanca konuşabilirsiniz.You can speak German.
Onu alabilir misin?Can you pick it up?
Onu bugün mü yoksa dün mü satın aldınız?Did you buy it today or yesterday?
Onu bugün mü yoksa dün mü aldın?Did you buy it today or yesterday?
Telgrafı ne zaman aldın?When did you receive the telegram?
Bilet almak için sırada durmalısınız.You must stand in a line to buy the ticket.
Arabayı satın alacak mısınız?Are you going to buy the car?
Gerçeği dikkate almalısın.You must take the fact into consideration.
İki kitaptan herhangi birini alabilirsin.You may take either of the two books.
Yakında Japon yemekleri yemeğe alışacaksın.You'll soon get used to eating Japanese food.
Yakında Japon yemeklerini yemeye alışırsın.You will soon get used to eating Japanese food.
Yakında herkesin önünde konuşmaya alışacaksın.You'll soon get used to speaking in public.
Bunun lehinde mi yoksa aleyhinde misin?Are you for or against this?
Hangisini alacaksınız, bunu mu yoksa şunu mu?Which will you take, this one or that one?
Bu ilacı alırsan, daha iyi hissedersin.If you take this medicine, you'll feel better.
Dikkatli sürücü olmakla alakan yok.You are far from a careful driver.
Altıda kalkmalısın.You must get up at six.
Altı ve yedi arasında başlamalısın.You should start between six and seven.
Allah'a inanır mısınız?Are you a believer?
Bu sorunu bir bütün olarak göz önüne almalısınız.You must consider this problem as a whole.
Lütfen kitabınızı bu masadan alın.Please take your book off this table.
Raporuna göz attım ve onun üstüne bazı notlar aldım.I've looked through your report and made some notes on it.
Öneriniz bizim buradaki görüşmemizle alakasız gibi görünüyor.Your suggestion seems irrelevant to our discussion here.
Doğum günü hediyen olarak sana bir dolma kalem aldım.I bought a pen for your birthday present.
Lütfen bana pul albümünü göster.Please show me your stamp album.
Lütfen ölçünüzü almak için bana izin verin.Please allow me to measure you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod