alıyorlar ile cümle
alıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Tümü de boşlukta tüm ağırlıklarıyla yer alıyorlardı.Hal ini dicapai dengan adanya distribusi berat di tiap-tiap gandarnya.
Çünkü makale başına TÜBİTAK ve ODTÜ’den para alıyorlar.Họ làm chỉ vì tiền hoặc chỉ vì trào lưu."
Kısa süre içerisinde evlilik kararı alıyorlar.近々、結婚を控えている。
Maddi desteği , Başbakanlık özel fonlarından alıyorlardı.資金は主に民間のスポンサーから調達している。
Kısa süre içerisinde evlilik kararı alıyorlar.他们打算在近日内登记结婚。
Bazı Kumanlar da düzenli orduda yer alıyorlardı.是一個大男人總是出現在軍隊。
Kupa Galipleri Kupası'nda ise ilk kez yer alıyorlardı.在墓地,他们也首次遇到了黄绢。
Askerleri de onu örnek alıyorlardı.병사들은 그를 따라 행군하였다.
20 kadar genç araştırmacı tarafından yardım alıyorlardı.הם נעזרו על יד כעשרים חוקרים צעירים.
Çocuklar, babası ve ikiz ablaları Merlin ve Nermin ile birlikte "İkizler" grubunda yer alıyorlar.Момчетата, заедно с баща си и близначките Мерлин и Нермин, участват в група „Икизлер“ (Групата на близнаците).
Tümü de boşlukta tüm ağırlıklarıyla yer alıyorlardı.Igrali su na svim slobodnim livadama u mjestu.
Askerleri de onu örnek alıyorlardı.Njegova pratnja je slijedila njegov primjer.
Kısa süre içerisinde evlilik kararı alıyorlar.Ubrzo uslijedi vjenčanje.
Bu filmlerin bazılarında "Kadın Kadındır"'ın oyuncuları rol alıyorlardı.Okrem iného ženské roly začínajú hrať herečky.
Kanton birlikleri sadece kendi liderlerinden emir alıyorlardı.Tevtonski red so upravljali komandanti.
Bu filmlerin bazılarında "Kadın Kadındır"'ın oyuncuları rol alıyorlardı.Vaidino seriale „Moterys meluoja geriau“.
Kanton birlikleri sadece kendi liderlerinden emir alıyorlardı.Kantsler vastutas ainult tema ees.
Günlük bir saatlik çalışma karşılığında da ücret alıyorlar.Otsustati ka, et tööpäevade asemel tasutakse rahas.
Tümü de boşlukta tüm ağırlıklarıyla yer alıyorlardı.Need paiknesid kõik laviiniohututes kohtades.
20 bardakta, 9 dolar alıyorlar.20잔을 팔면 9달러를 법니다
20 bardakta, 9 dolar alıyorlar.20 чаши, те ще направят $9.00.
20 bardakta, 9 dolar alıyorlar.20 كوب، سيجمعون $9.00
20 bardakta, 9 dolar alıyorlar.Når de sælger 20 glas, tjener de 9 kroner.
4. Sınıflar bunu anlayabiliyorlar -- 9 yaşında olmalarına rağmen -- Bunu ele alıyorlar, ve kullanıyorlar amaCopiii de-a 4-a înțeleg -- la 9 ani-- şi o folosesc pentru a înţelege cum să nu urmeze.
4. Sınıflar bunu anlayabiliyorlar -- 9 yaşında olmalarına rağmen -- Bunu ele alıyorlar, ve kullanıyorlar amaI bambini delle elementari -- nove anni -- lo capiscono e lo prendono e lo utilizzano per capire come fare
4. Sınıflar bunu anlayabiliyorlar -- 9 yaşında olmalarına rağmen -- Bunu ele alıyorlar, ve kullanıyorlar amaLos niños de 9 y 10 años lo entienden y lo usan para comprender
Acıtması, çünkü bu adamlar kendilerini gerçekten çok ciddiye alıyorlar.Denn diese Typen nehmen sich selbst viel zu ernst.
Acıtması, çünkü bu adamlar kendilerini gerçekten çok ciddiye alıyorlar.Deze gasten nemen zichzelf veel te serieus.
Acıtması, çünkü bu adamlar kendilerini gerçekten çok ciddiye alıyorlar.그들이 스스로를 너무 심각하게 생각하기 때문에, 그들에게 유머는 엄청난 상처가 됩니다.
Acıtması, çünkü bu adamlar kendilerini gerçekten çok ciddiye alıyorlar.Porque estes tipos levam-se demasiado a sério.
Acıtması, çünkü bu adamlar kendilerini gerçekten çok ciddiye alıyorlar.Puesto que estos chicos realmente se toman demasiado en serio.
Acıtması, çünkü bu adamlar kendilerini gerçekten çok ciddiye alıyorlar.Πονάει, γιατί αυτοί οι τύποι έχουν μεγάλη ιδέα για τον εαυτό τους.
