al ile cümle

al kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir kaşık alabilir miyiz?Could we have a spoon?
Konuşman için alışılmamış bir konu ileri sürmek zorunda değilsin.You don't have to come up with an unusual topic for your speech.
Baharatlı yiyeceğe alışkın değilim.I'm not used to spicy food.
Aperatifleri nereden satın alabilirim?Where can I buy snacks?
Bifteğini bitir ve sonra bir şeker alabilirsin.Eat up the steak and then you can have a candy.
Stevie Wonder'ın yeni albümü sende var mı?Do you have Stevie Wonder's new album?
Steve Jane'den bir mektup aldı.Steve received a letter from Jane.
Bir tornavida alabilir miyim?Could I have a screwdriver?
Kısa sürede sizden haber almayı umuyorum.I hope to hear from you soon.
Yakında buradaki iklime alışırsın.You'll soon get used to the climate here.
Yakında buradaki iklime alışacaksın.You'll soon get used to the climate here.
Sen yakında buradaki iklime alışacaksın.You'll soon get used to the climate here.
Telefonu al ve doktoru ara.You get on the phone and call the doctor.
Derhal yatmaya gitsen iyi olur, yoksa soğuk algınlığın daha da kötüleşir.You had better go to bed right away, or your cold will get worse.
Yakında iklim değişikliğine alışacaksın.You will soon get used to the change of climate.
Yakında kendi başına yaşamaya alışacaksın.Soon you'll get used to living by yourself.
Ona çabucak alışacaksın.You'll get used to it in no time.
Yakında bu ülkede yaşamaya alışacaksın.You will soon get accustomed to living in this country.
Yakında senden haber almaktan müteşekkür olacağım.I would appreciate hearing from you soon.
Hiç aletli dalış denedin mi?Have you ever tried scuba diving?
İstediğin kadar çok al.Take as much as you like.
Süpermarket birçok part-time çalışanı işe aldı.The supermarket hired many part-timers.
Süpermarkete gitmek ve biraz tereyağ almak ister misin?Would you go to the supermarket and get some butter?
Süpermarketten herhangi bir et satın aldın mı?Did you buy any meat in the supermarket?
İsviçre'ye gelen ziyaretçiler Alp dağlarına hayran kalırlar.Visitors to Switzerland admire the Alps.
İsviçre Fransa, İtalya, Avusturya ve Almanya arasında yer almaktadır.Switzerland is situated between France, Italy, Austria and Germany.
Bir karpuz satın aldınız mı?Have you bought a watermelon?
Bir bardak beyaz şarap alabilir miyim?Could I have a glass of white wine?
John gece yarısına kadar yatmamaya alışık.John is in the habit of staying up until midnight.
John büyük bir serveti miras olarak aldı.John inherited a large fortune.
John sormadan birkaç adet pastayı kendisi aldı.John helped himself to several pieces of pie without asking.
John geçen hafta kötü bir soğuk algınlığı geçirdi.John had a bad cold last week.
John son zamanlarda çok kilo aldı.John has put on a lot of weight recently.
John Mary'ye alışverişe gitmek isteyip istemediğini sordu.John asked Mary whether she would like to go shopping.
John Mary'ye öğleden sonra alışverişe gitmek isteyip istemediğini sordu.John asked Mary whether she would like to go shopping in the afternoon.
John bana Almanca yazılmış bir mektup gönderdi.John sent me a letter written in German.
John'un bir araba satın alması için yeterli para var.There is enough money for John to buy a car.
John geçen hafta kullanılmış bir araba aldı.It was last week that John bought a car.
Hastalığını atlatması John'un yaklaşık iki haftasını aldı.It took John about two weeks to get over his illness.
Okuldaki sınıf arkadaşlarıyla arkadaş olması John'un sadece bir gününü aldı.It took John only one day to make friends with his classmates at the school.
Johnny Alice'e evlenme teklif etti ve o da kabul etti.Johnny proposed to Alice and she accepted.
Alışveriş merkezine giden bir otobüs var mı?Is there a bus that goes to the mall?
Onu benim için bir alışveriş torbasına koyar mısınız?Could you put it in a shopping bag for me?
Alışveriş merkezi nerede?Where's the shopping center?
George arsa satın alırken kandırıldı.George was tricked into buying the land.
George o zor işi almaya isteksizdir.George is reluctant to take on that difficult job.
George'un iki kuzeni var; biri Almanya'da ve diğeri İsviçre'de yaşıyor.George has two cousins; one lives in Germany and the other in Switzerland.
George'un tenis raketini nereden aldığını biliyor musunuz?Do you know where George bought his tennis racket?
Muhteşem ceketi gördüğünde, Julie onu almaya karar verdi.When she saw the gorgeous coat, Julie decided to buy it.
Julie, İtalya'daki erkek kardeşinden bir Noel kartı aldı.Julie received a Christmas card from her brother in Italy.
Bir bardak şampanya alacağım.I'll take a glass of champagne.
Bir duş alabilir miyim?May I take a shower?
Ben bir duş alacağım.I'll take a shower.
Reçeli üst raftan aşağı al.Take the jam down from the top shelf.
Janet bir etek ve bir bluz satın aldı.Janet bought a skirt and a blouse.
Jack arkadaşı için bir hediye aldı.Jack bought a present for his friend.
Jack'in kolunun altında bir kedisi var.Jack has a cat under his arm.
Jack yanlışlıkla benim şemsiyemi almış olabilir.Jack may have taken my umbrella by mistake.
Jack altı yıldır New York'ta yaşıyor.Jack has been living in New York for six years.
Jack, yeni bir bisiklet satın almayı göze alamaz.Jack can't afford to buy a new bicycle.

İlgili Sayfalar