Ana içeriğe geç
Sözlük

al ile cümle

al kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ondan kaçınabilirsem herhangi bir ilaç almayı tercih etmiyorum.I'd rather not take any medicine if I can avoid it.
Mümkün olan kısa sürede bir randevu almaya çalışın.Try to make an appointment as soon as possible.
Mümkün olduğu kadar kısa sürede alt kata gel.Come downstairs as soon as possible.
En kısa sürede fiyat teklifini almayı sabırsızlıkla bekliyoruz.We are looking forward to receiving your quote as soon as possible.
En kısa sürede yanıtını almak için dört gözle bekliyorum.I look forward to receiving your reply as soon as possible.
Alabiliyorken hayattan zevk alın.Enjoy your life while you are able to.
O, masanın altındadır.It's under the table.
Masanın altında bir kedi var mı?Is there a cat under the table?
Masanın altında bir köpek var.There is a dog under the table.
Siyah bir kedi masanın altındaydı.Under the table was a black cat.
Maru emekleyerek masanın altından geçti.Maru crawled out from under the table.
Ben bir Daily News aldım.I bought a Daily News.
Damon bana pul albümünü gösterdi.Damon showed me his stamp album.
Tina kısa sürede Japon yemeklerine alıştı.Tina soon got used to Japanese food.
O Deal'in içinde ve çevresinde ev alışı ve satışı düzenlemektedir.She arranges the buying and selling of houses in and around Deal.
Tırnaklarını yeme alışkanlığından kurtulmalısın.You must get rid of the habit of biting your nails.
Taksitle satın alma.Don't buy on credit.
Nihayet, onlar kanla özgürlüğü satın aldı.At last, they purchased freedom with blood.
Sonunda, o, araba aldı.At last, he got the car.
Sonunda, bilgi aldık.At last, we got the information.
Benim için de bir tane satın alabilir misin?Can you buy one for me as well?
Affedersiniz, bir saniye. Gidip viski alacağım.Excuse me just a second. I'll go and get the whiskey.
Biraz temiz hava almak istemez misiniz?Wouldn't you like to get some fresh air?
Birkaç dakikalığına kaleminizi ödünç alabilir miyim?Can I borrow your pen for a few minutes?
Zürih, Londra'dan sonra dünyanın ikinci en büyük altın borsasıdır.Zurich is the second largest gold market in the world after London.
Nereden bilet satın alabilirim?Where can I buy tickets?
Biletleri nerede alabilirim?Where can I get tickets?
Biletinizi gişede alın lütfen.Please pick up your ticket at the counter.
Tur gününde biletleri alabilir miyim?Can I buy tickets on the day of the tour?
Biletleri alır almaz onları sana göndereceğiz.As soon as we get the tickets, we'll send them to you.
Tavuk çorbasının soğuk algınlığını tedavi edeceği doğru mu?Is it true that chicken soup will cure a cold?
Çek kazağı satın almak istiyorum.I want to buy a Czech sweater.
Biraz peynir satın almak istiyorum.I would like to buy some cheese.
Bir dilim peynirli pasta alabilir miyim?Could I have a slice of cheesecake?
Dan yeni bir bilgisayar satın aldı.Dan bought a new computer.
Dan altıda Julie için geldi.Dan came for Julie at six.
Dans ve mankenlik dersleri alıyorum.I take dancing and modeling lessons.
Kimse herkesin önünde alay edilmekten hoşlanmaz.Nobody likes to be made fun of in public.
El çantamı kim aldı?Who has taken my handbag?
Biri çantamı aldı götürdü.Somebody took away my bag.
Birisi yanlışlıkla benim şemsiyemi almış olmalı.Someone must have taken my umbrella by mistake.
Seni evinden alması için birini ayarladım.I'll arrange for someone to pick you up at your home.
Sigara almak istiyorum.I want to get cigarettes.
Eğer George sigara içmeyi bırakmazsa akciğer kanseri gelişme riskini göze alır.If George doesn't stop smoking, he will run the risk of developing lung cancer.
Sigara içme alışkanlığından vazgeçmek zor.It's hard to shake the smoking habit.
Biraz pahalı olsalar bile, ben daime en iyi ürünleri satın alırım.I always buy a top quality product even if it is slightly more expensive.
Basketbol ve masa tenisi gibi top oyunları genellikle kapalı alanda oynanır.Ball games, such as basketball and ping-pong, are usually played indoors.
Örneğin, o Almanca, Fransızca ve İngilizce biliyor.For example, he speaks German, French and English.
Hiçbir para mutluluğu satın alamaz.No amount of money can buy happiness.
Sevmesen bile bu görevi almalısın.Even if you do not like it, you must take charge of it.
Maliyeti ne kadar olursa olsun, milyoner sanat eserini alma konusunda ısrar etti.The millionaire insisted on acquiring the masterpiece no matter how much it cost.
10.000 yene malolsa bile, sözlüğü satın almalıyım.Even if it costs 10,000 yen, I must buy the dictionary.
O, on bin yen olsa bile, sözlüğü almalıyım.Even if it costs 10,000 yen, I must buy the dictionary.
On yılımı alsa bile, işi başarmaya kararlıyım.Even if it takes me ten years, I am determined to accomplish the job.
Ben söylediklerini şimdi geri almanı istiyorum.I want you to take back what you said just now.
Bir dachshund uzun gövdesi ve kısa bacakları olan bir Alman köpeğidir.A dachshund is a dog from Germany with a very long body and short legs.
Bir şeyi asla bedava alamazsın.You never get something for nothing.
Ücretsiz bir şey alamazsın.You can't get anything for nothing.
Muhtemelen sadece soğuk aldın.You probably just have a cold.
Onu ücretsiz olarak alabilirsin.You may have it for nothing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod