alıyorlar ile cümle

alıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Menschen kaufen nicht was Sie tun, sondern warum Sie es tun.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Mensen kopen niet wat je doet; ze kopen waarom je het doet.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Não compram o que fazemos, mas a razão por que o fazemos.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Người ta không mua cái bạn làm, họ mua lý do mà bạn làm nó.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Niet wát je doet, maar waaróm je het doet.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Oamenii nu cumpără ceea ce faci; cumpără motivul pentru care faci.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Oamenii nu cumpără ceea ce faci; ei cumpără motivul.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Orang membeli mengapa Anda mengerjakannya, bukan apa yang Anda kerjakan.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Οι άνθρωποι δεν αγοράζουν αυτό που κάνεις, αγοράζουν το γιατί το κάνεις.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Люди не купують те, що ви робите, а те, чому ви це робите.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Люди не купують те, що ми робимо; вони купують те, чому ми це робимо.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Люди покупают не то, что ты делаешь; Люди покупают Зачем ты это делаешь.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Люди покупают не то, что ты делаешь; они покупают Зачем ты это делаешь.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Хората не купуват онова, което правиш; купуват причината да го правиш.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.Хората не купуват това, което правиш; купуват причината да го правиш.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.אנשים לא קונים את מה שאנחנו עושים, הם קונים את הסיבה שאנחנו עושים זאת.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.אנשים לא קונים את מה שאתם עושים, הם קונים את הסיבה שאתם עושים זאת.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.بل تشتري لماذا تقوم بما تقوم به.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.لا تشتري الناس ما تقوم به ، بل تشتري لماذا تقوم بما تقوم به.
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.だからこの場にいる人はだれもが
İnsanlar yaptıklarını satın almıyor; yapma nedenin için satın alıyorlar.自分が提供するものを必要とする人と
İnternet'imiz hakkındaki kararları alıyorlar.Ellos tomarán decisiones sobre nuestra Internet, sin que nosotros sepamos siquiera qué están discutiendo.
İnternet'imiz hakkındaki kararları alıyorlar.그들은 심지어 그들이 무엇을 얘기 하는지 알고 우리가 우리의 인터넷에 대 한 결정에 도착
İnternet'imiz hakkındaki kararları alıyorlar.הם מקבלים החלטות לגבי האינטרנט שלנו מבלי שאנו נדע על מה שהם דנים,
İnternet'imiz hakkındaki kararları alıyorlar.اتخاذ قرارات تتعلق بالإنترنت دون أن نعلم حتى ما يدور أثناء هذه النقاشات،
İnternet'imiz hakkındaki kararları alıyorlar.決定した後を教えてください。
İşlerinde çalışıp, yaptıkları karmaşık teknolojik işler için para alıyorlar.Die haben bereits Jobs! Die arbeiten bezahlt an technisch anspruchsvollen, komplizierten Tätigkeiten.
İşlerinde çalışıp, yaptıkları karmaşık teknolojik işler için para alıyorlar.En zij hebben werk? Ok? Ze hebben een baan!
İşlerinde çalışıp, yaptıkları karmaşık teknolojik işler için para alıyorlar.¡que tienen trabajos! ¿ok? ¡Tienen trabajos!
İşlerinde çalışıp, yaptıkları karmaşık teknolojik işler için para alıyorlar.Те си имат работа! Те работят срещу заплащане, извършвайки технологично комплексна и предизвикателна работа!
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.Cogen lo que quieren, me dejan el resto y yo lo vendo.
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.De får det de vill ha, de lämnar resten till mig och jag säljer det.
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum."Ele iau ce vor, iar restul mi-l lasă mie să-l vând."
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum."Eles têm o que querem, "deixam o resto para mim e eu vendo."
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.Elle me laissent le reste et je le vends. "
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum."Hanhet vievät mitä haluavat, ne jättävät lopun minulle ja minä myyn sen."
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.Jedzą tyle, ile chcą, resztę zostawiają i on to sprzedaje.
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum."거위들은 그들이 원하는 것을 가져가고 나머지는 저에게 남겨주죠. 그리고 전 그 남은 것 들을 팝니다."
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.Loro mangiano quello che vogliono, la parte che mi lasciano posso venderla.
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum."Megeszik, ami kell nekik, a többit meghagyják nekem, és én eladom."
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.Mereka dapat yang mereka mau, mereka menyisakan untuk saya dan saya menjualnya.
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum."Sie bekommen, was sie möchten, sie lassen mir den Rest und ich verkaufe es."
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.Vezmou si, co chtějí, zbytek nechají pro mě a já to prodám.
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum."Ze krijgen wat ze willen, en ze laten de rest voor mij over om te verkopen."
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum."Παίρνουν ό,τι θέλουν, αφήνουν τα υπόλοιπα για μένα κι εγώ τα πουλάω".
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.Вземат каквото искат, оставят останалото за мен и аз го продавам.
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.Они берут всё, что хотят, а остальное оставляют мне, и я это продаю.
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.הם לוקחים מה שהם רוצים, הם משאירים את השאר בשבילי ואני מוכר את זה.
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.فالأوز يحصل علي مايريد ويتركن البقية له ولعائلته
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.好きなものを食べさせ 残りを彼が売るのです 彼の最大の悩みのたねは
Kartondan yapılmış dev bir disketi alıyorlar.Acum ridică o dischetă floppy gigant din carton.
Kartondan yapılmış dev bir disketi alıyorlar.Están cargando un disco floppy gigante hecho de cartón.
Kartondan yapılmış dev bir disketi alıyorlar.Họ đang nhấc cái đĩa mềm khổng lồ làm từ bìa các tông.
Kartondan yapılmış dev bir disketi alıyorlar.Ils transportent une disquette géante faite en carton.
Kartondan yapılmış dev bir disketi alıyorlar.그들은 카드보드로 만든 거대한 플로피 디스크를 들어다가
Kartondan yapılmış dev bir disketi alıyorlar.Pobierają dane z ogromnej dyskietki wyciętej z kartonu.
Kartondan yapılmış dev bir disketi alıyorlar.Sie nehmen eine riesige Diskette aus Pappe.
Kartondan yapılmış dev bir disketi alıyorlar.Stanno raccogliendo un floppy disk gigante fatto di cartone.
Kartondan yapılmış dev bir disketi alıyorlar.Ze pakken een gigantische floppy van karton.
Kartondan yapılmış dev bir disketi alıyorlar.Они поднимают огромную дискету, сделанную из картона.

İlgili Sayfalar