alıyorlar ile cümle
alıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar!They buy error, and wish you would lose the way.
Onlar, sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.They buy error, and wish you would lose the way.
Okullar, başbakan için kullanılan yolun üzerinde yer alıyorlardı.The schools are located along the route used for the prime minister.
Polis memurları ve askerlerse 300 avro civarında alıyorlar.Police officers and soldiers get about 300 euros.
Moldovalı STK'lar da seçim öncesi süreçte aktif rol alıyorlar.Moldovan NGOs are also actively involved in the pre-election process.
İkinci ve üçüncü gruplar Gorna Gora bölgesi ve Vaksince'de yer alıyorlar.The second and the third groups are located in the Gorna Gora region and in Vaksince.
Sırp holiganlar yıllardır UEFA'nın izleme listesinden yer alıyorlar.Serbian hooligans have been under UEFA's watchful eye for years now.
Tiran belediyesindeki yetkililer bu sorunu çözmek için tedbirler alıyorlar.Municipal authorities in Tirana are taking steps to address the problem.
Sırp süt ürünleri ihracat için fiyatın yüzde 20'si kadar devlet sübvansiyonu alıyorlar.Serbian dairies receive state subsidies for exports, amounting to 20 per cent of the price.
Rumen korsanlar yabancı kurbanları hedef alıyorlar. [Arşiv]Romanian hackers are targeting foreign victims. [File]
Ülkeler, notlarla ilgili baskılara maruz kalabilecek ülkeler listesinde yer alıyorlar.The countries on the list could face rating pressures.
Matei: Öncelikle tıbbi yardım alıyorlar.Matei: First, medical assistance.
Yetkililer bu riskin farkında ve önlem alıyorlar," dedi.The authorities are aware of this risk and are taking measures," he said.
"Eşyalarımı alıyorlar."They take my things.
Uzun sakallı rock'çılar yaklaşık 40 yıldır müzik sahnesinde yer alıyorlar.The long-bearded rockers have been on the music scene for about 40 years.
Yeni Zelanda, İsviçre, İngiltere ve ABD ise 8,2 ile üçüncü sırada yer alıyorlar.New Zealand, Switzerland, the United Kingdom, and the United States share third place with 8.2.
İnşaat işçileri, tersane işçileri ve onların aileleri yüksek riskli gruplar arasında yer alıyorlar.House builders, workers in shipyards and their families are among the high-risk groups.
EULEX yargıçları davaları seçme önceliğine sahipler ve kurullarda yerli hakimler de yer alıyorlar.EULEX judges have priority in selecting the cases local judges are also included on the panels.
Stijoviç, "Grev yapıyorlar ve grevleri için para alıyorlar."They strike, and we pay for their strike.
Bulgaristan, Hırvatistan, Yunanistan, Makedonya, Romanya ve Türkiye ise ISAF'ta yer alıyorlar.Bulgaria, Croatia, Greece, Macedonia, Romania and Turkey are part of ISAF.
Kamu sektörünün bir parçası olarak şu anda cömert sosyal yardımlar alıyorlar.As part of the public sector, they currently enjoy generous fringe benefits.
Filmler "Sınırın Ötesinde" adlı Arnavutça sinema dizisi kapsamında yer alıyorlar.The films are part of an Albanian-language movie series called "Beyond the Border".
Dağıtımcılar filmleri için açık hava reklam panoları satın alıyorlar ama biz almıyoruz." diyor.Distributors buy billboards for their movies, but we don't," said Pejakovic.
Yatırımcılar bütün kıyı boyunca emlak satın alıyorlar.Investors buy properties along the entire coast.
Maaşlarını ve diğer ek ödemelerini Sırbistan'dan alıyorlar.They receive salaries and other benefits from Serbia.
Şirketler eskiden her yeni çalışan için 2 bin ila 6 bin avro ara alıyorlardı.Companies used to receive 2,000 to 6,000 euros for every new employee.
AB üyesi ülkeler, çarpıklığa yol açmayan vergilendirmeleri esnek bir biçimde ele alıyorlar.EU member countries use the logic of non-distortionary taxation in a flexible way.
Bundan önce, Sırp kuvvetleri bağımsızlık isteyen etnik Arnavutlara karşı sert tedbirler alıyorlardı.Prior to that, Serb forces had engaged in a crackdown on independence-seeking ethnic Albanians.
Kadın mağdurlar genelde 18-30 yaş arasında yer alıyorlar.Female victims are typically between 18 and 30 years of age.
Balkan ülkeleri maruz kalımı sınırlama amaçlı tedbirler alıyorlar. [Gabriel Petrescu/SETimes]Balkan countries are taking precautions to limit exposure. [Gabriel Petrescu/SETimes]
Hırvat savaş gazileri yeni bir skandalın merkezinde yer alıyorlar. [Getty Images]Croatia's war veterans’ are at the centre of a new scandal. [Getty Images]
Labbett, Hegerty ve Wallace da Avustralya versiyonunda kovalayan olarak yer alıyorlar.Labbett, Hegerty and Wallace also feature as chasers on the Australian version.