Acıtması, çünkü bu adamlar kendilerini gerçekten çok ciddiye alıyorlar.כי החבר'ה האלה באמת לוקחים את עצמם יותר מדי ברצינות.
Acıtması, çünkü bu adamlar kendilerini gerçekten çok ciddiye alıyorlar.لأن هؤلاء الأشخاص يتعاملون مع أنفسهم بجدية أكثر من اللازم.
Acıtması, çünkü bu adamlar kendilerini gerçekten çok ciddiye alıyorlar.権力者はバカにされると傷付くのです
Adam büyük başarıyla organize ettiği 68 avukatlar artık sistematik şekilde dava alıyorlar.그리고 그것과 더불어, 그는 성공적으로 체계적으로 사례를 택하고 있던 68명의 변호인들을 조직했습니다
Adam büyük başarıyla organize ettiği 68 avukatlar artık sistematik şekilde dava alıyorlar.68人の弁護士をまとめあげ 裁判の体系化を進めています しかし鍵となるのは弁護士の育成
Adam büyük başarıyla organize ettiği 68 avukatlar artık sistematik şekilde dava alıyorlar.Daarmee organiseerde hij met succes 68 advocaten die systematisch de zaken aannemen.
Adam büyük başarıyla organize ettiği 68 avukatlar artık sistematik şekilde dava alıyorlar.Dan dengan itu, dia berhasil menyatukan 68 pengacara yang telah mengambil kasus-kasus secara sistematis.
Adam büyük başarıyla organize ettiği 68 avukatlar artık sistematik şekilde dava alıyorlar.Detto quello, egli ha organizzato con successo 68 avvocati che sistematicamente assistono gli imputati.
Adam büyük başarıyla organize ettiği 68 avukatlar artık sistematik şekilde dava alıyorlar.Et avec cela, il a réussi à organiser 68 avocats qui ont pris systématiquement les cas.
Adam büyük başarıyla organize ettiği 68 avukatlar artık sistematik şekilde dava alıyorlar.I tak szczęśliwie zorganizował 68 prawników, którzy systematycznie biorą sprawy.
Adam büyük başarıyla organize ettiği 68 avukatlar artık sistematik şekilde dava alıyorlar.Og med det organiserede han med succes 68 advokater, der systematisk har taget sagerne.
Adam büyük başarıyla organize ettiği 68 avukatlar artık sistematik şekilde dava alıyorlar.Şi cu aceasta a organizat cu succes 68 de avocaţi care iau cazuri sistematic.
Adam büyük başarıyla organize ettiği 68 avukatlar artık sistematik şekilde dava alıyorlar.Tako je uspešno organiziral 68 odvetnikov, ki zdaj sistematično sprejemajo primere.
Adam büyük başarıyla organize ettiği 68 avukatlar artık sistematik şekilde dava alıyorlar.Und dadurch gelang es ihm erfolgreich 68 Anwälte zu organisieren, die systematisch Fälle übernommen haben.
Adam büyük başarıyla organize ettiği 68 avukatlar artık sistematik şekilde dava alıyorlar.Và với điều đó, ông ta đã thành công tổ chức 68 luật sư tiếp nhận hồ sơ vụ việc một cách hệ thống.
Adam büyük başarıyla organize ettiği 68 avukatlar artık sistematik şekilde dava alıyorlar.Y dicho eso, organizó con éxito 68 abogados que sistemáticamente están llevando los casos.
Adam büyük başarıyla organize ettiği 68 avukatlar artık sistematik şekilde dava alıyorlar.И с това, той успешно организира 68 адвокати, които систематично се захващат с дела.
Adam büyük başarıyla organize ettiği 68 avukatlar artık sistematik şekilde dava alıyorlar.И с этим убеждением успешно организовал 68 юристов, которые систематически берутся за рассмотрение дел.
Adam büyük başarıyla organize ettiği 68 avukatlar artık sistematik şekilde dava alıyorlar.І разом з тим, він успішно згуртував 68 юристів, які систематично розглядали судові справи.
Adam büyük başarıyla organize ettiği 68 avukatlar artık sistematik şekilde dava alıyorlar.ועם זה, הוא אירגן בהצלחה 68 עורכי דין שלקחו בשיטתיות מקרים
Adam büyük başarıyla organize ettiği 68 avukatlar artık sistematik şekilde dava alıyorlar.ولذلك، نجح في تنظيم 68 محامي كانوا يأخذون القضايا بصورة مستديمة
Ağırdan mı alıyorlar?!Ci stanno andando piano!
Ağırdan mı alıyorlar?!De undlader med vilje at dræbe?
Ağırdan mı alıyorlar?!Eivätkö he taistele tosissaan?
Ağırdan mı alıyorlar?!Estão a facilitar?!
Ağırdan mı alıyorlar?!¿No se lo toman en serio?
Ağırdan mı alıyorlar?!Stosują taryfę ulgową?
Ağırdan mı alıyorlar?!Undviker de att döda?