Yunuslarının bir kısmını Meksika Körfezi'nden alıyorlar.They get some of their dolphins from the Gulf of Mexico.
Tümü de boşlukta tüm ağırlıklarıyla yer alıyorlardı.Alle Räume besaßen aufwendige Stuckaturen.
Bazen Persler Yahudilerin evlerine giriyor canlarının istediğini alıyorlar.Quelquefois les Perses s'introduisent dans les logis des Juifs et prennent possession de ce qui leur plait.
Saw filminin yapımcıları James Wan ve Leigh Whannell bu filmde de yapımcı olarak yer alıyorlar.James Wan et Leigh Whannell sont devenus les producteurs exécutifs.
Kısa süre içerisinde evlilik kararı alıyorlar.Se dice que contraerá matrimonio dentro de unos pocos años.
Giuseppe Mazzini ve Giuseppe Garibaldi birleşme hareketinin öncüleri arasında yer alıyorlardı.Muchos de ellos colaboraron con Giuseppe Garibaldi y los partidarios de la unificación italiana.
Günlük bir saatlik çalışma karşılığında da ücret alıyorlar.Por lo que necesitan al menos una hora de entrenamiento diario.
Bazen Persler Yahudilerin evlerine giriyor canlarının istediğini alıyorlar.A volte i persiani s'introducono nelle abitazioni degli ebrei e s'impossessano di ciò che gli piace.
Temsilciler Meclisi üyelerinin maaşlarının yaklaşık çeyreğinde bir ödenek alıyorlar.Ricevono un'indennità che corrisponde a circa un quarto dello stipendio dei membri della camera bassa.
Tümü de boşlukta tüm ağırlıklarıyla yer alıyorlardı.Tutto questo avveniva in piena sede vacante.
Onlar Hong Kong'da yaşamakdan zevk alıyorlardı; ama bu fazla sürmedi.La sua permanenza in Francia non fu lunga, ma egli la visse intensamente.
Kısa süre içerisinde evlilik kararı alıyorlar.In breve tempo il matrimonio verrà annullato.
Çünkü makale başına TÜBİTAK ve ODTÜ’den para alıyorlar.وهو الآن يختبئ ويتمتع بأمواله".
Temsilciler Meclisi üyelerinin maaşlarının yaklaşık çeyreğinde bir ödenek alıyorlar.Eles recebem um subsídio que é cerca de um quarto do salário dos membros da Câmara dos Deputados.
Saw filminin yapımcıları James Wan ve Leigh Whannell bu filmde de yapımcı olarak yer alıyorlar.James Wan en Leigh Whannell keerden opnieuw terug als uitvoerend producent van de film.
Ayrıca muhafızlar Venedik filosundan yardım alıyorlardı.Wojska były wspomagane przez flotę wenecką.
Bazı Kumanlar da düzenli orduda yer alıyorlardı.Liczyli oni, że przyłączy się do nich wojsko regularne.
Kanton birlikleri sadece kendi liderlerinden emir alıyorlardı.A klony sloužily svému veliteli (Kancléři) bez výhrad.
Çünkü makale başına TÜBİTAK ve ODTÜ’den para alıyorlar.Și alerga unii și din târgu, de li aducea loitre.”
Ayrıca muhafızlar Venedik filosundan yardım alıyorlardı.Orașul asediat rezista datorită ajutorului flotei venețiene.
Bazen Persler Yahudilerin evlerine giriyor canlarının istediğini alıyorlar.Néha a perzsák betörnek a zsidók lakhelyeibe és elvesznek, akármit akarnak.
Albümde, 50 Cent, Lloyd Banks, Tony Yayo, Young Buck gibi ünlüler yer alıyorlar.Tagjai: 50 Cent, Lloyd Banks, Tony Yayo és Young Buck.
Günlük bir saatlik çalışma karşılığında da ücret alıyorlar.Palveluksen ajalta maksetaan päivärahaa.
"VOLKAN'ı neden hedef alıyorlar?".Miksi iskit Hulk Hoganin kanveesiin?".
Saw filminin yapımcıları James Wan ve Leigh Whannell bu filmde de yapımcı olarak yer alıyorlar.Saw skaberne, James Wan og Leigh Whannell fungerede som executive producere.
Temsilciler Meclisi üyelerinin maaşlarının yaklaşık çeyreğinde bir ödenek alıyorlar.De får et honorar som er omkring en fjerdedel af honoraret til medlemmerne af Tweede Kamer.
İsimlerini Ocean Grove,New Jersey'de olan Ocean Grove plajından alıyorlar.Handlingen er lagt til tettstedet Ocean Grove i New Jersey.
Maddi desteği , Başbakanlık özel fonlarından alıyorlardı.Pengene skulle komme fra statsministerens nasjonale hjelpefond.